‘Suistimale açık’

Eşinden ayrılan kadının, velayeti kendisinde olan çocuklarına soyadını verebilmesi kararı hakkında değerlendirme yapan avukat Fatma Tuğçe Elmas, alınan kararın doğru olduğunu ancak karara ilişkin önlemler alınmazsa, suistimale açık olduğuna dikkati çekti

‘Suistimale açık’
  • 02 Mayıs 2018, Çarşamba 7:57

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan, Twitter üzeriden ‘Tarihi kararımız’ şeklinde duyurduğu ‘boşanan kadının velayeti kendisinde olan çocuklarına soyadını verebilecek’ açıklamasının toplumda nasıl yer bulacağını Avukat Fatma Tuğçe Elmas gazetemize değerlendirdi.

“RESMİ VE MİRAS İŞLEMLERİNDE SORUN OLABİLİR”

Boşanan kadının velayeti kendisinde olan çocuklarına ‘soyadını’ verebilmesine yönelik olan Yargıtay kararının iki yönlü bir durum olduğunu söyleyen avukat Elmas, bu durumun uzun yılladır tartışıldığını ve olumlu yönde bir karar olduğunu söyledi. Çocuk ile annenin soyadının farklı olduğu durumlarda çocuğun sorunlar yaşadığını belirten Elmas,”En fazla okulda bu durumu yaşayan çocuk, annesinin soyadının farklı olmasından dolayı bir eziklik yaşayabiliyor, boşanmış çocuk psikolojisinin daha farklı bir noktaya taşınmasına neden olabiliyor. Toplumumuz her ne kadar ilerlemiş olsa da, hala boşanmalara bazı durumlarda tepki gösterebiliyor. Hatta gündemdeki diziler bile insanlara bu algıyı veriyor. Bu yüzden çocuğun, bir dezavantaj yaşamaması için annesinin soyadını alması mantıklı bir durum. Ancak genel anlamda dezavantajı ise şudur: anneyle aynı soyadını aldığında, babayla farklılaştığında hukuki anlamda, evrak işlerinde sorun yaşanma riski var. Bu noktada da devletin önlem alması gerekiyor. Çocuğun, soyadının babasından farklı olması durumunda, miras ve diğer hukuki işlemlerde, babanın çocuğu tanımasında bir engel ortaya çıkaracaksa buna ilişkin bir yasa tasarısı ile bu durumun garanti altına alınması gerekiyor. Her türlü düzenlemenin önceden öngörülerek hareket edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

‘ÇOCUĞUN ANNESİNİN SOYADINI ALABİLMESİ İÇİN ŞARTLAR OLMALI’

Yargıtay’ın, yaşanan somut olaylar üzerinden karar verdiğini ifade eden Elmas, kadının çocuğuna soyadını verebilmesi kararında da, yaşanan sorunların olduğunu, Yargıtay’ın da bu sorunların çözümüne yönelik bir karar verdiğini anlattı.  Alınan kararın her duruma aynı şekilde uygulanmasının suistimale yol açabileceğine dikkati çeken Elmas, “Yaşanan her olayda, Yargıtay’ın verdiği karar,  aynı şekilde uygulanamaz. Bu nedenle yasa tasarısının çok yönlü olarak oluşturulması gerekiyor. Herkese bu hakkı verirseniz, bu karar suistimale açık hale gelebilir. Örneğin; bir çocuğu, annesinin hayatına kastetmiş bir adamın soyadını taşımak zorunda bırakmak,  o çocuğa yaşatılabilecek en ağır psikolojidir. Bunun öngörülerinin belirlenmesi gerekir. Belirli durumlarda, çocuk ‘annesinin soyadını alabilir’ şeklinde bir tasarı düzenlenirse, oluşabilecek suistimallerinde önüne geçilmiş olur. Alınan kararlar somut olaylar için çok mantıklıdır fakat her olaya uygulamak risklidir” şeklinde konuştu. Anne ve babanın birbirlerine karşı, çocuğu kullandığı durumların da varlığından söz eden Elmas, eşlerin bu kararı bir silah olarak kullanmalarının engellediği takdirde olumlu bir karar olduğunun altını çizdi.

“TC KİMLİK’E ODAKLI BİR SİSTEM”          

Bu karar ile resmi ve miras işlemlerinde sorunlar yaşanabileceğine dikkati çeken Elmas, bu durumun önüne geçilmesi için yapılabilecekleri şöyle aktardı: “Günümüzde her şey teknoloji ile bağlantılı hale geldi. Nüfus sistemleri, teknoloji ile birleşti. Bu tasarıda da yaşanacak sıkıntılar sistemsel olarak düzeltilebilir hale getirilebilir. Çok fazla kâğıt ve evrak işlemlerinde bunu öngöremezsiniz. Sadece kadın evlendiğinde ve soyadı değiştiğinde bile evrak işlemlerinde sorun yaşıyor. Sistemin bu durumu kendi içerisinde düzeltiyor olabilmesi gerekiyor. Bunun tek çözümü ise, soyadına bağlılıktan çok Türkiye Cumhuriyeti (TC) kimlik numarasına odaklı bir sistem haline getirilebilir. Soyadını devreden çıkararak, biraz daha gündem içerisinde kullanılabilecek alternatifler üretilebilir. Bunun haricinde hala eski sistemde kalırsak, çocuğun soyadının değişmesi çok fazla sorun yaratabilir. Çocuğa iki soyadını da taşı diyemezsiniz. Çocuk için bu da büyük bir dezavantaj, bunun bir alternatifi olması gerekiyor.”

“KADIN VE ERKEK ROLLERİ ARTIK DAHA EŞİT”

Kadının soyadına yönelik Yargıtay kararının, toplumda bulacağı yer hakkında konuşan Elmas, eski tarihlerdeki Yargıtay’ın “erkek ailenin reisidir” şeklindeki kararını hatırlatarak kadının toplumdaki varlığının, erkek üzerinden tanımlandığını söyledi. Düzenlemeler yapılmadan önce erkek üzerinden tanımlanan kadının, kendi soyadını kullanamadığını belirten Elmas, bu durumun toplumun kültüründen ve bakış açısından kaynaklı olduğunu anlattı. ‘Hukuk sistemi toplumdan bağımsız düşünülemez’ diyen Elmas, “Hukuk, halkın yaşayışından besleniyor. Toplumumuz, ataerkil bir yapıda olduğu için ‘erkek ailenin reisidir’ kararını haklı olarak kabul ediyor. Ancak bunun bir dengesinin olması gerekiyor. Çünkü modern dünyaya geldiğimizde bu iş bu kadar basit değil. Evin reisinin erkek olması durumu toplumumuzda doğru kabul edilebilir ancak toplumda kadın ve erkek rolleri artık daha eşit bir konumda. Artık ‘eve erkek bakar’ durumu herkes için öngörülebilir bir şey değil. Bu durumun kadın için dezavantajı ise kadının, bireyselliğini tanıyamamasıdır” ifadelerini kullandı.

‘GAYRI MEŞRU ÇOCUK’ ÖNYARGISI OLUŞABİLİR

Yargıtay’ın aldığı kararda yaşanabilecek sıkıntılara nasıl bir çözüm önerilebilir? sorusuna şöyle cevap veren Elmas,  “Çocuğun annesinin soyadını alması kararı, toplumda kolay kabul görmeyecektir. Toplum, boşanan ailelerin çocuğunu bile kabullenmekte zorlanıyor. Çocuğun soyadının annesiyle aynı olmasında toplumda ‘gayrı meşru çocuk’ önyargısı oluşabilir. Bu algıdan kaynaklı bir tehlike mevcut ve bunun önüne geçilmesi gerekiyor. İnsanlara psikolojik olarak bu konuda eğitim verilebilir. Hatta ilkokuldan itibaren çocuklara, anne ve babadan alınan soyadları ile ilgili eğitim verilebilir. Çünkü toplumumuzda çocuğun babasının varlığı ve yokluğu büyük bir sosyal yaradır. Eğitim ve hukuki düzenlemeler ile bu durumun önüne geçilebilir. Önlemi alınmadan yapılırsa toplum bunu şiddetle reddeder ve ciddi sorunlar ortaya çıkabilir” dedi. Diğer ülkelerde uygulanan soyadıyla ilgili düzenlemeleri örnek gösteren Elmas, eşlerin evlenmeden önce doğacak çocuklarının, hangi soyadını taşıyacağına ve boşandıktan sonra hangi soyadıyla devam edeceğine karar verebildiklerini söyledi. Bu sistemin ülkemiz için geçerliliğinin olamayacağını ifade eden Elmas, yapılan hukuki düzenlemelerde, diğer ülkelerden yararlanıldığını, bu anlamda yapılacak çalışmalarda da diğer ülkelerde uygulanan kanunlardan yaralanılabileceğini söyledi. Elmas bu konuda, tek yönlü değil, çok yönlü bir yasa tasarısının çözüm olacağını vurguladı. (Sinem YELES)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık