• 05 Ağustos 2019, Pazartesi 9:29
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

HIRİSTİYAN DİN ADAMLARININ HIRİSTİYANLIKTA YAPTIKLARI DEĞİŞİKLİKLERDEN BAZILARI (2)

“O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Se­nin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.(1) Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim.(2)

 Hani iz­nimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyor­dun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrail oğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, ‘Bu,  ancak açık bir büyüdür’ demişlerdi.”(3)

Diğerlerini bir kenara bırakalım. Hıristiyanlıktaki teslis (Ekanim-i selase) inancını hakkıyla açıklayabilen beri gel­sin. Baba, oğul ve Rûhül Kudüs. Amazon yerlile­rinin mantı­ğını bile zorlayacak bir inanç sistemi.  Üç tane ilah, üç tane tanrı!..

Hıristiyanlık, çok tanrıcı bu Yunan ve Mısır dinlerinin yay­gın olduğu bölgelerde yani Romalıların içinde yayıl­mıştır. Bu inanç sistemlerinin etkisinde kalmış ve Ekanim-i Selâse (üçlü sistem) yani baba, oğul, ruhül kuds gibi gü­lünç fikirleri, teslis akidesini benimsemiştir. Kutsal kitap hususunda da vahdeti yaka­layamamış ve Hıristiyanlar ara­sında yazılıp yayılan bin­lerce İncili, İznik’te toplanan Konsül, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna olmak üzere ancak dörde indi­rebilmiştir.

20. Yüzyılın meşhur Müslüman gezgini Abdürreşid İbra­him bir Hıristiyan’la münakaşa yapar ve ona şöyle sorular sorar: “Biz Allah birdir deriz, siz üçtür ama yine de birdir, birbirinden ayrılmazlar diyorsunuz. Allah nasıl üç olabilir, üç ise nasıl bir olabilir. Bunun izahı mümkün mü? Yahudiler İsa’yı katlettilerse üçten biri gitti mi? İki mi kaldı? Allah her şeye kadir diyorsu­nuz, o halde biricik oğlunun işkence ile katledilmesine niye mü­saade etti? Üç birbirinden ayrılmaz diyorsunuz o halde üçü birden mi katledildi? Öyle ise bunları kim diriltti. Dirilmedi­lerse o günden bu tarafa dünya (hâşâ) Allahsız mı? O halde bu âlemi kim idare ediyor?” Gibi sorularla onu susturuyor.(4)

2-Oruç:

Orucun semavî dinlerin hepsinde olduğunu şu ayette Cenâb-ı Allah haber veriyor: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kı­lındığı gibi, size de farz kılındı.”(5)

Hıristiyanlıkta da oruç vardır. Ama onlar sayısı, zamanı ve tutma şekli ile ilgili birçok değişiklikler yapmışlardır. Aziz ve azizeler Hıristiyanlığı Romalılara kabul ettirip, inanan insanların üzerindeki şiddet ve baskıyı bir an önce kaldırtabilmek için, onlara bu dini benimsetebilmek için, nefislere zor gelen ibadet türlerini ya kaldırmışlar, yada sulandırarak kolay hale getirmiş­lerdir. Senelik 40 güne varan oruçlarını da, nefislerine zor gel­diği için perhize, yani oruçlu oldukları(!) günde bazı hayvansal şeyleri yememe gibi bir uygulama şekline dönüştürmüşlerdir. Hz. İsa’nın 40 gün oruç tuttuğu rivayetleri vardır.(6)

Dr. Morton Scott Enslin şöyle der: “İsevîlik Yahudilerin yaşadıkları yer olan Filistin’den, putperest mil­letlerin memle­ketlerine yayıldı. Bu yayılma birçok de­ğişmelere se­bep oldu. İseviler, Musa Aleyhisselâmın şeriatından uzak­laştılar. Hz. İsa’nın tebliğ ettiği din bilgilerini, putperestle­rin kabul edebi­lecekleri hale ge­tirdiler. Böylece tutarsız, akıl ve mantığın kabul ede­meyeceği bir din meydana geldi.”(7)

3-Tesettür:

Hıristiyanlıkta da tesettür, yani kadınların el, yüz ve ayak­ları dışında kalan yerlerini örtme anlayışı ve inancı vardır.(8) 100-150 sene öncesini konu alan, kitaplara, romanlara, filmlere, dizilere bakalım Hıristiyan kadınların başlarının örtülü olduğunu görürüz. Bugün bile dizilerde Rahibe rolü canlandıran kadınları başı açık veya mini etekli görmek mümkün değildir.(9) Hz. İsa doğumunun 2000’inci yılı münasebetiyle İstanbul'da toplan­tıya gelen rahibelerin hepsi tesettürlü idi...(10)

Dipnotlar:

1-Hz. İsa’nın beşikte iken konuşması ile ilgili olarak ayrıca bakınız: Âl-i

      İmrân sûresi, âyet, 46; Meryem sûresi, âyet, 29-33.

2-“Kitap” yazı veya bütün ilâhî kitaplar, “hikmet” kitaplardaki ilim, din

      ve dünya için ihtiyaç duyulan şey demektir.

3-Maide Sûresi, 110.

4-Abdürreşîd İbrâhîm, “Alem-i İslâm-2” İşaret Yay. İst. 2003, s. 378.

5-Bakara Sûresi, 183.    

6-Harputlu İshak Efendi, a. g. e. s. 143.

7-Harputlu İshak Efendi, a. g. e. s. 162. 

8-Milliyet Gazetesi, 30. 08. 2000.

9-Tesettürle ilgili tarihi bilgiler. . . İsmail Hâmi Dânişmend, “Türk Irkı 

Niçin Müslüman Oldu”, Milli Ülkü Yay. Konya 1978, s. 100.

10-Milliyet Gazetesi, 30. 08. 2000.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık