‘Kantarı bile alınacak’

Ak Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, şeker fabrikalarındaki işçilerin haklarının korunduğunu belirterek, “Hükümet tedbirini aldı. Fabrika alanları satışa dahil değil. Fabrikayı işleten fabrikayı çalıştırmama veya dönüştürme kararı alırsa, kantarı bile geri alınacak” dedi

‘Kantarı bile alınacak’

Ak Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, Ak Parti Konya İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında ülke ve Konya gündemine dair açıklamalarda bulundu. Açıklamalarına 3 Mart’ta gerçekleşecek olan Ak Parti’nin 6. Olağan İl Kongresi’ne katılım çağrısıyla başladı. Ardından Afrin’de süren Zeytin Dalı Harekatı’na ve 28 Şubat Post Modern Darbesi hakkında değerlendirmeler yaptı.

6. OLAĞAN İL KONGRESİ

Ak Parti’nin 6. Olağan İl Kongresi’ne tüm halkın katılımlarını ve desteklerini beklediklerini ifade eden Özdemir, “Konya 6. Olağan İl Kongresi 3 Mart 2018 tarihinde gerçekleşecek. Konyalı hemşerilerimize, bugüne kadar Ak Parti’ye ve davaya verdikleri desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum ve kongreye katılmaya davet ediyorum. Bu desteğin artarak devamını beklediğimizi de ayrıca belirtmek istiyorum. Kongremize Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan çok kısa bir süre önce Konya’yı ziyaret ettiği için katılamıyor. Başbakanımız Binali Yıldırım Beyin teşrifleri, himayeleri ve katılımlarında kongremizi görkemli bir şekilde kutlayacağız. Bütün teşkilatlarımıza ve halkımıza kongreye gerekli özeni göstermeleri noktasında çağrıda bulunuyorum” dedi.

“AFRİN’E SAVAŞMAK İÇİN GİRMEDİK”

Afrin’de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Zeytin Dalı Harekatı’nı sürdürdüğünü belirten Özdemir, “Harekat biraz uzadı ve ağır ilerliyoruz. Bunun sebebi de sivillere özen göstermek ve sivil kayıplarının asgari düzeyde olmasını sağlamaktır.  Sivil kayıplarına Türk ordusu, Polis Özel Harekat, Özel Harekat olarak özen gösteriyoruz. Bu konuda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Binali Yıldırım’ın da ciddi talimatları var. Bu sebeple Afrin’de belki biraz yavaş ama çok emin adımlarla ilerleniyor. Harekatın adı da bilinçli bir şekilde Zeytin Dalı Harekatı olarak seçilmiştir. Türkiye’nin  Afrin’e savaşmak için değil,  sınır güvenliğini sağlamak ve meşru müdafa amacıyla girdiğini dost-düşman herkese gösterdik. Bazı çarpıtmalar dışında, Türkiye’nin Afrin’de verdiği mücadelenin ne kadar temiz ve yalın bir mücadele olduğunu bütün dünya görmüştür” ifadelerini kullandı.

“KADERİN HÜKMÜ TECELLİ ETTİ”

28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleşen Post Modern Darbe’nin yıl dönümü olduğunu ifade Özdemir, “28 Şubat Post Modern Darbe tanımlaması, bizzat darbeye teşebbüs edenlerin ağzından çıkan bir ifadedir. O günlerle alakalı ortaya dökülen bir takım gerçekler var. Bunlara o dönemle alakalı yazılan kitaplarda rastlamayabilirsiniz ama medya satırları arasında rastlayabilirsiniz. O dönemin Post Modern Darbecileri yani vesayet odaklarının maşalığını yapan adamlar, kendileri vesayet odaklığı yapacak güçte değildiler ve şu ifadeleri kullandılar; ‘Zaten Türkiye’nin 10 milyon nüfus fazlası var. Ne olursa olsun biz 10 milyon nüfusu kaybetme pahasına bu darbeyi gerçekleştireceğiz’. Hakikaten bugün geriye dönüp baktığınızda bu ifadeler tüylerimizi diken diken edecek ifadelerdi ve 28 Şubat darbesinin bin yıl süreceğini söylüyorlar ve öyle hayal kuruyorlardı. Kaderin hükmü tecelli etti. Bin yıl sürecek dedikleri 28 Şubat Post Modern Darbesi bugün tarihin tozlu sayfaları arasında unutulmaya yüz tuttu. Bizler de bu darbeyi unutturmamak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. 28 Şubat darbesinin mağduru olan o dönemin Başbakanı Sayın Necmettin Erbakan Hocayı rahmetle minnetle yad etmek bizim vefa borcumuzdur ve vefa anlayışımızın bir gereğidir. Ülkesini, milletini seven ve ülkesi ile milleti için çırpınan bir insan olduğunu dost-düşman herkes bugün artık net bir biçimde biliyor” şeklinde konuştu.

“HÜKÜMET TEDBİRİNİ ALDI”

Şeker fabrikalarının özelleştirmeleri hakkında sorulan soruya cevap veren Özdemir, “Bu konuyla ilgili Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız fabrikaların bulunduğu illerdeki bakanlarla 3,5 saat süren bir toplantı yaptılar. Önce bilgilendirme yapıldı, sonra itirazlar değerlendirildi. Konya’daki Ilgın Şeker Fabrikası, Türk şeker hariç genel şeker üretimi itibariyle Afyon’dan sonra A kalite şeker üretimi yapan ikinci fabrikadır ama bütün şeker üretimini dahil ettiğimizde Türkiye’de birinci derecede şeker üreten bir fabrikadır. Geçen yıl, 144 bin ton şeker üretmiştir.  A kalite ürettiği şeker de 129 bin tondur. Daha önce özelleştirilen fabrikaların alanlarının da satıldığını bu defa öyle olmayacağını sadece şeker fabrikasının satılacağını açıklayan Özdemir, “Fabrika alanları kesinlikle satışa dahil değil çünkü arsa olarak alıp AVM yapıyorlar. Dolayısıyla hükümet tedbirini aldı. Hatta şeker fabrikasını çalıştırmama veya dönüştürme kararı alırsa özelleştiren şahıs, kantarı bile geri almak şartıyla özelleştiriliyor. Yani devlet pancar kantarını bile geri alacak” şeklinde açıklamalarda bulundu.

“ŞEKER PANCARI FİYATLARINI BELİRLEME HAKKI HÜKÜMETTE SAKLI KALACAK”

Özelleştirme yapılacak farika işçisinin de hakkının korunduğunu söyleyen Özdemir, özelleştirilen fabrikanın işçilerine, fabrikada bütün hakları korunmak şartıyla fabrikayı özelleştiren kişiyle çalışma, başka şeker fabrikasına geçme, başka bir kamu kurumuna geçme hakkı ya da emekliliği gelmişse emekli olma hakkının olduğunu söyledi. Özdemir, “Özelleştirilen fabrika 5 yıl boyunca bugünkü kotanın aşağısında şeker alamaz, aldığı zaman cezalı duruma düşer. İki defa kotanın altına düştüğünde özelleştirme iptal ediliyor. Çok teknik detaylı bir çalışma yapılmış. Şeker pancarı fiyatlarını belirleme hakkı hükümette saklı kalacak. Özelleştiren, 5 yıl çalıştırma garantisi verecek ve 5 yılın sonunda çalıştırmama durumunda olursa o zaman iptal yoluna gidebilecek.  Aksaray şeker fabrikası önümüzde çok başarılı bir özelleştirme olarak duruyor. Aksaray’ı özelleştiren şahıs, “Biz şimdi Türk şeker olarak bu fabrikaları sadece 6 ay çalıştırıyoruz. 3 ay pancar alıyoruz, üç ayda pancarı işliyoruz. Fabrika altı ay çalışıyor, altı ay boş duruyor. Türkiye çapındaki bütün şeker fabrikalarının bize zararı 1 milyar TL,  bunun 600 milyonu özelleştirme idaresinden karşılanıyor. 400 milyonu bütçeden karşılanıyor. 80 milyon kişinin hakkını her yıl zarar olarak ödemeyi hangi şirket, hangi patron göze alır. İş devlete gelince vur abalıya mı diyelim? Bizler devleti de, çiftçiyi de korumak zorundayız” ifadelerini kullandı. (Sinem YELES)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık