);*} Liselere 3 bin 690 kontenjan

Liselere 3 bin 690 kontenjan

Eğitim Bir-Sen Konya Şube Başkanı Karlıer, sınavla öğrenci alacak okulların toplam kontenjanının 3 bin 690 olduğunu, bunun dışındaki öğrencilerin adrese dayalı yerleştirmeye tabi olacağını aktardı

Liselere 3 bin 690 kontenjan

Konya’da yaklaşık 37 bin ortaokul öğrencisi, 2 Haziranda liseye geçiş için sınava girecek. TEOG yerine getirilen yeni sistemde, kılavuzda belirlenen okullar sınavla öğrenci alacak. Konya’da ise sınavla öğrenci alacak okulların kontenjan sayısı  bin 3690. Eğitim Bir-Sen Konya Şube Başkanı Nazif Karlıer, Konya’da sınavla öğrenci alacak okullar, sınav sistemi, sınava girecek öğrenciler ve aileleri için değerlendirmelerde bulundu.

 “12 YIL EĞİTİMİN MECBURİ”

 Başkan Nazif Karlıer, Konya’da bulunan liselerin çoğunun kılavuza girdiğini belirterek, 8  Fen Lisesi, 3 Sosyal Bilimler Lisesi, 4 Anadolu Lisesi , 15 Mesleki ve Teknik Lise ve 4’ü kız, 5’i karma İmam Hatip Lisesi’nin sınavla öğrenci alacağını söyledi. Karlıer, bu okullar için toplam 3 bin 690 kontenjan açıldığını, bunun dışındaki öğrencilerin adrese dayalı yerleştirmeye tabi olacağını aktardı. İsteyen öğrencinin sınava girebileceğini, istemeyenin ise girmeyeceğini belirten Karlıer, öğrenciler için 12 yıl eğitimin mecburi ve öğrencinin, sınava girmese de bir liseye kayıt olması gerektiğinin altını çizdi. Karlıer, “Konya’da ortaöğretime sınavla 3690 öğrenci alınacak. Bu öğrenciler sıralamaya göre okullardaki kontenjanlara yerleşecek. Geri kalanı kazanamamış sayılacak. Kazanan öğrenciler okul tercihlerini yapacaklar. Bu 3690’da olmayabilir ve sayı tercih yapmayan öğrencilere göre değişiklik gösterebilir. Puanı yüksek olsa bile kendi ilçesinde bir okulu tercih etmek isteyebilir. Sınav ile öğrenci alacak okullarımızın haricinde öğrenciler okul tercihlerini adrese dayalı ya da adresinde gidebileceği okul yoksa adrese bağlı kalınmaz. Tercih yaparak bir okula yerleşecek” dedi.

“YENİ SİSTEMLE GELEN AVANTAJ”

Müracaatların fazla olması durumunda ise, okulun öncelikle kendisine bir kriter belirleyeceğini söyleyen Karlıer, “Örneğin, okul önce adresi tutan öğrenciye bakacak. Daha sonra diploma puanlarına bakacaklar ve bu şekilde sıralama yapılacak. Bütün çocuklar bir ortaöğretim kurumuna yerleşecek. Burada yeni sistemle gelen bir avantaj var. Eski sistemde, çocuklar sınavla yerleştirildiği için bazı ilçelerdeki çocuklar, Konya merkez ya da farklı ilçelerdeki okullara gidiyorlardı. Kendi ilçelerindeki öğrenci sayısı azalıyordu. Şimdi gitmeyecek. Kendi ilçesindeki okulları tercih edecekleri için, buralardaki öğrenci sayışları da fazlalaşmış olacak. Çünkü bazı ilçelerdeki okullar öğrenci sayısı az olduğundan dolayı neredeyse kapanma noktasına geldi. En belirgin örneği, Yalıhüyük Anadolu Lisesinde 27 tane öğrenci var. Niye? Yüksek puan alan öğrenciler başka bir yeri tercih ediyor. Bu sistemde bunun önüne geçilecek ve öğrenci sayısı az olduğu için okullarımız kapanmayacak ve çocuklarımızda evlerinden uzağa gitmeyecek. Bu sınav sistemiyle öğrencilerimize ve okullarımıza bir kolaylık sağlanmış oldu” ifadelerini kullandı.

“TEOG ÖĞRENCİLER ARASINDAKİ KUTUPLAŞMAYI KALDIRMIŞTI”

Öğrencilerin arasında çok bilen ya da az bilen ayrımının olmadığını vurgulayan Karlıer sözlerini şöyle sürdü: “Çünkü  en yüksek alanlarla diğerleri arasında bir eksi veya artı yoktur. Ancak bu belirtilen kontenjan kadar öğrenci alınacak. Geri kalanı da aynı nitelikte çocuklardır. Bu okullarda yüzde 10 olan öğrenci seçimlerinin kaldırılması gerekiyor. Sendikamızda bu görüştedir. İleri gelişmiş ülkelerde öğrenciler bu kadar çok seçilmemektedir. Seçilen öğrenci oranı yüzde 1 oranında seçiliyor ve bu çocuklarda bilim adamı olarak yetiştiriliyor. Geri kalan öğrenciler ise karışık okuyorlar. Bu durum çocuklar arasında sosyalleşmeyi arttırır. Ülkemizde uygulanan TEOG sınavı öğrenciler arasındaki bu kutuplaşmayı kaldırmıştı neredeyse ve insanları gruplar haline getirmişlerdi. Bu son sistemde ise devlet bunu kaldırdı ve çok az öğrenci seçecek yeni sistemi getirdi.”

“ADRESE DAYALI YERLEŞTİRME”

2 Haziran’da yapılacak liseye geçiş sınavına girmeyen öğrencilerin, adrese dayalı yerleştirme sistemi ve diploma puanlarına göre bir okula kayıt olabileceklerini belirten Karlıer, “Öğrenci adresine yakın 6 tane okul tercih edebilecek. Okullarda kendi kriterlerine ve okula dair sorular sorarak küçük sınavlar yapabilir. Burada şöyle bir şeyde yok; ’ben bu okula gideceğim, herkes bu okula gidecek’ diye bir şey yok. Böyle olursa bir okula kontenjanın üzerinde öğrenci alınır ve diğer okullar boş kalır. Hedefimiz her okulun kontenjanı kadar öğrenci alması ve normal eğitime geçmek. Devlet şuanda bunu ayarlamaya çalışıyor. Okulda sınıfların öğrenci sayısının 25-30’u geçmemesi planlanıyor” şeklinde konuştu.

“NİTELİKLİ OKUL AYRIMI YANLIŞ”

Okul, bina, öğretmen, araç-gereçte hiçbir sıkıntının olmadığını ve okulların nitelikli ve niteliksiz olarak ayırmanın doğru olmadığının altını çizen Karlıer, bütün okulların bütün olanakları ile öğrencilere eğitim ve öğrenim vermeye hazır durumda olduğunun altını çizdi. Karlıer, “Halkımızın arasında ‘seçkin okul’ algısı oluşmuş. Bu da uygulanan sınav sistemlerinden kaynaklanan bir durum. Yıllar önce Konya’da 1, Türkiye’de de 6 tane  fen lisesi ve vardı. Şimdi 300’den fazla fen lisesi var. Biz işi biraz da sulandırdık. Ne yapacaktık? Az seçerek o çocukları bilim insanı yapma  hedefimiz vardı. Şimdi hepsini bilim insanı yapma hedefimiz var. Tek hedefimiz çocuklara bilgi yüklemek oldu. Bundan bir türlü çıkamadık. Veliler, ‘daha iyi eğitim alsın’ diyor ‘öğrenim alsın’ demiyor. ‘Ne olursa olsun benim çocuğum kazansın’ mantığı var. böyle bir şey yok toplumda beraber yaşıyoruz ve bu beraberliğimizde ‘iyi insanlar oluşsun’ diye istememiz gerekirken ‘benim çocuğum puan olarak öne geçsin’ diye düşünüyorlar. İnsanların sıkıntısı bu” diye konuştu.

“AHLAKİ AÇIDAN KAÇ PUANLIK BİLGİYE SAHİP?”

İnsanların kendilerinin, bir sınıf oluşturmaya ve kendilerine bir üstünlük katmaya çalıştıklarına dikkat çeken Karlıer, “Bu, velilere şunu sormak isterim, senin çocuğun 500 puanlık bilgiye sahipken,  ahlaki açıdan kaç puanlık bilgiye sahip?, ailede herkes çocuğunu meslek için okutuyor ve şunu diyor; okusun çok daha iyi para kazansın. Biz bundan çıkalım, yüzde 10 bile öğrenci seçmeyelim. Daha az sayıda seçelim ve bu çocukları da, bilim insanı yapalım. Robotların öne çıktığı bir çağdayız ve biz hala robot yapmadık. Bu nedenle az seçerek bu çocukları bile yönlendirmeliyiz” dedi.

“EĞİTİM SİSTEMİNİ İDEOLOJİLERDEN KURTARIN”

Ülkede, sürekli eğitim sistemine yönelik değişikliklerin yapılması yerine, eğitim sistemini dünya ile rekabet edecek bir konuma getirmek gerektiğine vurgu yapan Başkan Karlıer, eğitim sisteminin belirlenip üzerinde ideolojik oynamaların yapılamayacağı, anayasa ile koruma altına alınak bir duruma gelmesi gerektiğini ifade etti. Karlıer, “Ülkemizde, hepimizi bir okula koyuyoruz ya da bir çember var. Herkes bu çemberin içinden geçecek diyoruz. Ülke olarak ideolojik bir eğitim yapısından kurtulmalıyız. Bundan kurtulursak, insan yaşamını kaliteli yaşama çevirebilirsek, bilimde bu açıdan yardım ederse biz bunu kurtaracağız ama hala resmi bir ideolojiyle çocuklarımızı yetiştiriyoruz. Böyle olmamalı. Dünyadaki eğitim sistemiyle rekabet eden bir eğitim sistemimiz olmalı. İleri gelişmiş ülkelerde uygulanan ‘Yönlendirme Sistemi’ gibi bir sistem ülkemizde de uygulanabilir. Bugün dünyada yüzde 30 akademik eğitim verilirken, yüzde 70’de mesleki eğitim verilmektedir” diyerek sözlerine son verdi. (Vehbi GÜRCAN)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık