‘KARAR MÜLKİ İDARENİN’

AK Parti Konya İl Başkanı Angı, Konya Teknik Üniversitesi’nin yeri ile ilgili 5 alternatifin üzerinde değerlendirme yapıldığını, karar vericilerin, kararını vermesi gerektiğini söyledi

‘KARAR MÜLKİ İDARENİN’

5 ALTERNATİF VAR

Konya’nın merakla beklediği en önemli konulardan bir tanesi Teknik Üniversite’nin yeri. Konya Teknik Üniversitesi'nin yeri olarak Ankara yolunda 780 bin metre karelik araziye üniversitenin tabelası dikilmiş, daha sonra zemin etüdü raporlarının olumsuz çıktığı iddia edilerek, yeni yer arayışı başlamıştı. Ak Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı Teknik Üniversitenin yeriyle ilgili bir komisyon kurulduğunu ve 5 alternatif üzerinde değerlendirme yapıldığını söyledi.

‘DEĞERLENDİRME YAPILIYOR’

Zemin, sosyal donat alanları, ulaşım gibi birçok parametre üzerinden değerlendirme yapıldığını söyleyen İl Başkanı Angı, “Daha önce özelleştirme idaresinden bu iş için tahsis edilmiş olan 3. Organize ile TÜMOSAN arasındaki alan, şehir hastanesinin yapıldığı yere yakın bir bölge ikinci ihtimal, Dutlukırı’ndaki Hava Savunma Komutanlığına ait yerden bir bölüm üçüncü ihtimal. Ardıçlı bölgesinde Üniversite ile sınır olan bir alandaki yer diğer bir ihtimal. Birde en ekstradan da Millet Bahçesi için düşünülen Ağır Bakım’ın yeri. Bunlar üzerinde bir değerlendirme yapılıyor” dedi.

‘ARDIÇLI BÖLGESİ ÖNCELİKLİ’

Millet Bahçesinin yapılacağı yerin çok yoğun ve yerleşim alanlarının çok olduğu bir alan olduğunu o yüzden buranın olmasının pek mümkün olmadığını söyleyen Hasan Angı, “Dutlukırı’ndaki alan şu anda Askeriye’nin kullandığı bir alan. Oranın bir süreçle boşaltılarak tahsis edilmesi, yapılaşması uzun vadeli bir hadise. Dolayısıyla da oda apayrı bir olay. Üniversitenin yapılaşması için mi bir kaynak bulacaksınız, yoksa orayı boşaltmak için bulacağınız kaynakla orayı başka yere transfer ederek sonra mı geçeceksiniz. Kolay bir şey değil. Zemin itirazlarından dolayı Şehir Hastanesinin olduğu bölgenin zemin yapısıyla, organizenin bulunduğu bölgenin zemin yapısı birbirine benzer yapılar. Onun getirdiği bir şey yok. Sadece şehre yakınlığı bir artı. Ardıçlı bölgesi donatı alanlarıyla üniversitenin kullanacağı mekanlar açısından, hem de yerleşim alanlarının gelişmekte olmasıyla beraber daha öncelikli hale dönüştüğü bir değerlendirmeye gitmiş oldu” diye konuştu.

‘ÖĞRENCİLER ŞEHİRDEN KOPMAMALI’

Kurulan komisyonun yer belirlenmesi için gerçekleştirdiği toplantıda şahsi kanaatini aktardığını söyleyen Angı, “Ben orada şahsi kanaatimi şöyle ifade ettim: Mühendislik dallarının sanayi ile ilgili olan branşlarının 3’üncü ve 4’üncü yıldaki eğitimlerini sanayi bölgesine yakın bir alanda yapması, sanayiyle iç içeliğini getirir. Ama ilk iki yıl temel dersler olduğu için ayrı bir kampus alanında müşterek eğitimler yapılabilir. Branş derslerinin görüldüğü 3’üncü ve 4’üncü sınıflar ise Ankara yolu ile Aksaray yolu arasındaki bu iş için ayrılmış alanın değerlendirilmesi daha doğru olur. Şimdi mimarlık bölümündeki öğrenciler ve hocalar için şehirden kopmamak gerekir. Ama mühendislik dallarının sanayi işbirliğine ihtiyaç olan bölümlerinin ise orada eğitim görmesinin, pratikle teorinin daha bütünleşeceği, üniversite ve sanayi işbirliğinin daha gelişeceği kanaatini taşıyarak bir mühendis bakışıyla benim alternatif teklifim buydu” şeklinde konuştu.

‘YERİ İLAN ETMENİZ YETMİYOR’

‘Bu çerçevedeki karar vericiler karar vermesi lazım açıkçası’ diyen İl Başkanı Hasan Angı, “Çünkü bununla ilgili bir prosedür var, o prosedürün içinde siyasetçi olarak biz yokuz. Teknik veriler üzerinde mülki idarenin tercihinin ortaya çıkacağı bir başlık. Şahsen benim baktığım taraf bu” diye konuştu. Necmettin Erbakan Üniversitesi yerleşkesinin yerleşimindeki zorlukları da göz önünde bulundurmak zorunda olduklarını belirten Angın, “Sadece bir yeri ilan etmeniz yetmiyor, ulaşımı bir ayrı problem, yerleşimi bir ayrı problem. Daha yurt inşaatlarımız bu tarafta yeni başlıyor, lüks binaların olduğu bir yer dolayısıyla öğrencilerin tutacağı ev yok. Üniversite çevresinde yerleşimin de olacağı bir halle yürütebilirsiniz. Bütün öğrenciler yurtta kalmıyor, evde kalacaklarda olacak. Uygun kiralıkta ve büyüklükte yerler olmalı. Bu boyutuyla baktığınız zaman sanayiye götürüp tümünü oraya yerleştirirseniz bu insanları nerede barındırırsınız. Yine şehrin öteki bir noktasından taşırsınız. Mesela Bosna bölgesindeki yurtlarda kalan çocukların sabah Necmettin Erbakan’a gelip akşam dönmeleri. Belediye ne yapıyor? Raylı sistemle Koyuncu’nun oraya kadar getirip oradan sonrada otobüslerle yukarıya taşıması. Geleceğe dair metro projelerimiz var. Hafif raylı sistemle ilgili düşünceleri var. Bu çerçevede bir kısmının Ardıçlı bölgesinde bir kısmının da orada yapılanması, ikili bir yapı sanki çözüm gibi gözüküyor” vurgusunu yaptı.

‘ÖĞRENCİ ŞEHRİ GEZEBİLMELİ’

İlk iki yılın temel dersler bölümü olduğunu o yüzden öğrencilerin tamamının ortak bir alanda öğrenim görebileceğini daha sonraki 2 yıl ise üniversitenin bazı bölümlerinin teori ve pratiği bir arada görebilmesi için öğrencilerin Ankara Yolunda eğitime devam etmeleri gerektiğini böylece öğrencinin şehirden kopmayacağını ifade eden Angı, “Yoksa birinci sınıftan götürmek oda ayrı problem. Oraya yurt yapmanız lazım. Sosyal alanları geliştirmediğiniz zaman bir kısım itirazlarda da diyor ki şehirden öğrenciyi kopartmamak lazım. Yiyeceği, içeceği, gezeceği, tozacağı, şehrin havasını soluyacağı bir ortama da ihtiyaç var” dedi.

SURİYELİLER GERİ DÖNECEK

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen ‘Suriyeliler’ konulu toplantı hakkında da konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Angı, “Suriyeliler meselesi 21. Yüzyılın en acı olaylarından birisi. Yerinden yurdundan edilmiş milyonlarca insan, hayatını kaybetmiş 800 bin insan. Türkiye’de 3 buçuk milyonu geçen bir rakam” dedi. Geçici barınma izni verilen Suriyelilerin nerede barınacaklarının belirlendiğini, kim nerede izin almışsa orada barınması gerektiğini belirten ve Suriyelilerin karıştığı asayiş olaylarına da değinen Angı, “Bazen asayiş meseleleri ile ilgili gündem çok fazla noktaya taşınarak tümü sanki sıkıntılıymış gibi görülüyor. Ben öncelikle ‘Cenabı Hak hiç kimseyi onların durumuna düşürmesin’ diye dua ediyorum. İnsanların kendi hayatı vardı, başını soktuğu evi, işi gücü vardı, karnını doyuruyordu. Ama bu savaş hali bu kadar uzun süreceğini tahmin etmeden geçici bir süre olarak barınmak için geldiler. Bununla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti ilk günden itibaren duyarlılığını ortaya koydu” diye konuştu.

‘ÖZEL BİR UYGULAMA YOK’

Halk arasında sürekli konuşulan ve bir şehir efsanesine dönüşen ‘Suriyelilere özel muamele’ düşüncesinin çok yanlış olduğunu ve asla böyle bir durum olmadığını vurgulayan İl Başkanı Angı, “Suç işleyen varsa sınır dışı ediliyor, kimseye müsamaha yok. Kimisi diyor ki,  ‘bunlara maaş veriliyor’ kesinlikle verilen bir maaş yok. Sadece Avrupa Birliği fonlarından muhtaçların kişi başına aldıkları 120 liralık bir destekleri var hepsi bu kadar. Yani devletin bunlara gösterdiği bir önceliği yok. Suriyeliler için ‘TOKİ’den ev verilmiş’ deniliyor. Bunlar tamamen astı astarı olmayan mevzular. TOKİ’den konut sahibi olmak için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartı var. Vatandaşlığa geçen 75 bin civarında seçilerek alınan insanlar var” dedi.

‘KENDİ TOPRAKLARINA DÖNMELERİNİ SAĞLAMALIYIZ’

Türkiye’nin Suriye’de huzur iklimi geliştirilerek güvenli bölge çabasının; geri döneceklerin bir an önce kendi topraklarına dönmelerini sağlama amacı güttüğünü belirten Angı, “Kalacak olacaklarında bu toplumla entegrasyonunu tesis etmeliyiz. 60’lı yıllarda Avrupa’ya giden bizim insanımızın bir kısmı geri döndü. Bir kısmı da 4’üncü kuşak olarak orada yaşıyor mu? O gün emeğe, iş gücüne ihtiyacı olan batı bizim gibi ülkelerden giden insanların alın teriyle kendi büyümelerini sağladılar. Avrupa ne yapıyor bu mültecileri seçerek alıyor. Niye? İhtiyacı olan alanlarda yıllık planlamalarını yapıyor, şu vasıflarda, her yıl şu kadar iş gücüne ihtiyacım olur diyor. Türkiye’de o noktaya geldi. Piyasadaki olanları konuşuyoruz. Sen kendi insanımız varken, onu kenara bırakıp ta yabancıyı çalıştırmıyorsun ki. Bulamadığın için istihdam ediyorsun. İnşaatlarda çalışıyorlar, sanayide çalışıyorlar, tarımda çalışıyorlar. Türkiye büyüyor, Türkiye gelişiyor, refah düzeyin geliştiği için dün tarlada alın teri döken adam, bugün daha konforlu bir hayat istiyor. Onu hak edecek ne yapıyoruz? Oturup bunu düşünmek lazım” ifadelerini kullandı.

‘GİDİŞİ HIZLANDIRMAMIZ LAZIM’

Net bir şekilde Türkiye’deki mevcut Suriyeli sığınmacılarla ilgili uluslararası anlaşmaların getirdiği şartların uygulandığını belirten Angı, “Denetim altında tutuyoruz. Bunlarla ilgili olarak birinci hedef oradaki istikrar ortamını sağlayacak temaslar yürütülüyor. Amerika ile en son görüşmelerde ‘güvenli bölgeyi eğer müşterek karar veremiyorsak biz belirleriz’ dedik. Bizim gidişi hızlandırmamız lazım. Teşvik etmemiz lazım. Bunların önemli bir boyutu geri gidecek. Yani şartlar iyileşirse dönecekler, devletin hakim görüşü bu” şeklinde konuştu. (Mustafa GENÇ)


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
yukarı çık
Konya Büyükşehir Belediyesi