);*} ‘Sadece yasalar değil eğitim de önemli’

‘Sadece yasalar değil eğitim de önemli’

Kadına yönelik şiddetin, tek çözümünün yasal düzenlemeler olmadığını belirten Avukat Tuğçe Elmas, bunun yanında konunun çözümü için eğitim sisteminin bu yönde düzenlenmesi ve teknolojiden yararlanarak alternatif çözümler geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti

‘Sadece yasalar değil  eğitim de önemli’
  • 30 Temmuz 2018, Pazartesi 8:33

Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet yıllardır çözüm bekleyen bir konu. Zaman zaman medyanın gündeme getirmesiyle alevlenen bu konu gündemden düşünce unutulmaya yüz tutuyor. Hala kadını bu şiddetten koruyacak hukuksal düzenlemeler hayata geçirilmiş değil. Kadına şiddetin nasıl önlenebileceği ve hukuksal anlamda çalışmaların ne durumda olduğunu sorduğumuz Avukat Tuğçe Elmas, temel olarak 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa ile kadınların korunduğunu ancak yeterli düzenlemelerin olmadığını belirtti. Kadına yönelik şiddetin engellenmesini düzenleyecek yasa tasarısı üzerinde de hala çalışıldığını, kadını korumaya yönelik bir sistemin geliştirilmesi gerektiğini dile getiren Elmas, bu durumda yasaların yanında teknolojiden yararlanılarak alternatifler üretilmesi gerektiğini ifade etti.

“CİNSİYET AYRIMINI ORTADAN KALDIRMALIYIZ”

Kadına şiddetin gün geçtikçe arttığına dikkat çeken Elmas, bu sorunun en temel nedeninin toplumsal olduğunu anlattı. Toplumun cinsiyetler üzerinden düşünmemesini sağlayacak bir temel eğitimin aileden ve okuldan başlatılması gerektiğini söyleyen Av. Elmas, “Dünyanın her yerinde yapılan kanunlar yaşama hakkına yönelik. İzin protokollerine dahil olduğunuz bütün sözleşmeler insan haklarını korumaya yönelik. İnsan haklarını korumaya yönelik bir dünya haline gelmeye çalışıyorken hala şiddet konusu en büyük sorunlarımızdan. Kadınlar toplumda belli bir yere gelmeye çalıyorsa da hala ezilen tarafta yer alıyor. Genel anlamda kadının, eğitimli de olsa eğitimsizde olsa her yerden gördüğü bir şiddet var. Eğitimli olan kadın iş yerinde mobinge uğrayabiliyor. Kadının fiziksel şiddete uğramasını tartışıyoruz ama psikolojik şiddete de toplumun her alanında uğruyor. Düzenlemeleri kadının toplumdaki yeri hakkında ve kadını destekleyici düzenlemeler yapmak gerekiyor. Kadın ve erkek ayrımını ortadan kaldıran bir eğitim düzeni oluşturulmalı” şeklinde konuştu.

“ŞİDDET, EĞİTİM İLE ÇÖZÜLEBİLİR”

Şiddet konusuna eğitimli ve eğitimsiz ayrımı ile bakılmasının doğru bir bakış açısı olmadığını vurgulayan Elmas, “Günümüzde eğitim artıyor, ama bu duruma ters orantılı şekilde şiddet de daha fazla artıyor. Çünkü insanların birbirine duyduğu tahammül ve hoşgörü azaldı. Birbirlerine daha hızlı tepkiler veriyorlar. Boşanmak kolay olduğu için insanlar birbirlerine çok sabır göstermiyor. Bu da karşılıklı bir ego çatışması ve güç yetirme çabası haline geliyorsa şiddete dönüşüyor. Bunun için sadece eğitimsiz insanlar şiddete başvurur algısı çok yanlış. Uygulamada avukatlar olarak eğitimli insanlarında şiddete başvurduğunu görüyoruz. Bu nedenle kişinin öğretim hayatının iyi olması değil eğitim hayatının iyi olması gerekiyor. En temelde şiddetin yanlış olduğunu gösteren bir eğitim sisteminin okullarda ve ailede oluşması gerekiyor. Bunun haricinde medyada şuan için şiddeti özendirici bir hale getiriliyor” diye konuştu.

“OLAYLAR SOĞUYUNCA HEP UNUTULUYOR”

Kadına yönelik şiddeti engellemeye yönelik yasaların yeterli olmadığını söyleyen Av. Tuğçe Elmas, sistemsel olarak bir sıkıntının olduğunu belirtti. Kadına şiddetin engellenmesi konusunda alınması gereken önlemlerin yıllardır her kadın cinayetinde gündeme geldiğini dile getiren Elmas, bu durumun olaylar soğuyunca hep unutulan bir süreç olduğunun altını çizdi. Elmas sözlerine şunları ekledi: “Olaylar alevlendiğinde herkesin aklına gelen ama soğuduğunda kimsenin düşünmediği ve es geçtiği bir konu kadına şiddet konusu. Her seferinde dillendirilen şu; kadını korumaya yönelik kanunlardan daha fazla tedbir ve önlem alınması gerektiği. Buna ilişkin çabalar da var; sevgi evlerini geliştirmek, daha fazla tanık koruma programına girecek şeyler yapılması gibi. Ama yeterli değil çünkü bizim sistemimiz şu anda buna uygun değil.”

‘BEN TEHLİKEDEYİM’

Kadının tehlikede olduğunu bildirdiği anda gerekli müdahalenin sağlanamadığını söyleyen Elmas, somut bir tehlike mevcut değilse yardım alamadığını belirtti. Elmas, “Kadın, erkekle ya da kendini öldürmek isteyen kişiyle karşı karşıya gelene kadar polisi çağırdığında hiç bir şey elde edemiyor. Polise ‘ben tehlikedeyim’ dediğinde gerçekten somut bir tehlike olmadığı sürece yardıma gelemiyor. Çünkü kadına sağlanacak korumalarda polis sayısı yetersiz. Sadece kadının ve çocuğun korunmasına ilişkin özel bir birim oluşturulabilir. Polis de her zaman yetemiyor çünkü tek sorunları kadına şiddet, kadın cinayetleri değil. Son raddede, sokak ortasında bir kadın öldürülene kadar o sırada kimse yardım eli uzatamıyor. Bu konuda en büyük sıkıntı ‘yetersizlik’. Sistemin buna izin vermemesi” ifadelerini kullandı.

“ÇALIŞMALAR VAR AMA HENÜZ BİR DÜZENLEME YOK”

Kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin önlenmesine dair hukuksal düzenlemeler hakkında hala çalışıldığını ve net bir kanun tasarısının olmadığını aktaran Elmas sözlerine şöyle devam etti: “Konuyla ilgili çalışmalar her seferinde Meclise ve Bakanlar Kuruluna geliyor ve orada takılı kalıyor. Çünkü yeni sistemde bakanlıklarında tam anlamıyla oturmamasına bağlı olarak daha kadına şiddetin önlenmesine yönelik bir düzenleme meclisten geçemedi. Düzenlemeler şu an için halka çok fazla duyurulmuyor. Biz şuana kadar olan bütün kadın cinayetlerinde şunu gördük; ‘bu konuda çalışıyoruz’. Devamı yok. Bunun içeriği ile ilgili halka bilgi verilmedi. Şu ana kadar 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa ile bunun önüne geçilmeye çalışılıyor. Özellikle kadının korunmasına yönelik ayrı bir düzenleme yok. Sonradan eklenen olaylara göre düzenleniyor. Kanunda böyle bir çerçeve var zaten. Çerçeve olan olaylara göre doldurulur. Ama şu an bu noktada bir boşluk var.”

“KORUMA KARARI DIŞINDA BİR ŞEY YAPAMIYORUZ”

Bu konu hakkında hâkim, savcı ve avukatlar olarak belirli bir düzenleme istediklerini vurgulayan Elmas, var olan düzenlemelerin yeterli olmadığını belirterek, “Şiddete uğrayan kadın için koruma kararı uygulamak dışında bir şey yapamıyoruz. Bir müvekkiliniz size geldiğinde ‘beni kurtarın’ dediğinde yapabileceğiniz tek şey; kişiyle ilgili koruma talebinde bulunmak, tedbir uzaklaştırma kararı çıkarmak ve o uzaklaştırma kararının uygulanmasını beklemek. Bu kararı isterken de artık öyle bir hale geldi ki hâkimlerde, bir yandan vermek istemiyorlar bir yandan da sosyal medyanın ve basının etkisi var. Yani koruma kararı talep etmiş bir kadının kararı reddedilip de öldürülürse hakim çok büyük bir zan altında kalıyor. Bu nedenle de herkese koruma kararı veriyorlar. Bu açıdan avantajlıyız ama yetmiyor. Herkese verilen bir karar uygulanmasını zorlaştırıyor.” Bunun bir dengesinin kurulması gerektiğini söyleyen Elmas, ileri düzey bir korumayla kişinin nasıl uzak tutulabileceği ve nasıl korunabileceğiyle ilgili bir düzenlemenin olmadığını sözlerine ekledi.

“KORUMAYA YÖNELİK ALTERNATİFLER ÜRETİLEBİLİR”

Kanun çıkarmanın kolay olduğunu asıl sıkıntının uygulamada olduğuna işaret eden Elmas, “Kanunu uygulamada alternatifli hale getirmek çok önemli. Artık teknoloji çağındayız. Birçok alternatif üretilebilecek ve uygulanabilecekken uygulanamamasıdır asıl sorun. Nasıl ki ev hapsi alanlar belirli bir şekilde kontrol altına alınabiliyor. Bunun tam zıddı bir yöntemde geliştirilebilir. Kadının evine yaklaşıldığı anda öten bir çip sistemi gibi. Ya da kadına yaklaşıldığında uyarı veren bir sistem geliştirilebilir. Koruma kararı çıkarılan kişi için de bu sistem uygulanabilir. Kişiyi kontrol altına alacak bir sistem uygulanabilir. İmkânlarımız bu teknolojiyi sağlayacaktır. Şu anki halde kanun çıkarmanın hiçbir anlamı yok. Kanun uygulanabilecekse işe yarar, uygulamayacaksanız hiçbir yararı yok. Sonuçta bugün kanun çıkar yarın yine kadınlar öldürülmeye devam eder” diye konuştu. Elmas, cezaların caydırıcılığının önemini yitirdiğini belirtti. (Sinem YELES)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık