);*} ÖLÜM (2)
  • 12 Ocak 2016, Salı 8:49
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

ÖLÜM (2)

Ahireti düşünmeyen insanda âli (yüksek, ulvi) duygular aramak abesle iştigal olur. Dünyanın fani, âhiretin bakî ve hak olduğuna inanmayan veya umursamayan kişiden her türlü kö­tülük beklenebilir. Hiçbir şeyine güvenil­mez. Kendi yumurtasını pişirebilmek için dünyayı ateşe vermekte tereddüt etmez. Ama zarar eden, iflâs eden, pişman ve iki dünyada rezil olan yine bu insanlar olur. Bu gerçekleri dile getiren beyit ve sözlerden bazı­ları:

 

Niceleri geldi, neler istediler;

Sonunda dünyayı bırakıp gittiler

Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?

O gidenler de hep senin gibiydiler.       

                                                    Ömer Hayyam

Dehrin ne safa var acaba sîm ü zerinde

İnsan bırakır hepsini hîn-i seferinde

                                                    Ziya Paşa

 

Sim: Gümüş, Zer: Altın, bunlar geçmişin en kıymetli me­talarıdır. Şair; “dünyada bu altın, gümüşe ve benzerlerine aşırı muhabbet nedendir, ölüm yolculuğunda nasıl olsa hepsini kişi burada bırakır gider” diyor.

Ey gönül şu cihandan geçti sayısız beşer

Kimi güldü eğlendi kimi çekti gam keder

Ölümü tefekküret unutup kalma sakın

Emanettir bu ömür sayılı gün tez geçer

                                               Veysel Öksüz

“Ey kerem sahibi kişiler. Malumunuz olsun ki bu dünya bir ağaç gibidir. Bizde onun üstünde tamamıyla olmamış meyveler gibiyiz. Ham meyvenin ağa­cın dallarına sıkıca tutunduğu gibi dünyaya tutunuyoruz ama olunca düşece­ğiz.”(8995) Hz. Mev­lânâ

 

“Tatlılık yani refah içinde yaşayan kişinin ölümü zor olur. Çünkü alışıl­mış şeylerden ayrılması güç olur. Nefsinin her arzu­sunu yerine getiren canını zor verir.” (2306) Hz. Mevlânâ

 

“İnsanlar ölmez, insanlar unutulunca ölürler.” Çin Atasözü

 

“Ölür ölmez unutulmak istemiyorsanız, ya okumaya değer eserler yazın, ya da yazılmaya değer işler yapın.”  Benjamin Franklin

 

“Her kalbin çarpıntısı, kendi ecelinin ayak sesidir.” Beyazid-i Bestami

 

Sanma ki saat çalar, bil başına tokmak vurur

Mevte bir saat dahi yaklaştın ey gafil deyu  

Ziya Paşa

 

 “Uykuyu hafi ölüm, ölümü de ağır uyku bil.”   M. İkbal

 

 “Doğuma sevinilirde ölüme niçin sevinilmez. O da yeni bir doğuş değil midir?”   Zef Clement

 

" Bâki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş "

Esas güzel olan, hoş olan, bâkı olan ahirettir. Ölüm ise bizi o güzelliklere ulaştıran bir köprüdür. Bunun için Hz. Mevlânâ ölüm gününe “Şeb-i Arus”, yani gerdek gecesi, sevgiliye ka­vuşma gecesi demiştir.

Biz dünyadan gider olduk

Kalanlara selam olsun

Bizim için hayır dua

Kılanlara selam olsun

 

Ecel büke belimizi

Söyletmeye dilimizi

Hasta iken halimizi

Soranlara  selam olsun

 

Derviş Yunus söyler sözü

Yaş dolmuştur iki gözü

Bilmeyenler bilsin bizi

Bilenlere selam olsun.    

                                 Yunus

 

Hoca vaazını dinleyen cemaate; “Cemaat-ı müslimin, cen­nete gitmek is­ter misiniz?” diye sorunca hep bir ağızdan; “el­bette isteriz” demişler. Hoca; “ölmeden önce cennete girilmeye­ceğini göre, haydin ölelim” deyince kimseden ses çıkmamış.

 

Ayık gezmeyen, çalışmayan, çoluk çocuğuna hiç faydası olmayan, gece yarısı nara ata ata kapılara dayanıp milleti rahat­sız eden yani her türlü kötü­lüğü icra eden birisi ölmüş, nama­zını kılmışlar, imam’ın “mevtayı nasıl bilir­siniz?” sorusuna herkes; “iyi biliriz Allah gani gani rahmet eylesin” diye cevap verdiklerini görünce Bektaşi: “Demek ki, bu millete kötülük yapan ya­rar. Hadi bizi neyse de, Allahı da kandırıyorlar” de­miş. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık