BAYRAĞI TAŞIYORUM

Bu sezon Basketbol 1. Ligi’nde ilk senesi olmasına rağmen müthiş işlere imza atan Selçuklu Belediyespor’da genç ve başarılı antrenör Serkan Erdoğan ile bir araya gelip sezon değerlendirmesini yaptık

BAYRAĞI TAŞIYORUM

Mavi-beyazlıların ligdeki başarısı play-off’la sonuçlanırken, artık gözler bugünkü Bandırma Kırmızı maçına çevrildi. Başantrenör Serkan Erdoğan ile 34 haftalık lig maratonunu, gelecek hedefleri, play-off sürecini ve az da olsa geçmiş dönemi konuşma fırsatı bulduk. Koç Serkan Erdoğan’ın oyunculuk döneminde olduğu gibi antrenörlük kariyerinde de hedefleri büyük: Benim en büyük hedefim Euroleague takımı çalıştırmak…

Röportaj: Seda ERCİŞ

 

Hocam öncelikle tebrik ediyorum. Ligi 23 galibiyetle 4. sırada tamamladınız. Böyle bir sonuç bekliyor muydunuz?

Bu sezonun zor olacağı başından belliydi. Hem bizim için hem de tüm takımlar için. Biz bu fırtınalı denizde gemimizi kıyıya ulaştırmayı başardık. 23 galibiyet azımsanacak bir rakam değil. 3 tane çok büyük şanssızlıklar yaşadık. İzzet’in rahatsızlığından dolayı çok kritik maçta oyunun daha başından oyun dışı kalması kendi evimizde Ormanspor’a kaybettik. Yine Will Daniels’ın gözünde bir problem çıktı ve TED Kolejliler ile deplasmanda oynadığımız maçı kaybettik. Fran Pilepic’in eli kırıldı ve iki maç oynayamadı ve o maçlarda iki seri mağlubiyetimiz oldu. Biz aslında bu ligi 27 galibiyetle tamamlayabilirdik. Neticede hatalarımızdan da öğreniyoruz. Şimdi yeni bir dönem başlıyor. Burada artık telafisi olmayan maçlara çıkacağız. Dolayısıyla play-off’a en iyi şekilde başlayıp iyi bir şekilde tamamlamadıktan sonra sezonu başımız dik bir şekilde tamamlamayı istiyoruz.

Ligin en geç kurulan takımıydınız ve büyük ses getirdiğinizi söylemek mümkün. Bunu nasıl başardınız?

Buradaki en büyük pay oyuncuların. Bana inandılar, güvendiler. Neticede her antrenörün bir sistemi olur ve oyuncular bu sistemi ne kadar doğu oynarsa o takım o kadar başarılı olur. Dolayısıyla oyuncularıma teşekkür etmek istiyorum kısa sürede iyi uyum sağladılar. Bizim en büyük problemimiz yaz antrenmanını yapamamamız. Profesyonel spor takımları için çok önemli bir kamp dönemidir. Biz onun sıkıntılarını yaşadık ve hala da yaşıyoruz. Maç içerisinde kondisyonumuzda dalgalanmalarımız oluyor o da tamamen yaz antrenmanımızı yapamamamızdan kaynaklanıyor. Onun dışında her şey yolunda da gitti çok büyük bir sakatlık yaşamadık. O da bizim için çok büyük bir şanstı.

2. yarıda yakalanan bir seri vardı ve 2.’liğe kadar yükselmişti takım. Son haftalara doğru gelindiğinde üst üste alınan mağlubiyetleri neye bağlıyorsunuz?

Herhangi bir takım bu Fenerbahçe’de dahil sezon içerisinde mutlaka düşüş yaşar. Bizim de düşüşümüz olacağı kesindi. 4 maçlık mağlubiyeti biz öyle görüyoruz, öyle yorumluyoruz. Ondan sonra oynadığımız 2 maçta özellikle deplasmanda Bandırma Kırmızı’ya karşı çok iyi oynadık aslında. Buradaki Petkim maçında çok iyi oynayamadık çünkü rakip kafaca tatile çıkmış. Sistem dışında oynadılar bu da bizi biraz rahatsız etti. Ancak şuanda ben takımın durumunu iyi görüyorum. Play-off’a da bomba gibi girmek istiyoruz.

GENÇLERDE MANTALİTE EKSİK

Üst sıralara oynayan takımlara baktığınızda bizim biraz daha kısıtlı bir kadromuz var. Oyuncularınızdan sezon boyunca bu kadar verimi nasıl alabildiniz?

Burada en büyük şansımız çok büyük bir sakatlık yaşamamamız oldu. İnşallah bu şansımız play-off’ta da devam eder. Onun dışında bazı oyuncularımızdan İzzet gibi Fırat’tan özellikle çok ekstra katkılar aldık. Onlar basketbollarını bu sene çok geliştirdiler. Genç oyuncularımız da devreye girebilirse play-off’ta tehlikeli bir takım olabiliriz.

Yerli oyuncularınızdan memnun olmadığınızı ifade ediyorsunuz. Genç ve yetenekli oyuncular var. Fakat onlarda sizce ne eksik?

Bu tamamen onlara bağlı. Genç oyuncularımızın tamamı burada uzun kontratlı oyuncular değil. Ben bu kulübün maç kazanması için değil açıkçası onların geleceği için endişeliyim. Onlara süre veriyorum şans veriyorum ama onlardaki eksiklik mantalite. Altyapıdan gelirken doğru bir mantalite edinememişler. Onlar için çok geç değil. Ne kadar çabuk ve kısa zamanda öğrenirlerse onlar için o kadar iyi olur.  Ben gençleri eleştirirken kulübün geleceğini düşündüğüm için değil onların geleceği için söylüyorum. Ben aynı zamanda Ümit Milli Takım antrenörü olduğum için benim misyonum aslında genç oyuncuları da oynatabilmek. Ancak onlardan bu sene daha fazla katkı bekliyordum maalesef biraz hayal kırıklığına uğradım.

PLAY-OFF TELAFİSİ OLMAYAN BİR YER

Tekrar play-off’a geçecek olursak. Hedef ligde kalmayken şuan play-off’tayız ve rakip Bandırma Kırmızı. İlk olarak rakibi değerlendirip ardından da play-off’ta takımı neler bekliyor?

Bandırma Kırmızı bu ülkenin en potansiyelli genç oyuncularından kurulu bir takım. Açıkçası tehlikeli bir takım. Onları kesinlikle ciddiye almamız lazım ki alıyoruz da. Çoğu da milli takımlardan oyuncum. Ne kadar etkili olabileceklerini biliyoruz. Takımıma da bunu anlattım. Onlarla bu sezon 3 kez oynadık. 2 maçı biz, 1 maçı onlar kazandı. Yine burada çok zor bir maç bizleri bekliyor. Lütfen seyircilerimiz maça gelsin. Onların son haftalarda maçlarımıza gelmediğini gördüm açıkçası bu bizi üzdü. Onların desteğiyle biz daha iyi basketbol oynuyoruz. Play-off kesinlikle telafisi olmayan bir yer. Çok dikkatli olmamız lazım ilk turda iki tane maç kazanmamız lazım. Biz maç maç düşünmemiz lazım artık bu saatten sonra uzun vadeli düşünemeyiz. Oynadığımız her maçı kazanmak istiyoruz.

Süper Lig hayal değil diyoruz ama bu da gerçekten çok erken değil mi. Sonuçta birçok rakibimiz yıllardır şampiyon olup bir üst lige çıkmak için ciddi bir bütçeyle kadrolarını kuruyor ve mücadele ediyor.

Sporda bu var. Ligi 4. bitiren bir takım olarak çok istiyoruz. Zaten istemememiz anormal olurdu. Ama bugün Bursaspor kendi salonunda 5 bin kişiye oynuyor. Bu çok güzel bir durum ve keşke bizde de öyle olsaydı. Yani zaten Bahçeşehir’in bu sene yaptığı yatırım anormal düzeyde. Afyon deseniz ligin en pahalı takımlarından bir tanesi. Bizim biraz daha ekstra şeylere ihtiyacımız var. Biraz şan, biraz gününde olma ve rakibin kötü oynaması gibi şansa ihtiyacımız var açıkçası.

Şu da bir gerçek bu sezon kimse ilk yılında Selçuklu Belediyespor’dan bu kadar iyi bir çıkış beklemiyordu bence. Basketbolda istikrarın önemini çok iyi biliyoruz. Peki, önümüzdeki sezon için neler söyleyebilirsiniz?

Bu sene için sayın belediye başkanımız Uğur İbrahim Altay sağ olsun bize çok büyük bir destek oldu. İyi ve kötü günde bizlere hep destek oldular. Kendisine teşekkür ediyorum. Kulüp başkanımız Ziya Yalçınkaya’ya da teşekkür ediyorum. Bu sene yönetim kurulumuzla birlikte bir aile gibi olduk. Tabi ki biz bu birlikteliğin uzun yıllar istikrarlı ve iddialı bir şekilde sürmesini isteriz. Ama neticede hayat bu ne getireceği belli olmaz.

PANATHİNAİKOS MAÇI UNUTULMAZ!

Süper Lig’i de sormak istiyorum size. Sonuçta Avrupa’nın en zor liglerinden birisi. Bitime de 3 hafta kaldı. Nasıl değerlendirirsiniz?

Tofaş bence bu sene beklentilerin ötesinde iyi bir sezon geçirdi ama ben ligin şampiyonluk adayı olarak Fenerbahçe’yi görüyorum. Finalde de Anadolu Efes’in olacağını düşünüyorum.

Fenerbahçe Doğuş üst üste 4. kez Euroleague’de Final- Four’a kaldı. Ortada çok büyük bir başarı var. Sizin de 2 kez Final-Four oynamış biri olarak değerlendirmeniz nedir?

Kendi oyunculuk kariyerimde iki kez Final-Four oynadım. Final-Four oynamak artık Fenerbahçe için bir gelenek haline geldi. İnşallah 2. şampiyonluklarını alırlar. Ama benim asıl istediğim diğer Türk takımlarımızın da artık Final-Four’da olmaları.

Sizin Euroleague’de en unutamadığınız maçınız hangisi?

Çok var. Ancak meşhur bir Panathinaikos maçı var OAKA deplasmanında yendiğimiz maç. 1-1 di seri ve o maçı kazanan Final-Four’a gidecekti. Ben o maçta 24 sayılık bir performansım vardı ve kazandık. O maçtan sonra ilk kez Final-Four’a gitme hakkını elde ettik. O maç benim için unutulmaz bir maçtır.

HAYATIMI ŞEKİLLENDİREN TEK ŞEY BASKETBOL OLDU

Biraz eskiye dönecek olursak basketbol kariyerinde birçok önemli kulüpte forma giyme şansı yakaladınız. Önemli şampiyonluklarınız ve ilk’leriniz var. Geriye dönüp baktığınızda iyi ki veya keşke dediğiniz anlar var mı?

Olmaz mı her insanın vardır. Ben şunu biliyorum belki biraz felsefi olacak ancak geçmişte çok hatalar yaptım ama hatalarımdan hep öğrenmeye çalıştım. Hiç geriye bakıp da keşke bu hatayı yapmasaydım demedim. Onun yerine o hatayı yaptıysam bir daha aynı hatayı yapmayacaksın diyip o hatalarımdan hep öğrenmeye çalıştım. Zaten hayatın anlamı da bu hatasız insan olmuyor maalesef. Önemli olan hatalardan ders çıkarmak öğrenmek ve hep ileriye umutla bakmak. Şunu da söyleyebilirim ki iyi ki basketbolcu olmuşum. Benim hayatımı şekillendiren tek şey basketbol oldu.

Basketbolculuk döneminizde de soğukkanlıydınız ben öyle hatırlıyorum. Şuan da farkı sayılmaz. Çok stresli maçlar oynanırken bunu nasıl başarabiliyorsunuz?

Açıkçası oyunculuk dönemimde olduğu gibi şuan soğukkanlı değilim. Biraz insanlar benim sinirli olduğumu söylüyor. Onlara da hak veriyorum ama basketbol antrenörlüğü kolay bir meslek değil. Gerçekten 12 tane sporcunun ihtiyaçlarına cevap verebilmek maç içerisinde onları düzgün ve doğru bir şekilde kullanmak zor. Çünkü her birinin kafasında değişik bir düşünce var. Ama kendi düşüncenizi onlara empoze etmeniz lazım. Zor bir iş. Bende isterim hiç bağırmadan, sinirlenmeden maç yöneteyim ama maalesef günümüz şartlarında bu biraz zor. Ama yine söylüyorum bu benim için hata. İnsanların beni dışarıdan sinirli görmesi benim hoşuma giden bir şey değil. Ben bu sevmediğim yönümü düzeltmeye çalışıyorum. İnşallah ilerleyen yıllarda daha çok tecrübe kazanarak bu özelliğimi törpülemeye çalışırım.

BİZİM JENERASYON ANTRENÖRLÜKTE DE ALTIN JENERASYON OLABİLİR

Çok bir süre geçmedi basketbolu bırakalı. Şuan da antrenörlük döneminizin başınızdasınız. Ancak uzun yıllar daha var önünüzde. Kişisel hedeflerinizi de soracak olursam neler söylersiniz?

Antrenörlükte 4. senemdeyim. Benim en büyük hedefim Euroleague takımı çalıştırmak. Bu ülkede olur veya yabancı ülkede olabilir. Ben zaten yabancı ülkede yaşamaya alışığım. Herhangi bir ülkede olup Euroleague takımı çalıştırmayı çok isterim.

Koç olarak mı Serkan Erdoğan, yoksa oyuncu olarak mı?

Tabi ki oyuncu olarak. Ama ben şansım yaver giderse çalışmayı çok seven birisiyim. İstediği şanları da elde edebilirsem iyi bir antrenörlük kariyeri yapacağımı düşünüyorum. Ama olmayadabilir çok da iddialı değilim ama biraz şans biraz da bana şans verilirse ben bu işi iyi yapabileceğimi düşünüyorum.

Türk basketbolu adına önemli bir isimsiniz. Umarım da kariyerinizde yeni başarılara imza atıp devam edersiniz. Play-off için de başarılar diliyorum..

Benim jenerasyonumda yani altın jenerasyonda çok fazla kişi antrenörlük yapmadı. Genelde yöneticiliği tercih etti arkadaşlarımız. Ama birilerinin de artık antrenörlük yapması lazım. Ben bu konuda artık bayrağı taşıdığımı düşünüyorum Arda Vekiloğlu ile birlikte. İnşallah bizim de sayımız çoğalır. Bizim jenerasyon oyunculukta olduğu gibi antrenörlükte de altın bir jenerasyon olabilir.

Beğendim 0 Muhteşem 1 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık