TARIMDAN KAÇIŞ!

Konya’da son 5 yılda çiftçi sayısı yüzde 28,5 oranında azaldı. ZMO Konya Şube Başkanı Soylu, çiftçilik mesleğinin artık profesyonelleştiğini belirterek, çiftçinin kazandığı parayı doğru şekilde değerlendirememesine bağladı

TARIMDAN KAÇIŞ!

SGK verilerine göre, Ocak 2017’den Ocak 2018’e kayıtlı çiftçi sayısı Türkiye’de 3 bin (yüzde 0,4), Konya’da 593 (yüzde 1,4) azaldı. Son beş yılda Türkiye’de kayıtlı çiftçi sayısı yüzde 32,3 oranında, Konya’da ise yüzde 28,5 oranında azaldı. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şubesi Başkanı Prof. Dr. Süleyman Soylu, Konya’da yaşanan çiftçi sayısındaki azalışın ne gibi yöntemlerle önüne geçilebileceğini anlattı.

“ÇİFTÇİLİK MESLEĞİ PROFESYONELLEŞTİ”

Türkiye ve Konya geneline bakıldığında tarımla uğraşan kişi sayısının gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında oldukça fazla olduğunu söyleyen Soylu, “Gelişmiş ülkelere karşılaştırıldığında ülkemizde tarımla uğraşan nüfus oldukça yüksek bir seviyede bulunuyor. Şuanda yüzde 24’ler üzerinde seyrediyor gibi görünse de reele baktığımız zaman köyle kırsalla bağlantılı insan sayısı özellikle Konya’da yüzde 50’nin üzerinde yer alıyor. Bu sebeple tarım ve tarımla uğraşan nüfus sayısı ekonomiyi, toplumsal ve kırsal kalkınmayı doğrudan etkiliyor. Bu yüzde 1,4’lük düşüşün birçok sebebi var. Özellikle Konya’da ciddi anlamda bir arazi toplulaştırma çalışması yapıldı. Neredeyse 1 milyon dekarlık toplulaştırıldı. Nitekim arazi toplulaştırma çalışması dâhilinde bir kısım varisler sistemden düştü. Başka bir etken ise özellikle ova kesimi için konuşmak gerekirse çiftçilik artık eskisi gibi klasik hobi olarak yapılan bir iş olmaktan çıktı. Bir meslek grubu haline geldi. Bu işi yapan insanlar artık daha profesyonel şekilde yapmaya başladılar. Bu olayda muhtemelen sayıda azalışta bir etken olabilir. Bir başka bir faktör ise bizim çiftçilerimiz çok çalışkan gayretli ancak muhasebe ve parayı yönlendirme konusunda tam istediğimiz noktada değiller. Çiftçimiz güzel kazanıyor ama kazandıklarını iyi şekilde değerlendiremiyor. İhtiyacı olmadığı halde gereksiz alet donanım alıyor. Bunlar çiftçiyi ekonomik dar boğaza sokuyor ve sonunda tarlaları satıyor mesleği bırakmak zorunda kalıyor.” ifadelerini kullandı.

“YEREL DİNAMİKLER GÖZ ÖNÜNE ALINARAK PROJELER GELİŞTİRİLMELİ”

Tarımdan kaçışın önüne geçmek için projelerin Türkiye bazında değil bölgesel bazda ele alınması gerektiğini ifade eden Soylu, “Tabi Devlet Bu konuyla ilgili çeşitli politikalar ve projeler geliştiriyor. Zaman zaman hayvancılıkla ilgili hibe desteği veriliyor. Ama Türkiye’de devamlılık yok. Yani bir politika uygulanmaya başlandığı zaman bunun devamlılığı ile ilgili genelde sorun oluyor. Bu kopukluktan dolayı yapılan projeler tam nihayete erdirilemeden yarım kalıyor ve amacına ulaşmıyor. Tabi tarımsal konularda eğitim verilmesi de oldukça önemli. Ama eğitimin yanında bunu eğitimle entegre sahada uygulanacak projelerle desteklemek lazım. Bence yerelde özellikle o bölgedeki sorunlar soruna çözüm olabilecek öneriler dikkate alınarak genel projelerden ziyade bölgesel temelde projeler yapılaması gerekiyor. Örnek verecek olursak Hüyük’te uygulanan bir proje var. Hüyük İl Özel İdaresi tarafından başlatılan TBMM Tarım Komisyonu Meclis Üyesi Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu’nun da oldukça katkısının olduğu bir proje gerçekleşti. Daha sonra KOP idaresi bunu devraldı. Proje kapsamında köylere küçük göletler yapılarak bu göletlerden damla sulamayla çilek tarımı ciddi anlamda bölgede yaygınlaştırıldı. Eskiden bir dekarda 150-200 TL para kazanan çiftçiler bu sayede bir dekardan 10-15 bin TL gelir elde etmeye başladı. Bu da ciddi anlamda geri dönüşü de tetikledi. Her tarımsal bölgenin kendine özel durumları var. Köyden kente göçü engellemede yerel dinamikler göz önüne alınarak projeler geliştirilmeli. Ben bu anlamda başarılı olabileceğini düşünüyorum” dedi. (Vehbi GÜRCAN)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık