• 16 Ocak 2017, Pazartesi 7:29
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

OSMANLI DEVLETİ

Osmanlılar; Türklüğün târihteki en medeni ve en cihangirleridir. En kü­çük bir beylikten, Türk târihinin en büyük ve en uzun ömürlü devletini ku­ranlardır. Devlete adını veren Osman Bey’in babası Ertuğrul Bey, onun da babası Gündüz Alp’tir. Daha önce de zikredildiği üzere; Türkler arasında her yönüyle temayüz etmiş, taltif ve takdir edilmiş ve boylar arasında müstesna bir yeri olan Oğuz Boyunun Kayı aşiretine mensupturlar.(1)

Kayı aşireti, kendine bağlı oymak mensupları ile Moğol baskısı yüzün­den yurtlarından ayrılmış, Azerbaycan ve Anadolu’nun birçok bölgesinde yıllarca dolaşıp göçebe bir hayat yaşadıktan sonra, Anadolu içlerine doğru gelirken Karacadağ önünde iki ordunun kıyasıya savaşmakta ve bir tarafın yenilmek üzere olduğunu görmüşler, savaşan taraf­ların kim olduğunu bile anlamadan “mürüvvet yenilen tarafa yardım etmektir, zayıfı korumaktır” gibi duygularla Moğol Or­dusuna yenilmek üzere olan Anadolu Selçuklu Devleti Sultanı l. Alâeddin Keykubat’a yardım ederler.(2)

Bu tavır Sultanın çok hoşuna gittiği için, devle­tin en uç noktası, Bizans ile sınır boyu olan Söğüt’ü bunlara kışlak, Domaniç Yaylasını da yazlak olarak verir.

Buraya birkaç yüz çadırla gelip yerleşen ve Alman Târihçi Hammer’in (1774-1856), değerlendirmesiyle(3) “evi omzunda 400 çadır halkından”, 324 senesi süper güç olmak kaydıyla, 624 sene dünyayı namla, şanla, şerefle, onurla idâre edecek bir Devleti Aliyye’nin temellerini atarlar. 

Târihçilerin çoğunluğu 1299 yılını Osmanlının kuruluşu kabul etseler de Halil inalcık ve Erhan afyoncu gibi araştırmacılar 1302 târihini esas alıyorlar.  Çünkü bu târihten önce Osman Bey diğer Türk beylerinden biri idi, ama bu târihte iznik’i, Osmanlı muhâsarasından kurtarmak maksadıyla, Bizans 2 bin kişilik bir orduyu Muzalon komutasında göndermiş, Osman Bey bunu Koyunhisar mevkiinde mağlup edince, popülaritesi artmış ve diğer beylerden öne çıkmış ve devlet olma özelliğini kazınmıştır.(4) Bu târihî gerçeği Nâmık Kemal şu mısraları ile dile getirir:

 

Biz ol nesl-i kerim-i dûde-i Osmanıyân'ız kim

Muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-i şehâdetten

Biz ol â'l-i himem erbâb-ı cidd-u ictihâd'ız kim

Cihângirâne bir devlet çıkardık bir aşîret'den

“Biz asil ve kerim olan Osmanlı soyundanız kim, ma­yamız şehit kanıyla yoğrulduğu için kıpkırmızıdır. Biz öyle yüksek himmet ve cihat erbâbı insan­ların neslindeniz ki, on­lar küçük bir aşiretten cihangirane bir devlet çıkarmış­lardır.”

Halil İnalcık Hocamız bu hususta; “Selçuklu-Bizans sınırındaki küçük bir beyliğin nasıl olup da dünyanın en büyük devletinden biri haline geldiği târihçileri hâlâ meşgul eden bir sorudur, bir sırdır.” der.(5) Târihçi Fernand Grenard’da (1866-1942): "Osmanlı imparatorluğunun kuruluşu, târihin büyük ve en şaşılacak mucizelerinden biridir" der.(6)

Bize göre mucizeleri sâdece peygamberler gösterebilir ama târihçinin mûcize olarak değerlendirdiği bu olayın, yani Osmanlının kuruluşunun teme­linde de takva, Kur’an sevgisi ve peygamber muhabbeti vardır.

“Büyük Osmanlı Târihi” yazarı Prof. Vahit Çabuk(1946): “Osmanlı Devleti dünya târihinin en büyük üç devletinden biridir. Eski Ça­ğın devleti Roma, Orta Çağın devleti Osmanlı, asrımızın devleti de ABD’dir” der.(7)

Dipnotlar:

1-Oğuzların Kınık boyundan Selçuklular, Kayı boyundan da Osmanlılar gelmiştir. Yavuz Bülent Bâkiler, “Sözün Doğrusu-1”, Türk Edebiyatı Vakfı Yay. 7. Baskı, İst. 2006, s. 22.

2-Ahmed Şimşirgil, “Kayı-1”, KTB Yayınları İst. 2013, s. 16.

3-Von Hammer, “Osmanlı Devleti Târihi”, Üçdal Neşriyat  İstan­bul 1966, c. 1, s. 61.

4-Mustafa Daş, “Bizans’ın Düşüşü”, Yeditepe Yay. İst. 2006, s. 187.

5-İbrahim Refik, “Târih Şuuruna Doğru 3”, Albatros Yay. 4. Bas. İst. 2001, s. 23.

6-Fernand Grenard, “Asya'nın Yükselişi ve Düşüşü”, M.E.B. Yay.1000 Temel Eser, Terceme Orhan Yüksel, İst. 1970. s. 39.

7-Târih ve Düşünce Dergisi, Nisan 2000, s. 8.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık