Unutkanlık varsa dikkat!

Uzmanlar, ülkemizde Alzheimer hastalığının hiç de azımsanmayacak oranda görüldüğünü, ailesinde hastalık öyküsü olan kişilerin nöroloji uzmanına başvurması gerektiği, egzersiz, spor ve sağlıklı beslenme ile hastalığın başlama yaşının gecikeceği ve ortaya çıkan semptomların daha hafif seyredeceği  konusunda uyarılarda bulunuyor

Unutkanlık varsa dikkat!
  • 18 Nisan 2019, Perşembe 9:37

Medova Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Aysun Hatice Akça Karpuzoğlu, Alzheimer hastalarında tedaviler ile unutkanlıkları, kişilik değişikliklerini, davranışsal değişiklikleri bir nebze azaltabildiklerini belirtti. Nöroloji Uzmanı Dr. Aysun Hatice Akça Karpuzoğlu, eğer kişilerin günlük yaşam aktivitesini etkileyen, kişinin kendisine, çevresine uzaklaşmasına, kendisine ve çevresine yabancılaşmasına neden olan bir unutkanlık varsa ya da fonksiyonelliğinde zayıflama varsa mutlaka Alzheimer açısından bu hastaların değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Alzheimer hastalığı unutkanlığa, bilinçsel fonksiyon bozukluklarının eşlik ettiği en sık görülen bunama tipidir. Ülkemizde de bu hastalık hiç de azımsanmayacak oranda görülüyor. 500 bin Alzheimer hastası şu anda tedavi alıyor. Bu çok yüksek bir oran. Bu kayıtlı olan, tedavi almakta olan sayı. Muhtemelen tedavi almayan hasta sayısı da bir o kadar vardır. Bu hastalığın belirtileri ilk planda UNUTKANLIK olup özellikle yakın geçmiş, yakın bilgilerin hafızaya kayıt edilememesi şeklindedir.  Ama ilerleyen süreçte kişinin çevresine ve kendisine yabancı  hissetmesine neden olacak düzeye varabilen uzak hafızada kayıplar olabilir.   Zamanla unutkanlık kişinin günlük yaşamını  olumsuz etkilecek düzeye ulaşabilir bu aşamada kişi de beceri kaybı da olur, örneğin; çok güzel, çok iyi yaptığı işleri yapmakta zorlanma, etrafındakileri tanımama, sık sık kaybolma , evinin adresini karıştırma, kendi evini yabancı bir ortammış  gibi hissedecek  noktaya kadar ilerleyebilir. Unutkanlığın yanı sıra  hastalarda karekterde değişme, davranış değişiklikleri de olabilir ( aşırı  sinirliklik- sakinlik, çok yeme- iştah kapanması, içe kapanma- dışa  dönük olma gibi). Hastalarda  bazen sosyal  inhibisyon kaybına bağlı  uygunsuz  davranışlar da görülebilir.Bazı  hastalarda kendine  zara  geleceği hırsızlık yapıldığı, kıskançlık,  aldatıldığı şeklinde patolojik düşünce bozuklukları olabilir. Zamanla planlama ve  muhakemede bozulmalar da olabilir. Depresyon aşırı  neşe  şeklinde  duygulanım bozuklukları,  hesap yapmada zorlanma, konuşmada  zorlanma şeklinde  semptomlşar da olabilir” dedi.

" AİLESİNDE ALZHEİMER ÖYKÜSÜ OLAN MUTLAKA NÖROLOJİ HEKİMİNE BAŞVURULMALI”

Hastaların genelde ileri evrede hastaneye başvurduğunu belirten Karpuzoğlu, “Tabii genelde biz hastaları ileri evrede görüyoruz. Bazen de bu hastalar, doğal yaşlılık sürecinde unutkanlıklar nedeniyle çok göz ardı edilebiliyor. Alzheimer hastalığı genetik  geçişi de olan bir  hastalıktır. Yani unutkanlığı olan bir kişi, ailede de alzheimer öyküsü varsa bu açıdan hastalığın olabileceği düşüncesiyle mutlaka nöroloji hekimine başvurmalı.  Hastalıkta beyinde özellikle hafıza merkezi olmak üzere beynin bazı bölgelerinde anormal protein birikimine bağlı hücre ölümü oluyor.  Ama biz bunu önleyebiliyor muyuz, hayır önleyemiyoruz. Çünkü hastalık ortaya çıkmadan onlarca yıl öncesinde beyinde protein birikimi ile birlikte hücre ölümü başlıyor. Hücre ölümü belirli bir noktaya geldikten sonra hastalarda unutkanlıklar, yapacağı işleri yapmakta zorlanma, planlamada zorlanma, yemek yapan bir kişinin çok güzel yaptığı o yemeği yapamaması gibi ya da bir tamir becerisinde zayıflama gibi ya da planlama programlama ile ilgili bir takım zayıflamayla kendini gösterebiliyor. İleri aşamada bu hastalarda kişilik değişiklikleri oluşabiliyor ve biz genelde ileri aşamada hastaları görüyoruz. Bu açıdan eğer kişinin günlük yaşam aktivitesini etkileyen, kişinin kendisine, çevresine uzaklaşmasını, kendisine ve çevresine yabancılaşmasını sağlayan bir unutkanlık varsa ya da fonksiyonelinde zayıflama varsa mutlaka Alzheimer hastalığı açısından bu hastaların değerlendirilmesi lazım. Ülkemizde 500 bin alzheimer hastası var ve bunlar kayıtlı olan, tedavi olan. Tedavi almakta olmayan, doğal yaşlılık süreci olarak takip edilen yaşlanmaya bağlı unutkanlık olarak göz ardı edilen bir sürü hasta olduğunu söyleyebilirim. Hastalığın kesin tedavi yok ama yardımcı tedavilerle herkes için hayat kalitesini arttırabilir, böylece yaşam kişinin kendisi için, etrafındakiler için daha güzel olabilir. Tedavi ile unutkanlıkları, kişilik değişikliklerini, davranışsal değişikliklerini tamamen ortadan kaldıramıyoruz ama bir nebze azaltabiliyoruz. Verdiğimiz tedavi ile kişinin günlük yaşamı olumlu etkilendiği gibi  hasta yakını  yükünü de azaltabiliyoruz. Bu  açıdan hastaların tedavisi ve  erken tedavi  çok  önemlidir. Tedavide beyindeki eksilen madde yerine koyacak ilaçlar  ya da eksilen maddenin yaptığı etkiyi ortaya çıkaracak ilaçlar kullanılır” diye konuştu.

"FİZİKSEL EGZERSİZ, SAĞLIKLI BESLENME, ZİHİNSEL EGZERSİZLER YAPMAK KORUYUCU ÖNLEMLER”

 Karpuzoğlu ayrıca egzersiz, spor ve sağlıklı beslenme ile hastalığın başlama yaşını  geciktirebileceğini , semptomların daha hafif seyredeceğini  belirterek, ‘’Genel anlamda sağlıklı bünye için bazı öneriler vardır. Sağlıklı beslenme, spor yapma, fiziksel ve zihinsel egzersizler yapma. Alzheimer hastalığı da sağlıklı bireyin yapması gereken şeyleri yapmakla belki yaş olarak başlangıç yaşı olarak ötelenebilecek bir hastalık. Fiziksel egzersiz, günlük 45 dakika yürüyüş yapmak, sağlıklı beslenme, Akdeniz tipi beslenme Alzheimer hastalığı için koruyucu olduğu biliniyor. Aynı zamanda zihinsel egzersizler yapmak, bulmaca çözmek, sudoku çözmek, sürekli zihni meşgul edecek bir şeyler yapmaya çalışmak, yeni bir şeyler öğrenmeye çalışmak, çeşitli kurslara gitmek, aktivitelere katılmak, motivasyonun canlı tutulması Alzheimer hastalığı ve aslında genel anlamda, genel sağlık açısından koruyucu yöntemler. (Sultan TÜRKMEN)


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık