• 13 Kasım 2017, Pazartesi 7:26
Abdullah ERGUN

Abdullah ERGUN

AK’ılsız BAŞ’ların cezası…

Hiçbir konuda insan olmayı, vatandaş olmayı beceremeyen Konya ahalisi trafik konusunda da sınıfta kalmaya devam ediyor. Konya halkı tarihi süreç içerisinde milletsiz devlet anlayışının en koyu kurbanı olmayı seçmiş veya böyle bir sonuca sürüklenmiş. Çanakkale’de vatan için ölünecekse Konyalı ölür. Yemen’de, Trablusgarp’ta, Balkanlarda, istiklal harbinde, Sakarya’da ve Kıbrıs’ta şahadet ilanı verilmiş ise en çok şehit Konya’dan olmalıdır. Aksi düşünülemez bile. Bu haslet iyi olmasına iyi de böyle fedakar ve cefakar bir ahali neden layık olduğu kent hizmetlerini bile alamaz diye düşünmeden edemiyor insan. Bütçeden hak ettiği payı alamamak, yatırımlarda ve teşviklerde daima kendi imkanlarına mahkum edilmek ve her daim geri planda tutulmak şöyle dursun, yerel hizmetlerde bile üçüncü sınıf muamele görmeyi bu şehrin bir evladı olarak kabullenmek çok zor.

Yerel yönetimler merkezi idareden şehir adına hizmet ve yatırım koparmayı bırakın, kendi yapmaları gereken hizmetlerde bile çağın ve ihtiyaçların gerisinde kalıyorsa sevgili ahalimizin bu duruma bir son vermesi gerekmez mi?  Her şehirde olduğu gibi şehrimizde de odalar, borsalar, vakıf ve dernekler, siyasi partiler ve bilumum sivil toplum teşekkülü yok mu? Bu örgütlerin yöneticileri sabah 07:00 ile 10:00 arasında ve akşam 18:00 – 21:00 saatleri arasında şehrin cadde sokaklarında özel veya toplu araçlarla seyir yapmazlar mı? Ya da gariban ve vatandaşlık ödevlerini bir türlü kavrayamayan “cahil” ahalimiz de cadde ve sokaklarda zikrettiğim saatlerde dolaşmıyorsa ben trafik çilesi üzerine bu yazıyı kaleme alarak psikolojik bir travmanın, ruhi bir çöküşün ileri evrelerini mi yaşıyorum? 

Evet sabah ve akşam saatlerinde dayanılmaz boyutlara gelen trafik çilesini kimse benimle aynı düşünceye sahip olmasa da yazıyorum ve yazmaya devam edeceğim. İşgal edilen koltuklardan ses gelip de çözüm yolları uygulanan kadar da en ağır ifadelerle yazacağım.

Çıkalım sabah saatlerinde Meram TOKİ konutlarından. Şehre ulaşmanın tek bir yolu var. O yola çıkabildikten sonra sayısız trafik lambası ile donatılmış Antalya çevre yolu gibi müthiş bir alternatifiniz var. TEDES’ler bile o saatlerde ceza yazamıyor zira trafik ilerlemiyor. Şayet çevre yolu uzun ben şehre doğrudan ulaşmak istiyorum derseniz pişmanlığınız haftalarca sürecektir. Hiç tavsiye etmem.

Şehrin diğer TOKİ konutları olan Beyhekim konutlarında yaşıyorsanız hayat sizin için çileden ibaret olmuştur bile. Otogar kavşağı ve MEDAŞ kavşağı çilenin İstanbul modelini dahi mumla aratır.

Meram Tıp fakültesi civarında oturmaya devam eden vatandaşlarımıza fakültenin psikiyatri servisi hizmet veremez duruma düşmüş.

Aydoğdu’dan merkeze tren yoluna paralel yan yolu kullanan ahalimiz tren seyretmeye bayılıyormuş. Yakıt treni, Yük treni, mavi tren, Yüksek Hızlı Tren… Hepsinin hareket saatlerini topuca ezberledik.

Sanayi giriş çıkışlarını yazmaya gerek duymuyorum, zira yıllardır kangren hastalığına meydan okur cinste.

Adana Çevre yolundan İstanbul yoluna çıkmak isteyen sayın ahalimiz ve şehrimize uğramak zorunda kalan seyahat erbabı lütfen küfür ederken otolarının camını kapatsın. Ankara yolundan gelenlerle birlikte sesler duyulduğunda küfürlerin yönü yanlış anlaşılabilir.

Galericiler kavşağından Büsan sanayi sitesine kadar oluşan kuyrukta ne hikayeler vardır siz düşünün.

Eski garaj ve eski İstanbul yolu ile Mevlana bölgesine o saatlerde uzun zamandır gitmediğim için o bölgeyi gidenlerin fantezisine bırakıyorum. Nalçacıyı, Kule emniyet kavşağını, beşyolu, tramvaya kurban edilen Alaaddin Mevlana hattını, Adalhan ve maliye önünü (büyükşehiri anmıyorum), iş merkezleri civarını, aydınlık evleri, meram yeniyolu, yakayı, eski yolu, fetih caddesini , Ahmet özcanı, Belh kavşağını ise hiç zikretmiyorum.

Sakın yanlış anlaşılmasın. Ben yüksek oylar almak suretiyle seçilerek iş başına gelmiş idarecileri suçlamıyorum. Ben zeka özürlü yerine konulmayı kendine zul addetmeyen biçare ahalimize suç buluyorum. Mesela araba alırken belediyeyi aradınız mı? Alo beyaz masa mı? Falanca mahllede oturuyorum, iş yerim filanca mevkide . bir araç almak istiyorum durum müsait mi? Tarzında soru sormayı akıl edemeyen ya da şehrin yollarının ne kadar taşıtı kaldırabileceğini hesap edemeyen zavallı halkımızdan bahsediyorum. Stadyumun yerinin yanlış hesaplandığı için trafik çilesinden bahseden cahil ahalimizden bahsediyorum. Siz dinamik, statik ve şehir planlamadan  ne kadar anlayabilirsiniz ki? Hangi saatte nerede olacağını bilemeyip trafik kaosuna sebep olan araba meraklısı görmemiş halk kitlelerinden bahsediyorum. Temel ile Fadimenin “uyarıyorum” fıkrasını anlayamayıp idarecilere gelecekte doğacak araç sayısını ihbar etmeyen yığınlardan bahsediyorum. Her trafik çilesinde idarecileri istifaya çağırıp evine veya işyerine ulaşınca unutan arkadaşlardan bahsediyorum. Yerel yöneticilerin koltuklarına veda etmesi ille de metal yorgunluk, mental yorgunluk, FETÖ gibi sebeplere dayanmamalıdır. Çözüm üretemeyen arkadaşların da sessizce veya basın toplantısı eşliğinde millete ait o koltukları terk etmesi gerekir. Belki Suriye’den gelen mülteciler içerisinde o işi yapacak yetenekte insanlar vardır. Hemen onlara devir yapılabilir. Suriyeliler için yapılan hastane geçidini hala unutmadık.

Trafik çilesi ile ilgili yazılan ve çizilenlerin en büyük muhatabı aslında kalp krizi geçirme riski olan yaşlılarımız, engellilerimiz ve kaza geçiren edepsiz vatandaşlarımızdır. Yahu siz siz olun sabah saatlerinde ve akşam saatlerinde hastalanmayın. Kalp krizi geçirmeyin, 112 hızır acili hiç aramayın. Kronik hastalığınız varsa İsviçre’deki senatoryum cinsinden hastanelere gidin. Paramız yok demeyin; o zaman bu kadar aracın trafikte ne işi var derler…

Si siz olun trafik çilesinden rahatsızlık duyuyorsanız bu şehirde yaşamayın. Ya sevin ya da terk edin!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık