• 24 Temmuz 2019, Çarşamba 8:45
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

Gönül Temizliği (2)

İslâm Hıfzıssıhha yani koruyucu hekimlik dinidir. Hasta­lık bedene girdikten sonra çıkarmak, tedavi etmek çok zor hatta bazen imkânsızdır. Fakat gerekli tedbirleri almak sure­tiyle ondan korunmak hem daha kolay, hem de çok daha eko­nomiktir. İslâm’ın tuttuğu yol ve yöntem budur. AİDS vb. birçok hastalığın tedavisi imkânsızdır. Başkalarına bulaşma­sını önlemekte nerdeyse mümkün değildir. Ama İslâm zinayı, fuhşu, gayrimeşru hayatı, içki ve uyuşturucu kullanımını ya­saklamak suretiyle bunun en kolay bulaşma yollarını kapamış oluyor. Allah Resûlünün şu hadisi de ne kadar çarpıcı:  “Al­lah katında kuvvetli ve sağlam vücutlu bir Müslüman, hasta ve sakat bir Müslüman’dan daha hayırlıdır.”(1)

Abdest ve Teyemmüm:

İslâm’da bazı ibadetlerin abdestli yapılması gerekmekte­dir. Namaz, cenaze namazı, Kâbe’yi tavaf, tilavet ve şükür secdesi,  Kuran’a dokunarak okuma bunlardan bazılarıdır.

Huzuruna durup namaz kılmak isteyen veya yukarıda sa­yılan ibadetleri yapmak isteyen Müminlerden Cenaba-ı Allah, abdest almalarını yani dış dünya ile temas eden azalarını ter temiz yıkamalarını emretmiştir:

“Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzle­rinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın…”(2)

Bu ayete göre abdestin farzları dörttür:

1-Yüzü yıkamak.

2-Kolları dirseklerle birlikte yıkamak.

3-Başı mesh etmek (ıslak elle sıvazlamak).

4-Ayakları topuklarla birlikte yıkamak.

Abdestin başlıca sünnetleri:

Abdest almaya niyet etmek, besmele ile başlamak, elleri bileklerle birlikte üç defa yıkamak, ağız ve buruna üçer defa su çekip güzelce temizlemek, misvak veya günümüzde diş fırçası kullanmak, el parmaklarının aralarını ovuşturmak, boynu mesh etmek, bütün uzuvları en az üç defa ovuşturarak yıkamak.(3)

Abdestin Âdâbı (edepleri)

Farz, vacip ve sünnet olmamakla, yani yapılmasında mec­buriyet olmamakla beraber, yapılması güzel olan, ulema tara­fından yapılması tavsiye edilen hususlara denir. Bunlarında başlıcaları şunlardır:

Abdest alırken mümkünse kıbleye dönmek, abdest sularını kendimizin ve başkalarının üstüne sıçratmamak, abdest alır­ken boş şeyler konuşmayıp, dualarını veya bildiğimiz duaları okumak, suyu israf etmemek, bitince kelime-i şahadet getir­mek, başkalarını rahatsız edici tavırlardan kaçınmak…

Abdesti bozan şeyler

1-Abdestli kişinin bedeninden idrar, dışkı, kan, meni, mezi, irin, yaradan çok miktarda sarı su gibi maddelerin çık­ması.

2-Abdestli kişinin yellemesi.

3-Ağız dolusu kusması. 

4-Bayılması, delirmesi, sarhoş olması, uyuması gibi du­rumlar.

5-Namazda iken yakınındaki kişinin duyacağı kadar gül­mesi.

6-Cinsi münasebette bulunması veya bakmak, duymak, dokunmak suretiyle tahrik olup cinsel organından sıvının gelmesi.

7-Teyemmüm etmiş kişinin suya kavuşması, mest giyen kişinin mest müddetinin dolması. Bu müddet normal zaman­larda 24 saat, seferde (yolculuk esnasında) üç gün yani 72 saattir.(4)

İslâm’ın temizlik üzerindeki hassasiyetine ve hudut tanı­mazlığına bir misal de; abdestli yapılabilecek olan bu ibadet­lerin, eğer zaman, zemin, şartlar müsait olur da gusül edilerek yapılırsa(5) daha iyi olacağını, daha fazla sevap kazanılaca­ğını, abdesti olduğu halde, yeniden abdest alıp tazeleyerek ibadet etmenin “nur üstüne nur olacağını” bildirmesidir.

Temizliğin “T”sinin bilinmediği ve Haçlı âleminin cirk ve cife içinde yüzdükleri, pislik deryasında sörf yaptıkları bir dönemde İslâm Peygamberi, dış dünya ile direk temasta yani is, pas, kir ve mikroplarla karşı karşıya olan uzuvların ab­destle günde beş defa yıkanmasını kâfi görmemiş ki, Te­mizlik imandandır, temiz­lik imanın yarısıdır.”(6) buyurarak abdestlere ilâveten, yemek yemeden önce, yemek yedikten sonra ve tuvaletten sonra ellerin yıkanmasını,(7) emretmiştir.

Allah’ın huzuruna maddi ve manevi kirlerden arınmadan durulup ibadet edilemeyeceği gibi,(8) Allah Kelamı olan kut­sal kitabımız Kur’an-ı Kerime’de yine temiz olmadan doku­nulamayacağını Rabbimiz emretmiş; “Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.”(9) buyurmuştur.

Dipnotlar:

1-El Fethül Kebir, c. 3, s. 250.

2-Mâide Sûresi, 6.  

3-Abdestin âdâbı, müstehapları, mendupları gibi daha birçok detayları ve

incelikleri vardır. Kitabımız bir ilmihal kitabı olmadığı için fazla teferruata girmiyoruz. Arzu edenler “İslâm İlmihali” isimli kitaplara müracaat edebilirler.

4-Abdesti bozan şeylerin şekli, miktarı, müddeti gibi teferruat bilgiler yine

ilmihal kitaplarından öğrenilebilir.

5-Mâide Sûresi, 6.  

6-İbrahim Canan, a. g. e, c. 10, s. 29.

7-İbrahim Canan, a. g. e, c. 17, s. 426.  

8-Buhârî, Vudû 2, İbni Mâce, Taharet 47.

9-Vâkı’a Sûresi, 79; Branşı Kur’an ve Tefsir olan yani gece gündüz devamlı Allah’ın ayetleri ile meşgul olan kişilerin her zaman abdestli bulunmaları zor olacağı için bu durumdaki kişilerin istisna olduğuna dair fetvalar vardır. Mah­mut Erol Kılıç, “Evvele Yolculuk”, Sufi Yay. İst. 2000, s. 105.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık