);*} ÇANAKKALE ZAFERİ
  • 18 Mart 2015, Çarşamba 8:30
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

ÇANAKKALE ZAFERİ
18 Mart l915 de,  bize dost görünen ve hâlâ bazı gafiller tarafından dos¬tumuz oldukları zannedilen,  hakikatte hiçbir zaman bizim dostumuz olmayan,  refah ve medeniyetlerini başka milletlerin kanı, canı ve göz¬yaş¬ları üzerine kuran barbar Avrupalıların,  bizi de köle yapıp sömürmek için,  aziz vatanı¬mıza çullandıkları,  fakat şanlı ecdadımızdan gereken cevabı aldıkları bir gün¬dür.      Çanakkale savaşı; Vaktiyle üç kıtada at koşturmuş,  yedi denizde yel¬ken açmış,  dünyanın üçte birine hakim olmuş büyük bir imparatorlu¬ğun; "her kemalin bir zevali vardır" atasözünde olduğu gibi,  zevale doğru gitmeye başlayıp zayıflayınca,  fırsat düşkünü müstevlilere karşı ecdadı¬mızın ölüm-kalım mücadelesidir.    Çanakkale zaferi; İmanın küfre,  mananın maddeye, tevhidin tek¬niğe,  haklının haksıza galip geldiği bir zaferdir.  Çanakkale zaferi;  Enbiya yurdu bu toprak,  şüheda burcu bu yer   Bir yıkık türbesinin üstüne Mevla titrer denilen aziz vatanını,  düşman çizmeleri ile çiğnetmemek,  ırz,  namus ve şerefini rencide ettirme¬mek, minarelerden ezan sesini, mihraplardan Kur'an sesini susturmamak isteyenlerin,  kemikleriyle tepeler,  kanlarıyla ırmaklar, yaptıklarıyla efsaneler meydana getirerek kazandıkları bir zafer¬dir.    Çanakkale zaferi; "Biz koyuna Allah'a kurban olsun diye,  geline ko¬ca¬sına kurban olsun diye,  askere gidene vatanına kurban olsun diye kına yaka¬rız" diyen ve sadece Çanakkale’de yüz binlerce kurban veren Müslü¬man Türk milletinin zaferidir.    Çanakkale zaferi;  Manaya değil maddeye,  tevhide değil tekniğe,  imana değil imkânlara güve¬nen kâfirlerin,  kendilerine nazaran ellerinde hiç¬bir şeyleri olmayan,  fakat göğüslerinde iman ve ihlâsla çelikleşen bir kalp taşıyan Akif merhumun dediği gibi:  Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar  Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var Diyerek bir avuç iman ihlâs abidesinin önünde dize gelip "ÇA¬NAK¬KALE GEÇİLMEZ" hükmünü vererek defolup gittiği bir zaferdir.   Bunun yakın tarihimizde en güzel misali; Rus kuvvet ve tekniği kar¬şı¬sında,  ellerinde hiçbir imkân olmadığı halde,  sırf imanlarının verdiği azim ve güçle senelerce mücadelelerini sürdüren Çeçen müca¬hitlerdir.   Değerli okur¬lar.  Ruhu şad olsun Mehmet Akif bir beytinde;  Ecdadımızın heybeti marufu cihandır  Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır diyor. Avrupalı şunu unutmamalı ki,  elindeki bütün imkânları kullanarak,  her ne kadar gayret sarf ederse etsin,  şekilde bazı başarılar göstermesine ve içimizden birkaç çürük çıkmasına rağmen, bu milleti, Allah ve Resû¬lünden koparamayacağını, fıtrat ve mayasını değiştiremeyeceğini,  şeref ve   hay¬siye¬tinden taviz verdiremeyeceğini,  asalet ve salâbetini zayıflata¬mayaca¬ğını, vatan ve namusu için ölmekten alıkoyamayacağını,  velhâsıl yine Şai¬rin de-diği gibi,  fıtrat ve mayasını değiştireme¬yeceğini Kore ve Kıbrıs sa¬vaşları göstermiştir.    Pırıl pırıl bir bahar gününde,  hayatının baharında hayata veda eden¬ler. Allah’ı,  vatanı ve namusu için canını feda,  kanını sebil edenler.  "VE CAHİDU" emrine ittibâen ölüme düğüne gider gibi gidenler.  Bir Hilâl uğ¬runa canlar verip şahadet şerbetini içenler.  Vatandan değil de,  anadan,  yar¬dan ve serden geçenler. Allah’ın yardımı,  Barbaros’un leventlerinin de ruhani iştirakiyle,  haçlı sürülerine boğazı mezar edenler.   Şehitlik üstün makam,  ona paha biçilmez Kalpte iman oldukça Çanakkale geçilmez Destanını yazdıran şanlı şehitler,  kahraman ecdadımız.  Allahın selâmı sizle¬rin üzerine, sizin him¬met ve şefaatiniz de bizlerin üzerine olsun. Sizi minnet ve şükranla anıyoruz.       

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık