);*} ‘Tarım ve gıda vazgeçilmezdir’
Reklamı Geç
10 saniye kaldı

‘Tarım ve gıda vazgeçilmezdir’

PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, tarımın ve gıdanın bir ülkede vazgeçilemeyecek konulardan olduğuna işaret etti

‘Tarım ve gıda vazgeçilmezdir’
  • 13 Mayıs 2019, Pazartesi 15:15

PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve 25. ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili Recep Konuk, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Dünya Çiftçiler Günü’nün önemine değinen Konuk, “İlkokullarda yüksek sesle söylediğimiz gidip görülmese de bizim olan ve oralarda bir köyde yaşayan, ülkemizin sofralarını ürettikleri ile bezeyenlerin günü, bizim günümüz bugün. Biz bugün de işimizin başında olacağız. Adlarına ithaf olunmuş bugünü bağında bahçesinde, tarlasında tapanında, yaylada merada üreterek, üretmek için emek sarf ederek geçirecek, hatta işiyle gücüyle uğraşırken bugünün kendilerine atfedilmiş özel bir gün olduğunu belki de hiç duymayacak, farkında bile olmayacak tüm çiftçilerimizin bu özel gününü yürekten kutluyorum” ifadelerini kullandı.

“GİRDİ MALİYETLERİ, ÇİFTÇİNİN ÜRETME İŞTAHINI KAÇIRIYOR”

Bu gün vesilesiyle verilen mesajların, yapılan konuşmaların diğer özel günlerden farkının, tarım sektöründe kutlayanlardan isteklerinin de bu gün vesilesiyle dile getirilmesi olduğunu söyleyen Başkan Konuk, “Her üretici ve üretici örgütü çiftçilerimizin belini büken sorunlara çözüm talep ve beklentilerini bugün vesilesiyle bir kez daha seslendirir. Bugün ve özellikle bu sene bu seslerin duyulması ve karşılık bulması hususunda hiç olmadığı kadar toplumun tüm kesimlerinde ve ekonomimizin tüm sektörlerindeki kanaat önderlerinde görülmemiş bir mutabakat oluştuğu konusunda sanırım herkes hem fikirdir. Bu mutabakatı sağlayan maalesef, özellikle 2-3 yıl önce et fiyatları ile başlayan ve içinde bulunduğumuz yıl bazı tarım ürünlerinde oluşan fiyat artışlarıyla çarşıya, pazara, rafa kadar ulaşan, ülkemizdeki her hanenin sofrasını etkileyen tarım sektörümüzün bilindik meselelerinin görmezden gelinemeyecek sonuçlarıdır. Üretim ayağındaki işletme ölçeğinden kaynaklı verim problemlerimiz, çiftçinin omzunu çökerten, üretme iştahını kaçıran girdi maliyetleri, büyük ölçekli sulama projelerinin uzun yıllara yayılan yatırım süreci, tarla fiyatı ile tüketici fiyatı arasında oluşan devasa farklar ve üreticinin eline geçen cüzi paranın verimliliği arttıracak tarımsal ekipman ve araziye yatırım yapılmasına yetecek bir birikim sağlayamaması, tarımsal üretimin organizasyonu ve pazarlanması ayağında üretim planlamasındaki eksikliklerimiz, tüketici ile üretici arasındaki uzun, çok aktörlü ve üretimle tüketim arasında aslan payını alan aracılar silsilesi, tarım sektörümüze yönelik ve ülkemizdeki tarımsal faaliyete özel AR-GE çalışmalarındaki yetersizlikler, üreticinin tarımsal sanayi ve perakende ile irtibatının istisnaları dışında kopuk olması ve üreticinin ürünü üzerinden oluşan katma değerden hemen hemen hiç pay alamaması, birim alanda verimi dikkate almak yerine küresel rekabetçiliğimizi fiyat üzerinden kıyaslayan ve üretim kararı ile teşvik sistemini etkileyen fiyatlama problemleri gibi bunların üzerine daha bir çok detayın eklenebileceği meseleler. Bu meselelerin hiç biri çözülemeyecek çare bulunamayacak meseleler değildir. Çözümün ilk şartı, tarımsal üretimin dolayısıyla da gıda güvenliğinin tıpkı askeri güvenlik gibi milli güvenlik meselesi olduğunun kabulüdür. Şükür ki, bugün o irade mevcuttur ve yine şükür ki tarımsal üretimimizi arttırma, verimliliği yükseltme konusunda siyasetten, akademik dünyaya, ekonominin aktör ve kurumlarından medyamıza, sanayiciden, tüccardan mutfakta tencereyi kaynatanlara kadar herkes tam mutabakat halindedir. Bu mutabakatın sonuç vermesini ise en çok destekleyen, sonuca ulaşılmasını en çok isteyen şüphesiz bu özel günün asıl aktörleri, çitçilerdir” diye konuştu.

“ÜRETİCİ TÜKETİCİDEN DAHA ÇOK RAHATSIZ”

Tarımsal üretimde fiyatın sonuç olduğunu, o sonuçta da girdi maliyetlerinden tarımsal finansman yüküne, ürünün pazara yolculuğundaki durak sayısından aracıların aldığı paylara, dekara alınan tonajdan mevsimsel yağışlara kadar birçok faktörün etkili olduğunu dile getiren Başkan Recep Konuk, “En az etki ise çiftçi etkisidir. Eğer sonuç rahatsızlık veriyor ise ki verdiği konusunda herkes hem fikirdir, yapılacak bellidir; sebeplere dokunmak. Sebeplere dokunmaktan kaçınamayacağımız, sebeplere dokunmayı erteleyemeyeceğimiz bir dönemdeyiz. Bunu bazı tarımsal ürün fiyatlarının gündemde yer etmesinden bağımsız söylüyorum. O fiyatlardan üretici tüketiciden daha çok rahatsızdır. Çünkü müsebbibi olmadığı bir sonucun zanlısı muamelesi görmektedir. Sözünü ettiğim dönem ekonomimizdeki dalgalanmaları aşıp yeniden kesintisiz bir yükselmeyi başlatabilmek için kaçırmamamız gereken bir dönemdir. Yeni bir ekonomik sıçrama için, orta gelir grubundan üst gelir grubuna terfi için en az yatırımla en mükemmel sonucu alabileceğimiz tek sektör tarım sektörüdür” ifadelerine yer verdi.

“TÜRK ÇİFTÇİSİNİN UMUDU VARDIR”

Arazi varlığı, iklim yapısı, sahip olduğu endemik tür zenginliği ile dünyanın tarımsal üretim için en şanslı ve bereketli coğrafyalardan birine sahip olan Türkiye’nin, geleceğin dünyasında daha kuvvetli, daha kudretli, daha zengin ve daha itibarlı konuma ulaşabilmek için en büyük avantajı bu potansiyeli harekete geçirecek kabiliyet ve nitelikte insan kaynağına da sahip olduğunun altını çizen Başkan Konuk, “Kağıt üstü avantajlarınız her ne olursa olsun bunu hayata taşıyacak, o avantajlardan zenginlik üretecek olan sahip olduğunuz insan gücüdür ve tarımsal üretim konusunda sahip olduğumuz potansiyelden zenginlik üretecek olan da Türk çiftçisidir. Bugün kendisine atfedilmiş özel günü üreterek kutlayan Türk çiftçisi bu potansiyeli harekete geçirerek, ülkemizin geleceğini inşa edecek, ülkemizin zenginliğine zenginlik katacak, evlatlarımızın tabağındaki yemeğin miktarını ve kalitesini arttıracak, elindeki lokmaya sahip çıkacak, gıda güvenliğimizin teminatı olacak idrake sahiptir ve bunu gerçekleştirebilecek kudret ve kabiliyettedir. Bu idrak ve nitelikteki Türk çiftçisinin parlak bir gelecek konusunda hem umudu hem de arkasında büyük bir desteği vardır. Türk çiftçisinin umudu vardır çünkü bilindik meselelerin çözümü için bir mutabakat zemini, yaşananların zorlamasıyla da olsa oluşmuştur. Türk çiftçisinin umudu vardır çünkü Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyeline yürekten inanan bir irade devletimizin en üst makamında mevcuttur” şeklinde konuştu.

"TÜRK ÇİFTÇİSİ NELERİ BAŞARABİLECEĞİNİ İSPATLADI"

Türk çiftçisinin bu hedefleri fazlasıyla aşabilecek kabiliyette olduğunu ifade eden Başkan Recep Konuk, “Türk çiftçisinin kabiliyet ve başarısının beylik laflardan ibaret olmadığının, verilecek küçücük destekle büyük başarıların elde edilebileceğinin ispatı ise Pancar Kooperatiflerinin son dönemde tarım ve tarımsal sanayide gerçekleştirdikleridir. Özelde pancar, genelde Türk çiftçisi omzundaki yük hafifletildiğinde, toprakla ve pazarlarla arasına örülen duvarlar kalktığında neleri başarabileceğini kendi inşa ettiği sanayi tesisleriyle ispatladı. Kendi üretimini teminat altına alabileceğini, en önemlisi de küresel ekonomik sistemde rekabetçi yapısı ile dünyayla yarışabileceğini gösterdi” dedi. (Haber Merkezi)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
yukarı çık