);*} CHP PM yerel seçim gündemiyle toplandı

CHP PM yerel seçim gündemiyle toplandı

CHP Parti Meclisi Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığında, yerel seçim gündemiyle toplandı.

CHP PM yerel seçim gündemiyle toplandı
  • 25 Ekim 2018, Perşembe 6:00

ANKARA (AA) CHP Parti Meclisi (PM) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, yerel seçim gündemiyle toplandı.

Bazı ilçe adaylarının oylanmasının beklediği PM öncesinde Kılıçdaroğlu, Merkez Yönetim Kurulunu (MYK) topladı. Burada da PMye sunulacak adaylara dönük değerlendirmelerin yapıldığı belirtildi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, PMye sunulan MYK raporunun sunuş bölümünde ise gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiyenin 24 Haziran seçimleri ile fren ve denge mekanizmalarından yoksun bir sisteme geçtiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, bu sistemde, başkanlık sisteminin en temel özelliği olan sert kuvvetler ayrılığının bulunmadığını savundu.

Kabul edilen sisteme uyum amacıyla yetki kanununa dayalı olarak çıkarılan kanun hükmünde kararnameler ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile bir dizi düzenlemeler yapıldığını aktaran Kılıçdaroğlu, yapılan düzenlemeler sonucunda dayanağını Anayasada bulan idarenin bütünlüğü ilkesinin ortadan kaldırıldığını, devlet memurlarının güvencesinin sona erdirildiğini ve kamu yönetiminde büyük bir karmaşa ortaya çıktığını ileri sürdü.

Hiç kimsenin kamu yönetiminde yarın ne olacağını bilmediğini iddia eden Kılıçdaroğlu, uyum düzenlemeleri kapsamında, TBMM İç tüzüğünde de değişikliklere gidildiğini hatırlattı.

İç tüzük değişikliklerini dikkatle değerlendirmek gerektiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, şu açıklamalarda bulundu:

TBMM İç tüzüğünde uyum düzenlemeleri bağlamında yapılması gereken değişiklikler, daha güçlü bir yasama organı oluşturulması konusunda önemli bir fırsattı. Zira artık yasalaşacak olan metinler, yürütme organından gelen kanun tasarıları değil, milletvekillerince verilen kanun teklifleridir. Öte yandan bütün demokratik ülkelerde, yasama organının diğer önemli bir fonksiyonu da denetimdir. Bu çerçevede özellikle de yasama faaliyetleri açısından daha güçlü bir TBMM için TBMM İç tüzüğünün bir yasama reformu anlayışıyla düzenlenmesi gerekir. Millet iradesinin yansıdığı en yüce organ olan TBMMnin önünde böyle tarihi bir görev vardır. Ancak ne var ki TBMM İç tüzüğünde yapılan değişiklikler sadece şekle ilişkin olmuş, 26ncı dönemde iç tüzükte yapılan ve demokratik olmayan değişikliklerden de geri adım atılmamıştır. Artık unutulan reform kavramını yeniden siyasi hayatımızın en önemli gündem maddesi yapmak zorundayız. Bu çerçevede Türkiyenin bir yasama reformuna ihtiyacı vardır.

Yargı üzerindeki baskı ve kontrolün artarak devam ettiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, adli yıl açılış töreninin Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezinde yapılmasını eleştirdi.

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanının kontrolünde, üstelik yargının üç kurucu unsurundan biri olan savunmanın temsilcisi olarak Türkiye Barolar Birliğinin konuşamadığı bir adli yıl açılış töreni, ancak tek adam rejimine yakışacak şekilde kuvvetler ayrılığını ayaklar altına alan bir rejimde olur. dedi.

Berberoğlunun tahliyesi

İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlunun özgürlüğüne kavuşmasından mutlu olduklarını aktaran Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden milletvekili seçildikten sonra yargılamanın devam ettirilmesini ve sonrasında verilen mahkumiyet kararını da hukuksuz olarak niteledi.

Berberoğlunun 24 Haziran 2018 seçimlerinde yeniden milletvekili seçildiği için Anayasanın 83üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince yasama dokunulmazlığını yeniden kazandığını bildiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

Enis Berberoğlunun tahliye edilmesiyle adalet sağlandı sanılmasın. Anayasa hükmüne göre dokunulmazlık nedeniyle durma kararı vermesi gereken Yargıtayın, aksine bir tutumla cezayı da onamak suretiyle evrensel hukuku ve anayasamızı yok sayması bir skandaldır. Anayasaya çok açık bir şekilde aykırı olan bu kararın Anayasaya aykırılığının Anayasa Mahkemesi nezdinde tespit edilerek düzeltilmesini bekliyoruz. Ayrıca, eski milletvekili arkadaşımız Eren Erdem, hakkında tek bir delil yokken hukukumuza, hukuku katleden bir müessese olarak girmiş olan gizli tanık veya tanıkların beyanları ile cezaevinde tutuluyor. Bu ayıba son verilmeli, Eren Erdem özgürlüğüne kavuşmalıdır.

Yerel seçimler

Türkiyenin, yerel yönetimler tarihinde bir ilki AK Parti Hükümetleri döneminde yaşadığını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, seçimle gelen belediye başkanlarının, haklarında hiçbir soruşturma yapılmaksızın baskıyla istifa ettirildiğini ve yerlerine yine parti genel merkezlerinden belirlenen adaylar atandığını savundu.

Bugün İstanbul, Ankara, Bursa gibi büyük kentlerin yanı sıra Balıkesir, Düzce, Ordu ve Niğdenin seçilmiş değil, atanmış belediye başkanları tarafından yönetildiğini aktaran Kılıçdaroğlu, Türkiye, yerel yönetimleri böylesine baskı altına alan, yerel yönetimleri merkezi yönetime bağlı kılan, vesayet anlayışı altında tutan bir yönetime layık değildir. Böyle bir merkezi yönetim anlayışından özgürlükçü bir yerel yönetim modeli çıkmaz. ifadesini kullandı.

Gelecek yıl mart ayında yapılacak yerel seçimlerin, gelecek süreçte odaklanacakları en önemli dönemeç olacağını vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmeleri yaptı:

Mart 2019 yerel seçimleri aynı zamanda Türkiyenin aydınlık yarınları için yerelden başlayarak, yönetim yetkisini liyakatli kadrolarımızla üstlenmeye başlayacağımız sürecin çıkış noktası olacaktır. Yerel seçimlerde önemli hedefler koyduk. İstanbul, Ankara, Mersin, Antalya, Adana, Balıkesir, Denizli, Uşak, Bursadaki yerel yönetimleri almak gibi büyük bir hedef oluşturduk. Bunun yanında bu seçimde Türkiyenin tüm şehirlerinde büyük başarılar elde edeceğimize olan inancım tamdır. Önümüzdeki süreçte hep birlikte tüm enerjimizle bu hedeflerimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerleyeceğiz.

İş Bankası hisseleri

CHPnin İş Bankasındaki hisselerine yönelik tartışmalara da değinen Kılıçdaroğlu, Kurucumuz ve ilk genel başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1938 tarihli vasiyetnamesi ile para, hisse ve Çankayadaki gayrimenkullerini CHPye miras bırakmıştır. Bu para ve hisselerin nemalandırılmasına İş Bankasında devam edilmesini, bazı kişilere aylık ödemeler yapılması sonrası kalan nemanın tümünün Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumuna eşit oranda paylaştırılmasını vasiyet etmiştir. hatırlatmasında bulundu.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

Bu hukuki durumdan anlaşılacağı üzere, partimiz vasiyetnamedeki atanmış mirasçıdır. Yani Atatürkün ölümü ile İş Bankasındaki hisselerinin mülkiyeti, CHPye geçmiştir. İş Bankası ise tenfiz memurudur. Yani para ve hisse senetlerini nemalandırmakla görevlidir. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu ise hukuken kendilerine irat tahsis edilen tüzel kişilerdir. Yargıtay kararlarıyla da bu durum açıkça tespit edilmiştir.

Mülkiyet ve miras hakları kaynağını Anayasada bulmaktadır. Normlar hiyerarşisi gereği Türk Hukukunda Anayasa en üst normdur. Hiçbir kanun anayasaya aykırı olamaz. Bugün çıkarılacak bir kanun ile vasiyetnamenin ortadan kaldırılması ve hisselerin Hazineye devri hukuken mümkün değildir. Zira bir kanun ile hisselere el konulması vasiyetin iptali anlamına gelecektir. Vasiyetnamenin bir kanun ile iptali mümkün değildir. İş Bankasındaki Atatürk hisseleri üzerinden yürütülen tartışma sadece miras, mülkiyet hukuku açısından değerlendirilmemelidir. Gerçek amaç, bir şekilde İş Bankasını yürütme organının kontrolü altına almaktır. Atatürkün şahsında mülkiyet ve miras hakkına yapılan saldırı, 81 milyonun mülkiyet ve miras hakkını tehdit etmektedir. Buna asla izin vermeyeceğimizi, bu konudaki kararlılığımızı bu vesile ile ifade etmek isterim.

Ekonomideki gelişmelere de değinen Kemal Kılıçdaroğlu, krizin atlatılması için öncelikle yok olan güvenin yeniden sağlanması gerektiğini savunarak, Bu, krizle mücadelenin olmazsa olmaz şartıdır. Bunun için liyakat sahibi bir ekonomi kadrosunun iş başına getirilmesi, bu kadronun hem tutarlı hem güçlü hem de adil bir programın uygulamaya koyması lazımdır. ifadesini kullandı.

Muhabir: Barış Gündoğan

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık