‘Sonuç elde edemeyecekler’

AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, Meral Akşener’in Konya’ya ilişkin açıklamalarına tepki göstererek “Hedef birlikteliği olmayan ve ülkeyi geleceğe taşıma kaygısı gütmeyenlerin sonuç elde edemeyeceğini” dedi

‘Sonuç elde edemeyecekler’

AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Gündeme ilişkin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in açıklamalarına tepki gösteren Angı, açıklamanın AK Parti’nin elini güçlendirdiğini, bu sayede Ak Parti’nin rakibi olacak kişilerin çap ve kapasitesini öğrendiğini belirtti. Abdullah Gül’ün 696 sayılı KHK'yla ilgili Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamalar ve sonrasında yaşanılanlara ilişkin Angı, “Türkiye’de kapanmış partilerin sayısına bakın yüzlerle ifade edilir. Toplumun ihtiyacı çerçevesinde bir hareket doğmuyorsa başarılı olması mümkün değildir” dedi.

“BİNDİKLERİ DALI KESİYORLAR”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Tokat ve Konya'da silahlı eğitim kampları bulunduğunu duyuyoruz, bu iddialar söyleniyor. Araştırılırsın ve bize bilgi verilsin” sözlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Hasan Angı, açıklamanın sadece üzücü olmadığını ve aynı zamanda kınadıklarını söyledi. Bu açıklama ile İYİ Parti’nin bindiği dalı kestiğini ifade eden Angı, “Neden Tokat ve Konya? Konya gibi şehri kamuoyuna farklı yansıtmak Konya’da siyaset yapacak insanların işini zorlaştırır. Siyasetçi olarak bakarsak bu açıklama bizim işimize gelir. Bakın sayın Kılıçdaroğlu’nun eline tutuşturulan belgelerin boşa düşmesinden sonuç alınamayınca Meral Akşener üzerinden birşey yapılmaya  çalışılıyor. AK Parti olarak bizim işimiz kolay. Bu açıklamalar sayesinde karşımızda rakip olacak kişilerin çap ve kapasitesini öğreniyoruz. Milletin gözünden birşey kaçmıyor. Konyalı olarak son derece yadırgıyor ve kınıyoruz” sözlerini kullandı. Açıklamayı yapanlar veya bu zihniyete sahip olanların farklı emellere sahip olduklarını dile getiren Angı, bu işe Türkiye’nin hiçbir ilinin alet edilmemesi gerektiğini belirtti. Silahlı eğitim konusunda elinde bilgi ve belgesi olanların bu bilgileri devletle paylaşması gerektiğini anlatan Angı, “Devletin yapacağı çok işler var. Güvenlik güçlerimiz ve insanlarımız 15 Temmuz acı tecrübesini yaşadıktan sonra asla devlet dışı yapılanmaya müsaade etmez. Bunun haricinde siyasetin bir seviyesi olması gerekiyor. Bu kadar ayağa düşmemeli ve Türkiye böyle şeylerle meşgul edilmemeli. Aday çıkarmakta beceriksiz kalanlar farklı gerekçelerle kamuoyu oluşturmaya çalışıyor” dedi.

“SONUÇ ELDE EDEMEYECEKLER”

Akşener’e ilişkin eleştirilerine devam eden Angı, hedef birlikteliği olmayan ve ülkeyi geleceğe taşıma kaygısı gütmeyenlerin sonuç elde edemeyeceğini, 2014 ve 2015 yıllarında bu tür tecrübelerin yaşandığını hatırlattı. Geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önünü kesmek için uğraşıldığını ve şimdi de bunun için bu tür şeylerin konuşulduğunu aktaran Angı, “Milletin her şeyden haberi var. 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken Abdullah Gül’ün adaylığına karşı çıkan kimdi? Şimdi fırsatçılık yapanlar AK Parti’nin önüne nasıl geçerizin hevesini taşıyor. O gün eski dönemin başsavcısının 367 garabetini ve olayları hatırlayın. Bunlar zannettiler ki AK Parti duruş koyamayacak ve lideri bundan korkacak. 27 Nisan Bildirisi neydi? Geçmiş alışkanlıkların devamıydı. O dönemlerin devamı olmayan bir siyasi hareket vardı bunun başında da lider vardı ve iktidardı. Ortaya koyduğu tavır Türkiye’nin önünü açtı” diye konuştu. 367 tartışması gibi konuların kurumları ilgilendirdiğini ancak Türkiye’de kurumların Anayasa’nın çizdiği çerçevede hareket etmesi gerektiğini söyleyen Angı, Konya ile ilgili laf söyleyecek kişilerin son dönemde çalıştay yaptıklarını ve birilerinin bulanıklığının Konya’ya yaşatılmaya çalışıldığını dile getirdi. Dünyanın tanınması gerekliliğine işaret eden Hasan Angı, “Gelişmiş batı ülkelerine beyin göçü var. Bu beyin göçü sayesinde ülkeler yetiştirdiği kişiler aracılığıyla kendi ülkelerinde araştırma yaptırıyor ve ellerinde veriler hazır oluyor. Bu yapılan çalıştayda İsrail ve Siyonizmi tanımaya yönelik ancak sunmaya çalıştıkları taraf başka” sözlerini kullandı.

“İHTİYAÇ YOKSA BAŞARILI OLAMAZ”

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 696 sayılı KHK'yla ilgili Twitter hesabı üzerinden "Hukuk diliyle bağdaşmayan muğlaklık, hukuk devleti anlayışı açısından kaygı vericidir" sözlerini ve arkasından yaşanan gelişmelerle ilgili düşüncelerini paylaşan Angı, Abdullah Gül’ün bu çıkışının doğru olmadığını söyledi. Abdullah Gül’ün Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunduğunu ve her kritik dönemde kanaat belirtmesinin beklenebileceğini söyleyen Angı, Gül’ün, en kritik dönemlerde kanaat belirtmeyip kolay dönemlerde görüş açıklamasının samimiyeti sorgulatmasına neden olduğunu dile getirdi. Angı, “Yaşananlar böyledir. Yeni oluşum gibi konular konuşuluyor ama kendi takdirleridir ve bilmiyoruz. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Bir gayret olabilir ama siyasette belli bir tecrübeye ulaşmışsanız milletin beklentisi yokken ‘Ben varım’ derseniz olmaz bu iş. Türk siyasi tarihine bakarsanız pek çok siyasi hareket görüldü, doğuşu da anlı şanlı  oldu ama girdiği ilk seçimde aldığı yüzde 1’lik oylarla ömründe göreceği en büyük oyları gördü. Türkiye’de kapanmış partilerin sayısına bakın yüzlerle ifade edilir. Toplumun ihtiyacı çerçevesinde bir hareket doğmuyorsa başarılı olması mümkün değildir” dedi. AK Parti’nin seçimlere ilişkin düzenli yaptırdığı anketler konusuna değinen Hasan Angı, seçim havasına girilmeden yapılan anketlerin sonuç belirleyici anketler olmayacağını söyledi.

ÇALIŞMALAR SEÇİM İÇİN DEĞİL

AK Parti’nin seçimlerden önce anketleri başlattığını ve seçimlere 4-5 ay kala anketlerin bittiğini söyleyen Angı, seçimlere 1,5 ay kala halkın seçim sonucunu belirleyecek karara vardığını söyledi. Şuanda Türkiye’de büyük bir kitlenin kararsız olduğunu kaydeden Hasan Angı, “AK Parti’nin yüzde şu kadar oyu var demek iş değil. Bunu diğer partilere baktığınız zaman görebiliyorsunuz. AK Partiyi geçen var mı? Peki durumunu muhafaza eden var mı?” sözlerini kullandı. Taşeron sorunu ve asgari ücret çalışmalarının seçime yönelik çalışmalar olarak değerlendirildiği ve erken seçimin olması durumu sorulan Angı, “2000 yılları öncesi bazı çalışmalar seçim havası olaylarıydı. 2002 sonrasına bakıldığı zaman hiç bir zaman seçim ekonomisi uygulanmadı. Taşeron 1997-98’de çıktı. Şimdi biz çözüyoruz, önümüzdeki seçimler için yapılan bir düzenleme değil. Yılların birikmiş sorunu ve çözüm isteyen başlığı. Diğer başlıklarda yapılan düzenlemelerde aynı. Dünyanın beklentisi Türkiye’yi yüzde kaç büyütüyordu? 2.2 düzeyinde. Bunca baskı ve ambargoya dönük çabalara rağmen Türkiye kendi içinde heyecanını kaybetmediği için alınan tedbirlerle beraber rekor büyüme bekliyoruz. Yüzde 6-7 arasında büyüme ile dünya ve Türkiye’nin yaşadığı sıkıntılara rağmen demek ki ayak bağlarımız olmasa Türkiye’yi kimse tutamazmış” ifadelerini kullandı.

“2019 SEÇİMİ KENDİ TAKVİMİNDE YAPILACAK”

2016 yılının Türkiye için çok zor geçtiğini ve yaşananların piyasa ile topluma etkilerinin yansıdığını anlatan Angı, ekonomi umut yönetimi olduğunu ve umutların kaybedildiği gün ne kadar büyük olunursa olunsun zor duruma düşüleceğini söyledi. Türkiye’nin bu tür durumları aştığını dile getiren Angı, “İyi bir yönetimimiz olduğu için aşıyoruz. Türkiye, bunca mazlum coğrafyaya el attığı için dua alıyor. Bunun bereketini anlamakta zorlananlar da ‘Nasıl oluyor bu iş?’ diyor. ‘İstatistik oyunu mu?’ diyenler var. Bunlara bakıldığı zaman 2019 seçimleri normal takviminde yürüyecek. Türkiye 2018’de erken seçim yaşayabilir mi? Yaşayabilir. Şartlar sizi oraya götürürse, olur. Normal takvime bakıldığı zaman seçimlerin kendi tarihinde yapılacağını biliyoruz” dedi. Muhalefet partilerinin seçime hazırlanamadığını söyleyen Angı, partilerin aynı zamanda gelecek adına umut veremediğini ve bir kısım şişirilmiş partilerin bunu taşıyamayacağını anlattı. Bu tür durumdaki partilerin bir an önce seçim olmasını istediğini anlatan Hasan Angı, “Bunlar hazırlanmış proje olduğu için seçimler geciktiği zaman projeleri ellerinde patlayacak. MHP’nin üst yönetiminin değişimi için başlayan bir süreç vardı onun öncesi 2011vardı. Cumhuriyet Halk Partisi’nde kaset operasyonu gibi Milliyetçi Hareket Partisi’nde de böyle bir şey yaşandı. Oradaki hedef de Devlet Bahçeli idi. Bunlar bitti ülkeyi biz yöneteceğiz hesabına girdiler. Bunların hepsi bitince içten ve dıştan destekli şişirme operasyonu ile partileşme var. ister 2018 ister 2019 seçimi olsun millet sandıkta kim neyi hak ediyorsa verecek” dedi.

“ÇALIŞMAYA YÖNLENMEK ZORUNDAYIZ”

Taşeron sorununda Kamu İktisadi Teşekkülleri’ndeki(KİT) taşeronların  çözümünde sıkıntıların yaşandığına ilişkin Angı, şunları kaydetti: “Taşeronla ilgili uygulama yönetmelikleri yayımlandı. Mevcut birçok sorun yumak haline gelmiş ve büyük kısmını çözmeye talibiz. KİT’ler konusunda kurumların farklı uygulamalarının olduğunu biliyoruz. İnsanımız herkesin devletin kadrolu elemanı olmasını istiyor. Biz millet olarak yetiştirdiğimiz gençleri geleceğe hazırlamalıyız. Gençlerimiz ekmeğini taştan çıkarabilecek cesarette yetişmeli. Özel sektör eleman bulmakta zorlanıyor ve çalışmaya yönlenmek zorundayız. Çalışan ve alnının teriyle akıyla hakkını alan toplum halinde zenginleşmek zorundayız. Mesela asgari ücret tartışmaları var ve bunun yüksek olması hepimizin gönlünde. Asgari ücret referanstır. Bugünkü seviye yeterli değil ama geçmişi de unutmayalım. Günümüzde asgari olarak alım gücü açısından iyileşme en altta 3 kat ve 5 kata kadar çıkan veriler var. Bu yeterli gördüğümüz anlamına gelmiyor. Bu ülke belirli bir tempoda büyüyor ve bundan da herkes nasibini alıyor.” Türkiye’nin belli bir oranda genç nüfusu olduğunu ve işsizliğin belli oranda devam ettiğini aktaran Angı, istihdam konusunda Konya-Karaman bölgesinde eleman bulmakta zorluk yaşayan işyerleri bulunduğunu, bu işyerlerinin de yetişecek ve çalışma azmi olan kişiler aradığını dile getirdi. Angı, toplumun çalışan insanlardan oluşması gerektiğini sözlerine ekledi. (Mustafa KARAKAYA)  

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık