);*} Ateşlenmede ince giysiler kullanılmalı

Ateşlenmede ince giysiler kullanılmalı

Ateşin normal bir vücut savunma mekanizması olduğunu aktaran Medicana Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzm. Dr. Nazife Alptekin, “Fazlalık olan giysiler çıkartılarak konforu sağlanmalı ve ince çamaşırlar giydirilmelidir. Ortam ısısı 25 derecenin altında tutulmalıdır” dedi

Ateşlenmede ince giysiler kullanılmalı

Çocuk ateşlenmesinin aileleri paniğe soktuğunu söyleyen Medicana Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzm. Dr. Nazife Alptekin, çocuklarda ateşin nasıl bilineceği, bu konuda nelerin yapılacağı konusunda Konya Postası’na açıklamalarda bulundu. Alptekin ateşin nasıl düşürülmesine ilişkin, “Fazlalık olan giysiler çıkartılarak konforu sağlanmalı ve ince çamaşırlar giydirilmelidir. Ortam ısısı 25 derecenin altında tutulmalıdır. Sıcaklık artışına bağlı olarak sıvı ihtiyacını karşılamak için, sıvı alımı artırlmalı, dinlenme ve aktivite zamanları planlanmalıdır” dedi.

“ÇOCUK ATEŞİ EBEVEYNİ ENDİŞELENDİRİYOR”

Ateşin birçok hastalığın önemli semptomlarından birisi olduğunu, özellikle çocuklarda, acil  polikliniğe veya hekimlere gitmeyi gerektiren en sık şikayet olduğunu söyleyen Medicana Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzm. Dr. Nazife Alptekin, ateşin aynı zamanda iyileşmeyi kolaylaştıran ve hastalıklara karşı gelişen normal bir fizyolojik yanıt olduğunu belirtti. Ateşin normal bir vücut savunma mekanizması olduğunu aktaran Alptekin, ateşin bir hastalık olmadığını, belirti olduğunu ve çocuk ateşinde çocuğun genel durumunun ateşin derecesinden daha önemli olduğunu kaydetti. Ateşe bağlı geçirilen nöbetlerin çocuğun hayatını etkileyeceğini düşünmeleri nedeniyle ebeveynlerin sıklıkla korku ve endişe yaşadığını ifade eden Nazife Alptekin, ailelerin ateşli çocuğa nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda da karmaşa yaşadığını aktararak şunları söyledi: “Çocuklarda ateş, makat, ağız, koltuk altı, kulak, alın, alından ve ciltten ölçülebilir. Normal sıcaklığın ne olması gerektiği konusunda uzmanlar arasında ortak bir uzlaşı bulunmamaktadır. Koltuk altı, ağız sıcaklıktan 0.5, makat sıcaklıktan 1°C daha düşüktür. Genel  olarak koltuk altı ölçüme göre alınan sıcaklık tanılamasında, normal vücut sıcaklığı 36.5-37.2°C, subfebril ateş 37.2-38.4°C, hafif ateş 38-38.5°C, orta ateş 38.5-39°C, yüksek ateş 39-40°C, ağır ateş ise 40,5°C ve üzeri olarak değerlendirilmektedir” sözlerini kullandı. Hipokrat’ın, “Bana ateşi üretmek için güç verirseniz, bütün hastalıkları tedavi edebilirim” sözünü hatırlatan Çocuk Hastalıkları uzmanı Alptekin, bu sözün ateşin iyileşme sürecine etkili olduğu düşüncesinin çok eski yıllardan beri bilindiğini gösterdiğini söyledi. Ateşin, çocukların genel durumunu kötüleştirmesinden aile bireylerinin tedirgin olmasına karşın bazı yararlı etkilerinin bulunduğunu aktaran Alptekin, “Özellikle viral enfeksiyonlarda vücudun korunmasına ve iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Ateş sırasında gelişen iştahsızlık nedeniyle mikroorganizmanın glikoz gereksinimi azalır. Kana serbest glukoz geçişinin azalması bakteri üremesini olumsuz etkiler. Ateşin olumsuz etkileri, oksijen, kalori ve sıvı gereksinimi arttığından kalp ve beyin kanlanmasında sorun olan hastalarda genel durum ağırlaşır. Kas yıkımı artar ve vücut ağırlığı azalır. Zihin yeteneklerinin geçici olarak azalması, baygınlık, sayıklamaya neden olabilir ve nöbeti tetikleyebilir” dedi.

ATEŞ NASIL DÜŞÜRÜLÜR?

Ateşin düşürülmesi için ne yapılması ve ateşlenme ile ilgili yapılan yanlış uygulamalara dikkati çeken Nazife Alptekin, ilk olarak çocuğun gözlenmesi ve belli aralıklarla vücut sıcaklığının ölçülmesi gerektiğini söyledi. Çocuğun üstünün örtükse açılması gerektiğini kaydeden Alptekin, “Fazlalık olan giysiler çıkartılarak konforu sağlanmalı ve ince çamaşırlar giydirilmelidir. Ortam ısısı 25 derecenin altında tutulmalıdır. Sıcaklık artışına bağlı olarak sıvı ihtiyacını karşılamak için, sıvı alımı artırlmalı, dinlenme ve aktivite zamanları planlanmalıdır. Ilık su ile silme, 39-41 derece gibi yüksek olan derecede ateşi olan çocuklarda, ateş düşürücüye cevap vermeyen ve ateş düşürücü verilmesinden 30 dakika sonrasında değişim olmayan durumda önerilebilir. Uygulama 5  dakikadan az, 30 dakikadan uzun sürmemelidir. Titreme olursa sonlandırılmalı ve ilk kullanılacak ilaçlar parasetamol grubu ateş düşürücüler olmalıdır. 4-6 saatte bir verilebilir. Ateş dirençli ise veya parasetamol verdikten kısa süre sonra tekrarlıyorsa ibuprofen grubu ilaçlar çocuğun yaşına ve kilosuna uygun kullanılmalıdır. 6 ay altına ıbuprofen grubu kulanılmamalıdır. Süngerle veya bezle, buzlu sirkeli, alkollü suyla silme çocuğun ateşini bir anda düşüreceği için tavsiye edilmez.  Ateşin kaynağı belirlenmeden ve reçetesiz, çocuklara antibiyotik kullanımına başlanılmamalıdır. Ateş düşürücü olarak aspirin kesinlikle kullanılmamalıdır” ifadelerini kullandı.

ATEŞLİ HAVALEDE PANİKLEMEYİN

Ateşli havale geçiriren çocuğa evde nelerin yapılması gerektiğine ilişkin açıklama yapan Alptekin şunları kaydetti: “Paniklemeyin, çocuğu yan yatırın ve nöbet duruncaya kadar yanında kalın.  Havale geçirirken çocuğun ağzını açmaya çalışmayın. Havale sırasında baş aşağı çevirmek, suni solunum yapmak, suya sokmak yanlış müdahalelerdir. Havaleler genelde birkaç dakika kendiliğinden geçer. Havale sırasında mutlaka süre tutun. Havale uzun sürerse beklemeden acile götürün. Havale geçtikten sonra kağıt mendil kullanmadan ağız ve burunu temizleyin. Çocuğun genel durumu iyi ve solunumu rahatsa ateşini ölçün ve düşürmeye çalışın, sonrasında hastaneye başvurun. Aksi takdirde vakit kaybetmeden acile başvurun.” Çocuklarda ateş varsa hangi durumlarda hastane aciline götürüleceğini kaydeden Alptekin, “Çocuk 3 aydan küçükse, nöbet  varsa, ateş 40 dereceden yüksekse, ilaç veya kompresle ateş düşmemişse, ateş 3 günden daha uzun sürmüşse, ateşle birlikte döküntü gelişirirse, kusuyorsa ve sıvı içemiyorsa, sıvı içmeyi reddediyorsa, çok uykulu, huzursuz veya uyandırmak zorsa, solunum güçlüğü veya hızlı solunum varsa, ense ağrısı veya ense sertliğinden şikayet ediyorsa acile götürme endikasyonu vardır” diye konuştu. (Mustafa KARAKAYA)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
yukarı çık