‘Gözde 17 alt branş’

Göz alanında 17 alt branşta çalıştıklarını söyleyen Konya Dünyagöz Hastanesi Müdürü İrfan Yalçın, “Dünyagöz Hastanesi Konya şubemizde kornea nakli başta olmak üzere, prematüre doğan bebeklerde rop lazerler, lazer ameliyatları, Smile lazer teknolojisiyle ameliyatlar, akıllı mercek ameliyatı, şaşılık ve oküloplasti gibi birçok müdahalele yapılabiliyor” dedi

‘Gözde 17 alt branş’

Smile lazer teknolojisinin Türkiye’de sadece 5 hastanede olduğunu ve bu teknolojinin Konya Dünyagöz Hastanesi’’nde de bulunduğunu kaydeden Hastane Müdürü İrfan Yalçın, gözde branşlaşmanın önemi, kornea naklillerinde lazer yöntemi, hangi göz rahatsızlığı olan hastalara lazer ameliyatlarının yapılabileceğini anlattı. Prematüre bebeklerde göz muayenesinin şart olduğunu ve bu konuda ailelere büyük görev düştüğünü ifade eden Yalçın, akıllı merceklerin özelliklerini, göz renginin değiştirilip değiştirilmediğini, dinlendirici ve güneş gözlüklerine dair doğru bilinen yanlışların neler olduğunu ifade etti. Yalçın ayrıca Konya’da sağlık turizmini geliştirmek istediklerini söyledi.

 ‘GÖZ AMELİYATI OLDUĞU HASTANEYİ BIRAKMADI’

Göz rahatsızlığı dolayısıyla Dünyagöz Hastanesi’yle 15 yıl önce tanıştığını söyleyen Konya Dünyagöz Hastanesi Müdürü İrfan Yalçın, Dünyagöz Hastanesi’nin kendisine görmeyi kaybettiği bir organla yeniden kavuşmayı sağladığını belirtti. Kornea nakli ameliyatı geçirdiğini ve daha sonrada hastaneden ayrılmadığını ifade eden Yalçın, “Kendim sağlığıma kavuştum, sağlık problemleri yaşayan hastalar için çalışmaya devam ettim, şu anda da hastane müdürü olarak görev yapıyorum. Dünyagöz Hastanesi 1996 yılında kurulmuş, sadece göz üzerine hizmet veren, teknolojiyi takip eden hatta teknolojinin Türkiye’ye gelmesinde öncü sağlık kuruluşlarından diyebileceğim bir kurum. Dünyagöz Hastanesi’nde hem doktorlarımız hem de teknolojimizle ikisini birleştirerek yapılamayan herhangi bir işlem yok. En azından Türkiye’de göz üzerine yapılabilecek bütün muayene, tetkik, ameliyat, lazer tamamı en üst teknolojiyle yapılmakta. Dünyagöz Hastanesi şu anda Türkiye’de 11 ilde 20 şubesiyle hizmet vermekte. Ayrıca 5 tane de yurt dışında ki şubesiyle hizmet veriyor. Toplamda 25 şubemiz var. Merkezimiz İstanbul’da, bütün şubelerimiz kendimize bağlı, dolayısıyla Dünyagöz Hastanesi aşağı yukarı 250’nin üzerinde hekim kadrosu 2 binin üzerinde çalışanıyla tüm Türkiye’de hatta dünya çapında hizmet veriyor. En son Bakü şubemiz açıldı” dedi. 1 buçuk yılı aşkın bir süredir Konya’da hizmet vermeye başladıklarını söyleyen Yalçın, Prof. Dr. Ümit Kamış başhekimliğinde kurulmuş medikal kadroyla birlikte, bütün üst segment cihazların da bulunduğu bir göz Hastanesi olduklarının altını çizdi.

“HER GÖZE LAZER AMELİYATI YAPILMAZ”

Halk arasında göz çizdirme olarak bilinen Lazer operasyonlarına değinen İrfan Yalçın, her gözlüklünün lazer ameliyatı olamayacağını vurguladı. Göz rahatsızlığı olan hastanın lazer operasyonu geçirebilmesi için öncelikli olarak muayene olması ve ameliyat öncesi tetkiklerden geçmesi gerektiğini kaydeden Yalçın, hasta olan gözün lazere uygunluğunun tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Göz çizdirmelerde gerekli muayene ve olması gereken tetkiklerin yapılması durumunda, uygun gözlere lazer ameliyatı uygulandığı sürece hastaların uzun süre rahatsızlık yaşamayacağını belirten Yalçın, yaş ilerledikçe göz çizdirme yani lazer ameliyatının özelliğinin kaybolma ihtimalinin olduğunu söyledi. Lazerin kör yapmayacağını ifade eden Yalçın, “Üzerine basarak söylüyorum, olması geren muayene ve tetkiklerle birlikte bunların(lazer ameliyatı uygulanacak gözün) belirlendikten sonra yapılan ameliyatlarda bir sorunla karşılaşmazsınız. Genellikle halk arasında doktorlar ameliyat olmaz deniliyor. Dün bir doktorumuz ameliyat oldu bugün de kontrolü yapıldı. Yani doktorlarda ameliyat olur ama gözleri uygunsa oluyor. Gözleri uygun olmayan kişilere lazer ameliyatları uygulanmaz, uygulanmasını biz önermiyoruz. Örnek veriyorum belirli derecelerin altındakilere zaten lazer uygulanmaz, 0-50, 0-70 gözlük takanlara mesela. Bunlar lazer uygulanacak derecede değil oranları, kıstasları, kontrolleri var. Bu testlerden geçtikten sonra uygulanan lazerlerde kör etme veya uzun vadeli sıkıntı yaratma gibi bir problem söz konusu olmaz” ifadelerini kullandı.

GÖZ’DE 17 ALT BRANŞ

Dünyagöz Hastanesi Konya şubesinde kornea nakli başta olmak üzere, prematüre doğan bebeklerde rop lazerler, lazer ameliyatları, akıllı mercek ameliyatı, şaşılık ve oküloplasti gibi müdahalelerin tamamının yapıldığını kaydeden Hastane Müdürü İrfan Yalçın, göz için yapılabilecek tüm tedavi ve uygulamaların Konya Dünyagöz Hastanesi’nde mevcut olduğunun altını çizdi. Göz tedavileri ve ameliyatları için artık İstanbul ya da Ankara’ya gitmeye gerek kalmadığını ifade eden Yalçın, “Şubemizin bir özelliği daha var. Bizde branşlaşma var gözde. Dünyagöz Hastanesi olarak biz, göz hekimlerini de alt branşlarda görevlendiriyoruz. Dolayısıyla göz 17 alt branşa ayrılmış durumda. Her branşın ekibi, her branşın ameliyatını yapan doktor birbirinden farklı. Dolayısıyla bizde her hekim her ameliyatı yapmıyor” şeklinde konuştu.

AKILLI MERCEKLER UZAK VE YAKINI SIFIRLIYOR

‘Akıllı lenslerin’ katarakt tedavisinde kullanılan mercekler olduğunu belirten İrfan Yalçın, katarakt ameliyatlarında normal mercek takıldığında sadece uzağın sıfırlandığını yani görüldüğü, yakında görmek için hastanın gözlük takma ihtiyacı hissedeceğini ancak akıllı lens(mercek) takılması durumunda uzak yakın farketmeksizin hastanın görebileceğini söyledi. Akıllı merceklerin uzak-yakın astigmatı, miyobu sıfırlayan özellikte mercekler olduğunu vurgulayan Yalçın, “Birkaç odaklı gözlük kullanan hastalarımız vardır. Gözlükçüye giderler uzak ve yakın cam isterler. Üst tarafıyla uzağı görürler alt tarafıyla yakını görürler. Benzer özellikteki merceklerin göze uyumlu hale getirilmiş, kişiye özel olarak bütün göz dereceleri tespit edildikten sonra bunlar temin edilir. Temin edildikten sonra kişinin gözüne lazer yöntemiyle dediğimiz femtosaniye katarakt cerrahisi, tamamen bıçaksız olarak lazeri göze yerleştirildikten sonra kişinin tekrar gözlük kullanma ihtiyacı kalmaz. Akıllı mercek denmesinin sebebi, kendisi uzağı ve yakını size hissettirmeden ayarlayan merceklerdir, ismi ordan geliyor. Herhangi bir şey bulunmadan gözünüze takılan mercekle hem uzağı hem yakını otomatik olarak görebiliyorsunuz” dedi.

“GÖZ SAĞLIĞINA FAYDA SAĞLIYOR”

Dinlendirici gözlüklerin zararının olmadığını, gözlüklerin doktor tarafından verilmesi durumunda herhangi bir zararının olmayacağını ifade eden İrfan Yalçın, gözlüklerin etkin ve yetkin olmayan kişilerden alınması durumunda sıkıntılar oluşabileceğini söyledi. Yalçın, “Eskiden dışarda gözlükçüler vardı, çantayla dolaşırlar, kişiler ordan gözlükleri dener alır ve bunları uygularlar, camların kalitesi, doğru numaraların olup olmadığı bilinmiyordur. Vatandaş sadece görüyordur, rahatlamıştır alır takar. Ama ben bunları şiddetle tavsiye etmiyorum! Çünkü dinlendirici de olsa, uzak yakın gözlükte olsa doktorun yazmış olduğu numaralarla, doktorun yazmış olduğu özellikli gözlüklerle optiklerin yapması her zaman için daha sağlıklıdır. Evet dinlendirici gözlükler oluyor, özellikle şu anda mesela en büyük sorun hepimiz bilgisayar kullanıyoruz, hepimiz telefona bakıyoruz, özellikli gözlükler, kaplamalı gözlükler ultraviyole ışınlarından koruyucu gözlükler hekim kontrolünde yazılıp güzel bir optikçi tarafından verildiği taktirde kişilerin göz sağlıklarına fayda sağlıyor” diye konuştu. Gözleri koruyan en büyük etkenlerden birinin de güneş gözlüğü olduğunu söyleyen Yalçın, gözleri güneşten korumak için mutlaka güneş gözlüğü takılması gerektiğini, güneş gözlüğünün sadece güneşte değil karda veya göz alıcı ortamlarda da takılmasının faydalı olacağını belirtti.

“KORNEA NAKLİLLERİ LAZER YÖNTEMİYLE YAPILIYOR”

Göz nakli(kornea nakli) ameliyatının, gözün dış saydam tabakasının özelliğini yitirmesi sonucunda doğan görme kaybı sonucunda yapıldığını kaydeden Müdür İrfan Şahin, kornea tabakası rahatsızlığının, doğuştan gelen kalıtsal bir rahatsızlık olabileceği gibi dışardan gelen darbelere bağlı olarakta görme kaybına neden olabileceğini belirtti. Kornea nakli ameliyatlarında gözün tamamen yerinden çıkarılmadığını, sadece gözün en üst katmanı olan kornea tabakasının değiştirilmesi şeklinde bir müdahale uygulandığını vurgulayan Yalçın, “Göz görüyor ama en üst katman olan kornea tabakası işlevini yitirdiği için kişi görmekte zorlanıyor, görüntüyü alamıyor. Daha doğrusu dışardan gelen kırılmayı engelleyecek tabaka etkisini yitirdiği için direkt güneş ışınları gelip görmeyi engelliyor. Bu, kadavradan alınan kornea tabakasının sağlıklı göze, yani nakil edilecek göze takılmasıyla oluyor. Bunda da eskiden manuel yöntemler kullanılıyordu. Yani bıçakla kesiliyordu, hem nakil yapılacak kişinin kornea tabakası bıçakla kesiliyordu, hem de kadavradan alınan kornea bıçakla kesiliyordu. Şimdi bizde bunlar lazer yöntemiyle yapılıyor. İki kesme işi de lazer yöntemiyle yapıldığı için üst üste koyduğunuzda birebir oturuyor. Bu kornaların dikiş yöntemiyle ameliyatı tamamlandıktan sonra kaynaması daha kolay oluyor” dedi. Ameliyatın ortalama 1 buçuk 2 saat sürdüğünü belirten Yalçın, ameliyattan hemen sonra gözün görme işlevinin başladığını, 1 hafta 15 gün ve 1 aylık takiplerle de hastanın kontrollerinin yapıldığını söyledi.

“PREMATÜRE BEBEKLERDE GÖZ MUAYENESİ ŞART”

Prematüre(erken doğan) bebeklerde göz muayenelerinin yapıldığını ancak bu konuda ailelerin biraz daha hassas olmaları gerektiğini ifade eden İrfan Yalçın, erken doğum olduktan ve hastaneden ayrıldıktan sonra prematüre bebeklerde tekrar bir göz muayenesini önerdiklerini söyledi. Yalçın, “Prematüre yani zamanından erken gerçekleşen doğumlarda, göz vücudun en son oluşan organıdır. Erken doğum olduğunda göz damarlarında ki oluşumlar bazen geride kalabiliyor. Bunlar fark edildiğinde de rop lazer dediğimiz veya prematüre bebeklere uygulamış olduğumuz ameliyatlarla bu göz damarlarının gelişimi, ilerlemesi tekrar hareketlendirilip hızlandırılıp kaynaması sağlanıyor böylece bebeklerde kalıtsal bir görme sorunuyla karşılaşmamaları sağlanıyor. Bu işi yapan da Berker Bakbak bizde. Hastanemizde tecrübeli doktorlarımızla son teknoloji cihazlarımız bir araya geldiğinden dolayı ilerleyen süreçlerde herhangi bir problem çıkmaz ancak bebekler görmediklerini bilmez ve görmediklerini söyleyemezler. Dolayısıyla burada ki en büyük hassasiyet anne babaya düşüyor. Özellikle erke doğumlarda göz kontrolünü biz, hatta ismi de rop muayenedir onun. Yani bebeğin doğumundan ilk 3 aya kadar yapılan muayeneler rop muayenedir, erken muayene anlamına gelir. Bundan sonra da ilk bir yıllık süreç içerisinde de ailelerin çocuklarını göz muayenesi ettirmelerini tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı. Erken teşhisin önemine dikkati çeken Yalçın, sadece çocuklarda değil yetişkinlerinde göz muayenelerini yaptırmaları gerektiğini belirtti. İleri yaşlarda özellikle şeker ve tansiyonu çıkan kişilerin mutlaka göz muayenesi olması gerektiğini, şeker ve tansiyona bağlı göz rahatsızlıklarında erken teşhisinin gözdeki görme azalmasını engellediğini söyleyen Yalçın, vücudun diğer organlarında gerçekleşen rahatsızlıkların da göz muayenesiyle tespit edilebildiğinin altını çizdi. Yalçın, “Göz rahatsızlığı başka bir muayenede tespit edilemez ama göz muayenesinde diğer rahatsızlıklar tespit edilebiliyor. Göz kalbin aynasıdır, aslında göz diğer rahatsızlıkların da aynası olabiliyor bazen. Kişiler Bunu fark etmeseler de muayene esnasında tespit edilebiliyor. İlerleyen yaşlarda özellikle şeker, tansiyonu olan hastalarımızın mutlaka yılda bir defa hiçbir rahatsızlığı olmayanların yine ilerleyen yaşlarda iki yılda bir göz muayenesini şiddetle tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.

‘GÖZDE BRANŞLAŞMANIN ÖNEMİ’

Göz alanında branşlaşmanın önemine değinen İrfan Yalçın, göz alanında her doktorun her işi yapmaması, gözün de alt branşlarda örneğin bir retinacının, bir lazercinin birbirinden farklı olmasının doktorların bilgi ve deneyimlerinin artmasını sağladığını kaydetti. Branşlaşmaya gidildiğinde belirli doktorların sürekli aynı ameliyatları yapmasından dolayı, kendilerini alanlarında daha iyi geliştirdiklerini söyleyen Yalçın, Dünyagöz Hastanelerinde branşlaşmanın dikkat edilen bir husus olduğunu ifade etti. Yalçın, “Hasta geldiğinde şikayetini soruyoruz, şikayetiyle ilgili herhangi bir bilgisi de yoksa müsait doktorumuzda muayeneye başlar. Eğer yapılan muayenede kişinin ilgili branşta tedavi veya tetkik muayene yapılması gerekiyorsa o branştaki hekimin tecrübesinden faydalanılması hastanın daha çok işine gelecekse, fayda sağlayacaksa, o branşta ki hekime hastamız yönlendirilir. Bizim refere dediğimiz sistemdir bu. Sizin konsültasyon dediğiniz, bildiğiniz süreci doktorlar arasında uyguluyoruz. Herhangi bir hastaneye gittiğiniz zaman dahiliyeci kalp damar cerrahisine konsültasyona gönderir, görüşünü alır aslında. Bizde burda branşlar arasında doktorların görüşünü alıyoruz. Ki, en doğru teşhis en doğru tedavi yapılabilsin yani Dünyagöz Hastanesi’nden çıktıktan sonra farklı bir teşhis ve tedaviyle başka bir yerde hiçbir hastamızın karşılaşmasını istemiyoruz. Çünkü biz burda en üst segment hizmet vermeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

GÖZ RENGİ DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ?
Göz renklerinin değiştirilebildiğini ancak bu uygulamanın doktorlar tarafından çok fazla yapılmadığını kaydeden İrfan Yalçın nedenini şöyle açıkladı, “Göz rengini tekrar geriye almanız zor. Şimdi bir renkli gözü kahverengi yaptık mesela, ama kişi tekrardan eski göz rengimi alayım dediği zaman geri dönüş olmuyor. Göz rengini değiştirebiliyorsunuz ama 3’üncü 4’üncü müdahalelerde değişim zor. Onun yerine kontakt lensleri öneriyoruz” dedi. Kontakt lens kullanmanın hassaslığına dikkati çeken Yalçın, dışardan gözün üst tabakasına lens denilen malzemenin konulduğunu onun çıkartılmasında ve solüsyonlarının temizlenmesinde el hijyenine, lenslerin kullanım sürelerine dikkat edilmesi gerektiğini ve göz kuruluğuna sebep olabileceğini söyledi. Kontakt lens kullananların hijyen ve kullanım saatleri konusunda dikkatli olmaları gerektiğinin altını çizen Yalçın, bazı kontakt lenslerin 12 saatlik olduğunu, kontakt lensle uyunduğu zaman gözün zarar görebileceğini belirtti. Lenslerin çıkarılma sürelerinde çıkarılmadığı takdirde ve koruyucu solüsyonlarda saklanmadığı durumda zararlı olabileceğini vurgulayan Yalçın, lens kullanımında gözlük kullanımından daha hassas olunması gerektiğini söyledi. Lenslerin hijyenik kullanılmadığı durumda gözün enfeksiyon kapma riski olabileceğini ifade eden Yalçın, kontakt lensi doğru kullanan ve hayatının bir parçası haline getirmiş, lensten memnun olan birçok hastalarının da olduğunu söyledi. Yalçın, lenslerin bilinçli olarak kullandığında herhangi problem yaratmayacağını ifade etti.

“SAĞLIK TURİZMİNİ GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ”

Burkina Faso’dan görme yetisini kaybetmek üzere olan ve göz nakli için Konya Dünyagöz Hastanesi’ne gelen bir hastadan bahseden İrfan Yalçın, “Hastamıza burda kornea nakli yaptık. Kornea naklini yaptıktan sonra yani ameliyattan sonra biraz daha burda konuk ettik, kontrolleri yapıldı. Görmeye başladıktan sonra ki sevinci aslında çok güzeldi. Bir örneğimiz daha var mesela Kuveytli bir hastamız vardı. Kendi akrabası orda çok meşhur bir göz doktoruymuş ama ‘ben yine de sizi tercih ettim size geldim dedi’ ve bu saydığımız hastaların şöyle bir özellikleri var, bunlar zaten burayla bağlantısı olan hastalar değil. Öğretmeni buradaydı Burkina Faso’lu hastanın, onu öğretmeni getiriyor buraya. Diğer hastanın da sadece tanıdığı var burda” dedi. Uzun vadede yapmak istedikleri arasında Konya’da sağlık turizmini geliştirmenin de olduğunu ifade eden Yalçın, ağırlıklı olarak İstanbul Dünyagöz Hastanesi olmak üzere diğer hastanelerde de sağlık turizminin uygulandığını belirtti. Konya Dünyagöz Hastanesi’nin bölge Hastanesi olma niteliği taşımaya başladığını, Isparta’da göz rahatsızlığı geçiren bir hastanın da Konya Dünyagöz Hastanesi’ne geldiğini vurgulayan Yalçın, sağlık turizmiyle birlikte uzun vadede bölge Hastanesi olma hedeflerinin olduğunu söyledi. Dışardan gelen hastaların Konya ekonomisine katkı sağladığının altını çizen Yalçın, yurt dışından gelen hastaların İstanbul Dünyagöz Hastanesi’nin yanından Konya Dünyagöz Hastanesi’ni de tercih etmesinin Konya ekonomisine katkı sağlayacağını ve hedeflerinin bu durumu geliştirmek olduğunu belirtti.

“SMİLE LAZER TEKNOLOJİSİ 5 YERDE VAR, BİRİ BİZDE..”

Miyop ve astigmat tedavisinde kişiye özel bıçaksız yöntemle miyopta -10 numaraya kadar, astigmatta -5 numaraya kadar tedavi edilebilme imkanı sağlayan Smile Lazer teknolojisinin İstanbul ve Ankara’dan sonra sadece Konya Dünyagöz Hastanesi’nde bulunduğunu kaydeden İrfan Yalçın, Smile Lazer’in, Lasek yöntemiyle yapılamayanların yapıldığı bir teknoloji olduğunu ifade etti. Smile Lazer yöntemini uzay teknolojisine benzeten Yalçın, “Hiç bıçağın olmadığı, değmediği, tamamen uzay teknolojisiyle yapılacak bıçaksız lazer ameliyatlarıdır. En önemli yönü şu, lazerin uygulanacak olduğu alanları cihaz kendisi ayarlıyor, tespit ediyor doktorun yapmış olduğu ön testlerin dataların makinaya girilmesiyle birlikte. Bütün süreç doktor kontrolünde cihaz ağırlıklı yapılıyor. Dolayısıyla, benim yazdığım yazıyla bilgisayarda yazdığım yazının karakteri, büyüklüğü küçüklüğü aynı olmaz. Yazıyı hattatlar bile yazmış olsa bilgisayardaki daha nizamidir, düzenlidir. Lazerle yapılıyor olmasının da en büyük özelliği bu. Yani ameliyatta ki hata-risk oranını minimize ediyor. Bu teknoloji Türkiye’de 5 hastanede var, 3’ü Dünyagöz şubelerinde, biri de Konya Dünyagöz Hastanemizde” dedi.

BIÇAKSIZ KATARAK AMELİYATI

Katarakt ameliyatının iki yöntemle yapıldığını, bunlardan birinin fakoemülsifikasyon yani elle yapılan katarkt ameliyatı, diğerinin ise femtosaniye lazer yöntemi olduğunu söyleyen Konya Dünyagöz Hastanesi Doktoru Mehmet Gülmez, “Femtosaniye lazer yönteminde kullandığımız tamamen lazer, bıçak yok. Diğer katarakt cerrahilerinde bıçak kullanıldığı için küçükte olsa risk var. Ama bu tamamen lazerle yapıldığı için riski tamamen minimize ediyor ve hasta sosyal hayata diğer fakoemülsifikasyona göre çok daha çabuk dönüyor. Yani fakoemülsifikasyonla hasta 4-5 güne sosyal hayatına dönecekse bu yöntemle 2’inci gün rahatlıkla dönüyor. Onun dışında, bir şeyi elimizde yapmak yerine lazer cihazının yapmış olması daha güzel ve konforlu. İstediğimiz boyutta, istediğimiz şekilde çok daha rahatlıkla yapabiliyoruz. Bununla birlikte bazen hastalara özellikli mercekler takıyoruz.Özellikli mercekler, yani hem orta, hem uzak, hem yakını net görüyor hastalar gözlük kullanmadan. Bu mercekleri de bu femtosaniye lazerle taktığımız zaman çok daha güzel oluyor” dedi.

“SMİLE LAZER OLUN”

Üç tane lazer yönteminin olduğunu ve bunların, Fotorefraktif Keratektomi, Lasik ve Smile yöntemleri olduğunu ifade eden Dr. Mehmet Gülmez, Fotorefraktif Keratektomi’de hastaya lazer ameliyatı yaptıktan sonra 3-4 gün boyunca gözünün yandığını, Lasik yönteminde lazerle gözün ön kısmından kapak kaldırıldığını ancak Smile yönteminde hastanın göz yanması problemiyle karşılaşmadığını ve göden kapak kaldırılmadığını söyledi. Smile’da tamamen kapalı lazer sistemi uygulandığını belirten Gülmez, “Örneğin apandisit ameliyatı oluyorsunuz. Bir karnı kesip içinden ameliyatı çıkarmak var, birde kamerayla girip apandisiti çıkarmak var. Bu kamerayla apandisiti çıkarma yöntemi Smile lazer oluyor. Şu anda dünyada ki en son teknoloji Smile lazer. Yani hasta olabiliyorsa Smile lazerle ameliyat olsun ama birkaç dezavantajı var. Birincisi hipermetroplara olmuyor, ikincisi de hipermetropik astigmatlara olmuyor. İnce kornealar, göz kuruluğu ve büyük numaralarda da oldukça avantajlı. Yani hastalara tavsiyem, Smile lazer olun” şeklinde konuştu. (Cuma Ali SARI)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık