‘Erdoğan’sız AK Parti Yüzde 22’yi geçemez’

SÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı GÖKÇE, Cumhurbaşkanı Erdoğan’sız bir AK Parti’nin yüzde 20-22’yi geçemeyeceğini, AK Parti’ye hayat veren ve sırtında taşıyanın Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu ama bazı AK Partililerin bunun farkında olmadığını söyledi

‘Erdoğan’sız AK Parti Yüzde 22’yi geçemez’
  • 18 Haziran 2018, Pazartesi 16:38

24 Haziran'da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri öncesi heyecanlı bekleyiş devam ediyor. Seçmen, liderlerin ve siyasi partilerin oy oranlarını merak ediyor. Seçim anketleri, seçmeni rahatlatma yerine seçmenin kafasını karıştıracak nitelikte. Anketler, oy oranları konusunda birbirinden farklılaşıyor. Seçimlere ilişkin daha önce Selçuk Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan GÖKÇE ile söyleyişi yapmıştık. Seçimlere çok az bir süre kala tekrardan Prof. Dr. Orhan GÖKÇE’nin kapısını çaldık ve seçimlere az bir süre kala kendisine seçimlere ilişkin herkesin merak ettiği bazı sorular yönelttik.

Sayın GÖKÇE, daha önceki görüşmemizde Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda Cumhurbaşkanı Erdoğan lehine sonuçlanacağını söylemiştiniz. Bu konudaki görüşünüzü devam ettiriyor musunuz? Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimi ilk turda kazanır mı?

Gözlemime göre Cumhurbaşkanlığı seçimi bıçak sırtında. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimini çok az bir oy farkı ile birinci turda kazanabilir ya da çok az bir oy farkı ile kaybederek ikinci tura gitmek zorunda kalabilir. Şu anda bu konuda kesin bir şey söylemek pek mümkün gözükmemektedir.  Cumhurbaşkanı Erdoğan şu anda adaylar arasında en yüksek oya sahiptir ve barajı aşmaya en yakın adaydır. Ama sandıklar açılmadığı ölçüde bunu net olarak bilmek mümkün değildir. Seçim gecesini beklememiz gerekmektedir. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimi kazanma ihtimalinin de hala yüksek olduğunu bir kez daha belirtmek isterim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimi birinci turda kazanmadığı takdirde sizce ikinci turda şansı nedir?

Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan seçimi birinci turda kazanamazsa ikinci turda çok rahat kazanır diye düşünüyorum. Ama umudumuz, bu işin ilk turda bitmesidir. Çünkü Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı sorunlar günden güne artmakta ve ağırlaşmaktadır. Bu açıdan Türkiye’nin kaybedeceği zaman yoktur. İkinci tur demek Türkiye’nin en azından bir ay kaybetmesi demektir. Bu nedenle özellikle genç seçmen grubu arasında yaygın olarak gözlemlenen kararsızlık durumu Cumhurbaşkanı Erdoğan lehine biter ve Cumhurbaşkanı Erdoğan seçimi ilk turda kazanırsa, bundan Türkiye kazançlı çıkar.

“Ak parti’yi sırtında taşıyan cumhurbaşkanı erdoğan’dır”                                   

Kamuoyunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AK Parti’nin oy oranları arasında bir makasın olduğu iddiası sıklıkla dile getirilmektedir. Sizce, bu ne ölçüde gerçekçi ve doğrudur ve gerçekten de Cumhur İttifakı, meclis çoğunluğunu sağlamakta zorlanmakta mıdır?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, her zaman AK Parti’den daha fazla teveccüh gördüğü ve daha fazla oy potansiyeline sahip olduğu gerçektir. Hatta çok açık bir şekilde şunu söyleyebilirim ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan’sız bir AK Parti yüzde 20-22’yi geçmez. Zira AK Parti’nin dayandığı Milli Görüş’ün potansiyeli bu civardadır. Kısaca AK Parti’ye hayat veren, AK Parti’yi sırtında taşıyan Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Bazı AK Partililer bunun pek farkında ve bilincinde değiller ama gerçek budur.

Cumhur İttifakı, şu anda oy oranı olarak Millet İttifakı’nın önünde gözükmektedir. Ancak Meclis çoğunluğu sağlayıp sağlayamaması iki farklı değişkene bağlıdır. Bunlardan ilki, HDP’nin barajı aşıp aşmayacağı ve ne kadar oy alacağı sorusudur. İkincisi ve önemlisi, Cumhur İttifakı’nın İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Mersin, Kocaeli, Konya, Kayseri gibi seçmen sayısının yüksek olduğu illerden alacağı oy oranıdır. Eğer bu illerde Millet İttifakı’na yüzde 10’nun üzerinde fark sağlayabilirse, HDP’nin barajı aşıp aşmamasından bağımsız meclis çoğunluğunu sağlama imkanına sahip olur. Ancak bu konuda da şu anda net bir şey söylemek pek mümkün değil. Bizce bu konuda da bıçak sırtı bir durum söz konusudur.

“ ‘Cumhur İttifakı Meclis’te çoğunluğu sağlayamıyor’ algısı tam olarak gerçeği yansıtmıyor”

Millet İttifakı’nın Meclis’te çoğunluğu elde etmesi söz konusu olur mu?

Millet İttifakı’nın, HDP’siz böyle bir imkanı elde etmesi hiç mi hiç mümkün değildir. Millet İttifakı’nın oy oranı yüzde 40’ın biraz altındadır. Ancak Millet İttifakı + HDP birlikte parlamentoda da çoğunluğu belki çok az bir farkla sağlayabilir. Bunun için ise önce HDP’nin yüzde 10’luk barajı aşması gerekmektedir. Görünen o ki, HDP barajı rahatlıkla aşmaktadır. Bunda CHP’nin desteğinin de katkısı vardır. Eğer HDP yüzde 12 civarında bir oy alırsa, ki böyle bir risk de mevcuttur ve seçmenin yoğun olduğu illerde Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı ile arasına oy farkı çok yüksek olmazsa, bu durumda Cumhur İttifakı’nın Meclis’te çoğunluğu sağlaması çok zor olur.

Seçmenin yoğun illerin bazılarında MHP’nin, Cumhur İttifakı’na ciddi katkısı olduğu görülmektedir. MHP’nin katkısıyla Millet İttifakı ile arasında belli ölçüde oy farkı oluşmuştur. Ancak bunun yeterli olup olmayacağını sandıklar açılınca göreceğiz. Daha şimdiden kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan “Cumhur İttifakı Meclis’te çoğunluğu sağlayamıyor” algısı tam olarak gerçeği yansıtmamaktadır. Bugün açısından Meclis’te çoğunluğu sağlamaya en yakın olan Cumhur İttifakı’dır. Ama seçimlerin her zaman bünyesinde belirsizlik içerdiği ve sürprizlere açık olduğunu göz ardı etmemek de gerekir.

“Her bir yılda seçime gitmek zorunluluğu ile karşı karşıya kalabilir”

Cumhurbaşkanlığı seçimini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kazanması ama Cumhur İttifakı’nın Meclis çoğunluğunu sağlayamamasının ne gibi sonuçları olur?

Bunu düşünmek dahi istemiyorum. Böyle bir durumda ülkede siyasi istikrarsızlık söz konusu olur. Her ne kadar Cumhurbaşkanının kararnameler çıkarması yasal olarak düzenlenmiş ise de, sürekli kararnameler ile yönetmek mümkün olmaz. Bir konuda yasal düzenleme mevcutsa kararname çıkarmak da söz konusu değildir. Meclis çoğunluğu Cumhurbaşkanın partisi dışındaki partilerin uhdesinde ise bunlar kararnameleri işlevsiz kılmak için sürekli yasal düzenlemelere gidebilirler ve bunun sonucunda ülke yönetilmez hale gelir. Bu da kriz durumu, siyasi ve ekonomik istikrarsızlık ve seçimlerin yenilenmesi demektir. Her bir yeni seçim de Cumhurbaşkanının ve meclis çoğunluğunun aynı partiden olmasını hiçbir şekilde garanti etmez.  Bu durumda Türkiye, her bir yılda seçime gitmek zorunluluğu ile karşı karşıya kalabilir. Bu da ülkenin kısır bir döngü içerisinde sıkışıp kalması, kısır siyasi çekişmelere maruz kalması, dış müdahaleye açık, güç ve enerji kaybetmesi ve dışarıya bağımlı hale gelmesi demektir. Bu nedenle seçmenlerin oy kullanırken her şeyi çok iyi düşünmesi gerekir.

“İnce, AK Parti ve MHP seçmeninden değil daha çok İYİ Parti seçmeninin oyunu almaktadır”

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin günden güne oyunu arttırdığı söyleniyor. Bu ne ölçüde doğrudur ve Muharrem İnce kimden ya da hangi partinin seçmeninden oy almaktadır? Daha açık söylemek gerekirse, Muharrem İnce, AK Parti ve MHP seçmeninden de oy almakta mıdır?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dışındaki liderler daha çok birbirlerinden oy almaktadırlar. Muharrem İnce, AK Parti ve MHP seçmeninden değil daha çok İYİ Parti seçmeninin oyunu almaktadır. Daha önce İYİ Parti Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener’e yönelen öfkeli ve tepkili genç seçmenin önemli bir kısmı Muharrem İnce’ye yönelmiştir. Ayrıca CHP liderinin tutum ve tavrından memnun olmayıp Meral Akşener’e yönelen CHP seçmeni de evine geri dönüş yapmıştır. Bu nedenle Muharrem İnce yükselirken Meral Akşener gerilemektedir. Hatta Meral Akşener’in partisinin oy oranının gerisine dahi düşme ihtimali vardır.

Muharrem İnce’nin, partisinin üç-dört puan üzerinde bir oy alacağı hemen hemen kesin gibidir. Muharrem İnce’nin yüzde 30’luk psikolojik eşiği aşıp aşmayacağı henüz belli değildir ama buna yaklaşacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu da Muharrem İnce açısından çok büyük bir başarıdır. Belki Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanamaz ama ileriki dönemlerde CHP Genel Başkanlığı için ciddi bir alternatif olduğu açıktır.

“Bugün açısından Millet İttifakı, Konya’da dört Milletvekili çıkarma imkanı var”

Son olarak Konya’da seçim sonuçları nasıl olur? Geçen görüşmemizde Millet İttifakı’nın en fazla iki Milletvekili çıkarabileceğini, İYİ Parti’nin ise Milletvekili çıkarmasının zor olduğunu söylemiştiniz. Hala bu görüşünüzde ısrarcı mısınız?

Son gelişmelere bakıldığında daha önceki sözlerimi revize etmem gerekir. Bugün açısından Millet İttifakı’nın Konya’da dört Milletvekili çıkarma imkanının bulunduğunu söylemek zorundayım. Milletvekilliği önce İttifakların aldıkları toplam oya ve ardından partilerin aldığı oya göre belirlenmektedir. CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin birer milletvekili çıkarma ihtimali çok yüksek. Belki CHP ya da Saadet milletvekili sayısını ikiye de çıkarabilir. Konya’da MHP’den İYİ Parti’ye öngördüğümün üzerinde bir oy kayması yaşanmış gibi gözükmektedir. Bu açıdan İYİ Parti’nin bir Milletvekili çıkarması çok yüksek ihtimaldir.

Sayın Gökçe verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür eder, seçimlerin milletimiz, devletimiz ve ülkemiz açısından hayırlara vesile olmasını temenni ederim. (Vehbi GÜRCAN)

Beğendim 2 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık