• 09 Ekim 2016, Pazar 11:49
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

MUSKA
Bir avcı, şair İşkodralı Hamdi'ye biraz balık getirip tazısı­nın iyi av yaka­laması için muska yazıvermesini ister. O da şunu yazar:

Tama ettim semeğe

Muska yazdım köpeğe

Ya tavşanları tutsun,

Ya dayansın köteğe

Dinimizde yeri, yurdu olmamakla beraber, onu iyi anlayıp hazmedeme­yen Müslümanlar, bu hususta da birçok bid’at ve hurafeye saplanmışlardır. Peygamber Efendimiz; “men allega, fekad eşrake”, “Kim Allah’tan bekleye­ceği şeyleri, astığı muska vb. şeylerden bekleyerek bir şeyler takar veya asarsa şirk koşmuş olur” buyurmuştur. Ama buna rağmen, benim ço­cukluğumda bile, küçüklerin elbisesinde, muskalar, nazar bon­cukları, iğde çekirdekleri, küçük kaplumbağa kabukları gibi birçok şeyler asılırdı. Askere gidenlere veya düş­manı olanlara “kurşun geçirmez” muskaları, hayvanlar bölünüp kaybolsa “kurt ağzı bağlama” muskaları yazdırılırdı. Yani eskiden bu iş çok revaçta idi.

Nakkaş Nigarî, pazusuna muska takan birini görünce şunu söyler:

Muska güya koluna kâr edecek

Elli yıldır taşır eşek oğlu eşek

Osmanlıda hattatlığın piri kabul edilen meşhur Şeyh Ham­dullah’ın kabi­liyeti de böyle bir muska olayında ortaya çıkmış­tır. Şehzade Bayezid Amasya’da vali iken, bir köpeğe yazdığı muskada Hamdullah’ın yazısının çok güzel, fevkalade oldu­ğunu görmüş, aratmış, buldurmuş, padişah olup İstan­bul’a ge­lince onu da getirmiş, böylece bir dâhiyi keşfedip İslâm dünya­sına kazandırmış ve çok güzel eserlerin yazılmasına sebep ol­muştur.([1])

Hoca değil de, hoca geçinen bazı istismarcılar halkın bu duygularını sö­mürmüş, geçim kaynağı yapmış ve haksız kazanç elde etmiştir. Fakat bu du­rum sadece bizim memleketimize mahsus bir durum da değil, dünyanın her tarafından, hatta me­deni dediğimiz Avrupa’da bile buna benzer ne hurafeler cari olmuştur.([2])

Yeni doğum yapan ama çocuğu hiç durmayıp ağlayan bi­risi, böyle sahte­kâr muskacılardan birine varmış ve “her halde sütüm yok çocuğum devamlı ağlıyor, bir muska yapıver” demiş ve ücretini verip muskayı almış, kısa bir müddet sonra çocuk ağlamayı kesince, hayret etmişler ve acaba içine ne yazdı da böyle anında tesir etti diye açıp okumuşlar, yazılan şey şu:

Sütle dolsun anasının biciği

Ağlamasın ne yaptığımın çocuğu

Eski dönemlerde rütbeli ama cahil birisi, terfi alabilmek için cincilere üfürükçülere muska yazdırmış ve akabinde terfi etmiş. Kendi kendine ne kadar etkili ve tesirli bir muska imiş diye hayret etmiş ve açıp ne yazıldığına bakmış.  “Dünyada dört ayaklı hiçbir hayvan yaratılmamıştır ki, Allah rızkını vermemiş olsun!” mealindeki ayetin yazılı olduğunu görmüş(!).([3])

Kuzey Afrika’da yaşlılar, Osmanlıdan kalma paraları muska gibi taşıyor­lar. . Arnavutlukta yemin ederken sözündeki inandırıcılığı vurgulamak için “Yalan söylüyorsam Türk olma­yayım” demektedirler.([4])  

 

[1]- İskender Pala, “Kırklar Meclisi”, Kapı Yay. İst. 2004, s. 41.

[2]- Mustafa Armağan, “Osmanlı İnsanlığın Son Adası”, DA yayınları, İst.2002, s. 158,229

         Ruhuna şeytan girmiş diye yakılan kişilerin kalbine bir de kazık çakılır öyle defnedilirdi. 

[3]- A. Ragıp Akyavaş, “Asitane-ll”, TDV Yay. Ankara 2000, c. 2, s. 108.

[4]- İbrahim Refik, “Ulu Çınarın Gölgesinde”, Albatros Yay. İst. 2004, s.176. 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık