Süresiz nafaka süründürüyor

‘Süresiz nafaka’ uygulaması binlerce vatandaşı mağdur bırakırken, yasanın değişmesi için gerekli çalışmalar sürüyor. Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Kurucu Üyesi ve yöneticisi İlknur Birsel, konunun takipçisi olduklarını belirtirken, platform olarak seslerini en güçlü şekilde duyurmaya devam edeceklerini söyledi

Süresiz nafaka süründürüyor

Boşanan çiftlerde süresiz nafaka ödeme uygulaması zulme dönüşüyor. Binlerce mağdur süresiz nafakaya isyan ederken, artık konunun çözüme kavuşmasını bekliyor. 29 yıldır yürürlükte olan kanun binlerce nafakazede meydana getirirken, mağdurlar seslerini sanal platformlarda duyurmaya çalışıyor. Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Kurucu Üyesi ve yöneticisi İlknur Birsel ile Sosyolog ve platformun kurucularından Serpil Karataş, konuyu birçok üst makamlara taşırken, son olarak mecliste komisyondan geçtiğinin ancak yasalaşmasını beklediklerini söylediler.

‘KANUN DEĞİŞMELİ’

Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Kurucu Üyesi ve yöneticisi İlknur Birsel, süresiz nafaka uygulamasıyla boşanmış insanların mağdur olduğunu ifade ederken, artık bu kanunun değişmesi gerektiğini vurguladı. Ayrılan eşlerin yeniden yuva kurmasının önüne geçildiğini de sözlerine ekleyen Birsel, birçok konuda da bu durumun kadınlarda tembelliğe sevk ettiğini söyledi.

‘BU İŞİN TAKİPÇİSİYİZ’

6284 sayılı kanunla aileler parçalanırken, 3444 ve 4721 sayılı kanunlardaki ‘süresiz nafaka’ uygulamasıyla da haksızlıkların önüne geçilemediğini ifade eden İlknur Birsel,  Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu olarak bu işin takipçisi olduklarını söyledi. Birsel, “Tüm bir cinsiyeti yok sayarak, hiddet ve şiddetle cezalandırarak insanların nefesini keserek, tüm yaşam haklarını elinden alarak çözmek yerine yeni fırsat alanları yaratılarak çözülmesi gerektiğini düşünen ve bu fırsat alanlarının neler olabileceğini sorgulayan, kafa yoran insanlar topluluğuyuz. Biliyoruz ki, bir kişiye dahi yapılmış haksızlık, toplumun tümüne yapılmış bir tehdittir” diyerek haksızlıkların yapıldığını vurguladı.

‘TERAZİNİN AYARI KAÇTI’

Bir cinsiyeti diğer cinsiyetten korumak adına yapılan yasal düzenlemelerin dengeli olması gerektiğini vurgulayan İlknur Birsel, ‘Ne yazıktır ki, bir cinsiyeti diğer cinsiyetten korumak adına yapılan yasal düzenlemeler adı altında dayatılan Türk Medeni Kanunu ve diğer yasalarda dengeler sağlanması gerekirken terazinin ayarları iyice kaçmıştır. Oysa adaletin terazisi çok hassas olmalıdır. Adil olmak, gerçek adalet, algıda seçiciliği asla kabul etmez. Bu dengeler kurulmadığı takdirde bu toplumun haksızlığa uğrayan insanlarının bu ülkedeki adalet kavramına güvenleri kalmayacaktır” diye konuştu.

ÖDEYEMEZSE HAPİS CEZASI

Süresiz nafakaya göre erkek, kadının talebi olması durumunda bir gün evli kalmış olsalar dahi eski eşine her ay belirli bir bedelde nafaka ödemek zorunda olduğunu söyleyen İlknur Birsel, “Kadın, evlenmediği ve sigortalı bir işe başlamadığı takdirde eski eşinin nafakasını ölene kadar alma hakkına sahip oluyor. Her ay düzenli olarak ödenmesi gereken nafaka ödenmez veya gecikirse mahkemeye ulaştırılan şikâyet sonucu erkeğe 3 ay hapis cezası uygulanıyor. Öfke patlamalarına neden olan söz konusu durum sonucunda ruhsal travmaların, cinnetin ve şiddetin başlıca nedenlerinden oluyor ve maddi zorluklar yaşayan erkeklerin eski eşini öldürüp ardından intihar etmesi vakalarının sıkça yaşanmasına sebep olan bir etken” dedi.  

 

YUVA KURAMIYORLAR

Büyük mağduriyetlere yol açan süresiz nafaka uygulamasının suistimaller zincirine neden olduğunu sözlerine ekleyen İlknur Birsel, “Kötü niyetli kadınlar, eski eşinden ciddi meblağlarda nafaka aldığı için bu hakkı kaybetmemek adına bir daha evlenmiyor. Gönül birlikteliği yaşadığı erkekle ise evlenmeyip evlilik dışı ilişki yaşayarak nafaka almayı sürdürüyor. Eşinden ayrılan ve süresiz nafaka ödeyen erkekler ise yeni bir yuva kurmaya yanaşamıyor. Yeni bir evlilik yapsalar dahi bu mali yük devam ediyor. Bizler artık bu işin değişmesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerinde bulundu. 

‘İNSAFLI DEĞİL’

Yoksulluk nafakasının süresiz olmasıyla ilgili karşı görüşleri sıralayan İlknur Birsel, şunları kaydetti: “Yoksulluk nafakasının süresiz olarak ödenmesi, her zaman ödeneceği anlamına gelmez. Nafakanın her koşulda süresiz olarak ödenmesine hükmetmek doğru değil. İnsanların yapmış olduğu bir davranıştan dolayı, ömür boyu sorumlu tutulmaları, insaflı değildir.”

TEMBELLİĞE SEVK EDEBİLİR

Nafakanın tembelliğe de sevk ettiğini ifade eden İlknur Birsel, şunları kaydetti: “Bu durum kadının iş hayatına girmesine, üretim sürecine katılmasına, gelişmesine engeldir. Kadını ikinci eşle nikâhsız yaşamaya iten, genç, sağlıklı hatta çalışmasına çocuk engeli dahi bulunmayan kadını üretmeden tüketmeye alıştıran, ömrü boyunca boşandığı eşin sırtından geçinmesine, paraziter yaşamasına nedendir. Kadını onursuzlaştıran, aciz gösteren bir sistem. Kanun koyucunun bu durumu da göz önünde bulundurması gerekiyor.”

 

‘ÖRNEKLERİ VAR’

Bu durumun birçok örneği bulunduğunu ifade eden İlknur Birsel, platform üzerinden gelen şikayetleri de aktardı. Bir vatandaşın ikinci eş mağdurluğu yaşadığı açıklamasını anlatan Birsel, “Ben de ikinci eş mağduruyum. Ben gurur yapıp ilk eşimden iki çocuğum olmasına rağmen kuruş nafaka almadan büyüttüm. Şimdi ikinci eşimle evliyim ondan da bir kızım oldu. Onun ilk eşinden olan kızına da ben bakıyorum. Biz dört tane çocukla bir yaşam sürdürmeye çalışırken eşim ilk eşine nafaka ödüyor ve kadın yıllardır bu çocuğu görmek için en ufak bir çaba harcamazken, her iki ayda bir nafaka için dava açıyor. Sabrımız da sonuna geldi. Açtığı maaş haczi yüzünden kimse yanında çalıştırmak istemiyor. Şimdi soruyorum, eşim hapse girerse bizim akıbetimiz ne olur, ben kadın değil miyim, dört çocuğumla ortada mı kalayım?” açıklamaları her şeyi özetliyor dedi.

‘SADECE 4 AY EVLİ KALDI’

Bir başka örnekte ise sadece 4 ay evli kalan bir maden işçisinin mağduriyetini anlatan İlknur Birsel metinde şu ifadelere yer verdi: “5 yıl önce bir evlilik yaptım. 4 ay evliliğim sürdü ve bu evlilikten bir kız çocuğum var. 5 yıldır nafaka ödüyorum, hem çocuğa hem annesine. Eski eşimin aldığı nafaka haksızdır. Buna itiraz ediyorum. 3 yıldan fazla mahkeme sürdü. 26 bin lira masraf fatura çıkardılar. Nasıl başa çıkacağız biz bu işlerle?” diyerek isyanını bizlere dile getirdi.

YASALAŞMASI BEKLENİYOR

Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu’nun yüz binlerce mağdurun sesi olduğunu ifade eden İlknur Birsel, çözüm için artık son bir adım beklediklerini söyledi. Birsel, “TBMM, süresiz nafaka ödemesi uygulamasına isyan edenlerin yağmur gibi başvurusu üzerine konuya el attı ve komisyona girdi. İncelemeler sonucunda da komisyondan geçti ve artık yasalaşması bekleniyor. Umarım en kısa sürede yasa değişir ve eşitlik sağlanır” dedi.

 

Beğendim 5 Muhteşem 1 Haha 1 İnanılmaz 1 Üzgün 0 Kızgın 1

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Murat Murat 30.01.2018

Artık erkekler evlenmek istemiyor. Evliliklerin yerini dost hayatı, metres hayatı aldı. Devlet çıkardığı kanunlarla aileleri darmadağın etti. Yuvaların yıkılması için ne gerekiyorsa yaptı. Boşanan erkekler nafakalar sebebiyle maddi imkansızlıktan evlenemiyor, zaten kadınlarda nafakam kesilmesin diye dost hayatını tercih ediyor. Devlet diyor ki fuhuş yapın, evlenmeyin, evlenirseniz hayatınızı yakarım, diyor. sürekli 3'er ay hapisle, ömür boyu hapis cezasıyla hayatın zindanda geçer, diyor. Yurtdışına nafaka sebebiyle kaçan 10 binlerce erkek var. Türkiye'ye giriş yapamıyor, yaptığı an hapis bekliyor. Bir devlet nasıl olurda uyguladığı kanunlarla aileleri yıkmaya çalışır anlamıyorum. Herkes seyrediyor. Kadın cinayetleri aldı başını gitti. Devlet hak-hukuk diye bir şey tanımıyor. Ülke, Hukuk ülkesi değil zulüm ülkesi oldu. İnsanlar feryat ediyor ama sesini duyuramıyor. Ne yapması gerekiyor, sokaklara çıkması, caddeleri kapatması mı gerekiyor sesini duyurabilmek için?

MEMO MEMO 24.07.2018

ARTIK BU ZULÜMDEN KURTARIN BÜYÜK BAŞKAN

SAM,,,, SAM,,,, 24.07.2018

Artık erkekler evlenmek istemiyor. Evliliklerin yerini dost hayatı, metres hayatı aldı. Devlet çıkardığı kanunlarla aileleri darmadağın etti. Yuvaların yıkılması için ne gerekiyorsa yaptı. Boşanan erkekler nafakalar sebebiyle maddi imkansızlıktan evlenemiyor, zaten kadınlarda nafakam kesilmesin diye dost hayatını tercih ediyor. Devlet diyor ki fuhuş yapın, evlenmeyin, evlenirseniz hayatınızı yakarım, diyor. sürekli 3'er ay hapisle, ömür boyu hapis cezasıyla hayatın zindanda geçer, diyor. Yurtdışına nafaka sebebiyle kaçan 10 binlerce erkek var. Türkiye'ye giriş yapamıyor, yaptığı an hapis bekliyor. Bir devlet nasıl olurda uyguladığı kanunlarla aileleri yıkmaya çalışır anlamıyorum. Herkes seyrediyor. Kadın cinayetleri aldı başını gitti. Devlet hak-hukuk diye bir şey tanımıyor. Ülke, Hukuk ülkesi değil zulüm ülkesi oldu. İnsanlar feryat ediyor ama sesini duyuramıyor. Ne yapması gerekiyor, sokaklara çıkması, caddeleri kapatması mı gerekiyor sesini duyurabilmek için?

yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık