NBŞ’de kanser tehlikesi

Nişasta bazlı sıvı şekerin içinde yüzde 80’den fazla fruktoz bulunduğunu belirten Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Hulisi Ada, “Tüm şekerler arasında en hızlı yağa dönüşen fruktoz ve fazla fruktoz tüketimi kalp hastalığı ve kanser gibi hastalıklara neden olabilir” dedi

NBŞ’de kanser tehlikesi
  • 24 Ocak 2018, Çarşamba 7:24

Türkiye’de şeker sektöründe yaşanan tartışmalar devam ederken Nişasta Bazlı Şeker’in insan sağlığı için ne kadar zararlı olduğu gün geçtikçe anlaşılıyor. Toplum tarafından önemine ve bilincine henüz varılamayan Nişasta Bazlı şekeri Konya Postası, Gıda Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Mehmet Hulisi Ada ile konuştu. Başkan Mehmet Hulisi Ada, mısır şurubu üretiminde civa madeninin kullanıldığını ifade etti ve bu ürünlerin bilinmesi için bilinçli bir tüketici olunması gerektiğini söyledi.

MISIR ŞURUBU’NDA CİVA ŞOKU

Nişasta bazlı sıvı şekerlerin toplum içerisinde Mısır Şurubu olarak bilindiğini ifade eden Gıda Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Mehmet Hulisi Ada, mısırdan yüksek fruktoz içerikli mısır şurubunun yapımına 1970’li yıllarda başlandığını söyledi. Nişasta glikoz moleküllerinden oluşan birleşik şekerin 1980’lerde yılda 3 milyon ton üretildiğini ancak günümüzde bu rakamın 20-30 milyon tonun üzerine çıktığını anlatan Ada, “Mısır şurubu, mısır nişastasının kimyasal işlemden geçirilmesiyle elde ediliyor. Nişasta parçalanarak glikoza, ardından glikoz fruktoza dönüştürülüyor. Bazı ürün paketlerinde mısır şurubuna nişasta bazlı sıvı şeker adı veriliyor ya da kısaca NBŞ deniliyor. Bunun yanı sıra mısır şurubu, şeker pancarından elde edilen şekerden daha tatlı, daha ucuz ve taşınması daha kolay. Bu durumda gıda üreticileri için daha düşük maliyet anlamına geliyor. Bu sayede daha yüksek kar anlamına geliyor” sözlerini kullandı. Mısır şurubunun içinde yüzde 90’lara varan meyve şekeri, şeker pancarından elde edilen çay şekeri, fruktoz, glikoz ve diğer ürünlerin bulunduğunu kaydeden Ada, bu ürünün tüketimine dikkat edilmesi gerektiğine dikkati çekti. Nişasta Bazlı Sıvı Şeker’in zararlarına değinen Başkan Ada, mısır şurubunu diğer şekerlerden daha korkunç hale getiren bazı nedenlerin olduğuna vurgu yaptı. Mısır şurubu içindeki fruktozun yüzde 80 gibi yüksek bir orana sahip olduğunu dile getiren Hulusi Ada, “İnce bağırsaktan emilerek karaciğere gelen fruktoz metabolize edilmek için insüline gerek duymuyor. İlk bakışta sanki bu bir avantajmış gibi görünüyor fakat değişik metabolik süreçler için vücut çok az fruktoz kullanabiliyor. Geri kalan tüm fruktoz ise kan yağlarına dönüşüyor. Tüm şekerler arasında en hızlı yağa dönüşen de fruktozdur. Fazla fruktoz tüketiminin hayvanlar üzerindeki araştırmalarda diyabet, hipertrigliseridemi, koroner kalp hastalığı, karaciğer yağlanması, hipertansiyon ve kansere yol açtığına dair sonuçlar bulunuyor” ifadelerini kullandı. Mısır şurubu üretim aşamasında Civa kullanıldığı ve ürün içerisinde civa kaldığı bilindiği için civa yenildiğini aktaran Ada, Civa’nın beyin fonksiyonlarına zarar verdiğini ve alzhemier hastalığına neden olabildiğini söyledi. 

PAKETLİ ÜRÜNLERİ BİLİNÇLİ TÜKETİN

Mısır şurubunun hangi ürünlerde bulunduğuna dikkati çeken Başkan Mehmet Hulusi Ada, paketli ürünler satın alınırken ürünler bilgilerinin mutlaka okunması gerektiğini söyledi. Bu anlamda bilinçli bir tüketici olunması gerektiğini vurgulayan Ada, ürün paketlerinin üzerinde mısır şurubu, nişasta bazlı sıvı şeker ve NBŞŞ gibi tanımlar bulunacağını kaydetti. Hangi ürünlerden uzak durulmalı sorusunu yanıtlayan Ada, şunları kaydetti: “Paketlenmiş tüm şekerli hazır gıdalar, meyve suları ve pastane ürünleri, gazlı ve meyveli içecekler, çikolata, kek, şekerleme, reçel, marmelat ve jöle. Yani sanılanın aksine sadece market raflarında değil, pastane vitrinlerindeki göz alıcı tatların da mimarı artık mısır şurubu.” Mısır şurubu konusunda dünya ve Türkiye’deki duruma dikkati çeken Ada, Avrupa Birliği ülkelerinde nişasta bazlı şeker için ortalama yüzde 2’lik kota bulunurken, şeker pancarından şeker üretiminde birinci ve ikinci sırayı paylaşan ülkelerden Fransa’da bu oranın yüzde 0.42, Almanya’da ise yüzde 0.89 olduğu bilgisini verdi. Türkiye’de 2001 yılında çıkarılan Şeker Yasası ile nişasta bazlı şeker kotasının yüzde 10 olarak belirlendiğini ve Bakanlar Kurulu’na bu miktarı yüzde 50 artırma ve azaltma yetkisi verildiğini anlatan Ada, “Bakanlar Kurulu da bu yetkiye dayanarak nişasta bazlı şeker kotasını derhal yüzde 50 artırarak yüzde 15’e çıkarmıştır. Bir taraftan, tarımsal alanlarımızın da oldukça uygun olduğu ve yeterli fabrikanın bulunduğu şeker pancarından şeker üretiminin kısıtlanması, diğer taraftan dışarıdan güvenirliği tam olarak tespit edilmeden ithal edilen mısırdan üretilen nişasta bazlı şeker kotasının artırılması oldukça manidardır. Her konuda gelişmiş ülkelerden rakamlar vererek durumu değerlendiren yetkililerimizin neden böyle bir karar aldıkları merak konusudur. Hatta Türkiye’de kotanın artırılması gündemdedir. Bu kotanın kesinlikle artırılmaması, bunun içinde gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Mutlaka şeker tüketmek vatandaşlara halis bal ve köy pekmezi kullanmaları tavsiyesinde bulunan Başkan Ada, kuru ve yaş meyve tüketiminin önemine dikkati çekti. Alışveriş sırasında yiyi bir etiket okuyucusu olunması gerektiğinin altını çizen Ada, “Çocuklarınızın yediği birçok üründe ve günde defalarca içmesine izin verdiğiniz içeceklerde nişasta bazlı şeker olabilir. Paketlerin, kutuların üstünü iyi okuyun ve varsa mutlaka tüketmesine engel olun” diye konuşarak sözlerine son verdi. (Mustafa KARAKAYA)

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık