‘Bu yola memleket sevdası için çıktık’

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Konya 3. sıra Milletvekili Adayı Celil Çalış, MHP’nin seçim çalışmaları, Cumhur İttifakı ve Türkiye’nin tarımsal problemleri üzerine gazetemize açıklamalarda bulundu

‘Bu yola memleket  sevdası için çıktık’
  • 31 Mayıs 2018, Perşembe 15:42

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Konya 3. sıra Milletvekili Adayı Celil Çalış gazetemize ülke ve Konya gündemi ile ilgili açıklamalarda bulundu. memlekete hizmet etmek için aday olduğunu ifade eden Çalış, “Biz Kamu çalışanı ve sivil toplum kuruluşu yöneticisi olarak, memleketimize hizmet etme aşkıyla yanıt tutuşan insanlarız. Öğrencilik yıllarımızdan bu yana, Ülkü Ocakları, Kamu Çalışanları Vakfı gibi kurumlarda sürekli memleket meselelerinin konuşulduğu kurumlarda görev aldık. Sürekli memlekete yön verme anlamında neler yapılabileceği konusunda gayretli insanlarız. Bu çalışmalarımızı yaparken 26 yıllık kamu çalışanı görevimizle yetinmeyip sürekli memleket meseleleriyle ilgili çalışan ve düşünen insanlar olduk. Daha sonra Konya Yörük ve Türkmenler Derneği,  Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO)Yönetim Kurulu Üyeliği gibi kurumlarda görev aldık. Bu görevlerimizi yaparken nasip oldu, 2013’te Ziraat Mühendisleri Odası Başkanlığı görevine seçildik ve o dönemden sonra da sürekli hem Konya meseleleri hem memleket meseleleri ile ilgilenmeye devam ettik. Tarım ağırlıklı çalışmalarımızda bilgi topladık, tavsiyede bulunduk ve rapor hazırladık. Memleket için durmadan çalıştık.Bu çalışmalar kimi zaman değer gördü kimi zaman görmedi. Ama biz bu çalışmaların memleket açısından önemli olduğu düşüncesinden hiç vazgeçmedik. Düşüncelerimizi hayata geçirme anlamında artık bir yetki makamında görev alma zamanımızın geldiğini arkadaşlarımızla beraber ortaya koyduk.  Ailemizle arkadaşlarımızla, Konya’daki Konya’ya yön veren birçok oda, borsa, başkanıyla yapmış olduğumuz değerlendirmelerde bu Türkiye için şuanda o kadar çok hayati önem taşıyan, Türkiye’nin tıkanıklığını açacak mecburi seçimde görev alma zamanının geldiği kararına vardık. Geçmiş dönemde görev  aldığımız çalışmalarda liderimiz Devlet Bahçeli’yleçokça sohbet etme fırsatımız oldu. Kendisi de bizleri davet ederdi. ‘Görev almaktan kaçınmayın’ diye bize sürekli telkinde bulunurdu. Görev almamız konusunda bizler için her zaman bir itici güç olmuştur. Bunların hepsini ortaya koyduğumuz zaman gelişen süreçte artık zamanı geldiğini düşündük ve hem mesleğimize hem Konyamıza hem de memleketimize hizmet etmemiz gerektiğini düşünerek böyle bir yola çıktık” dedi.

“TARIMDAN KAÇIŞ ÖNLENMELİ”

Türkiye’de tarımın sorunlarıyla ilgili bilgi veren Aday Celil Çalış, “Adaylar içerisinde diğer partilerde dahil olmak üzere tarımla uğraşan başka hiçbir aday olmaması bizim için çok önemli bir avantaj oldu. Yani gönül isterdi ki diğer partilerde seçilebilecek yerlerde mutlaka tarım insanlarına yer versin. Rekabet etme durumu olsa da bu bizim için önemli değil. Biz bu yola menfaat için değil memleket için çıktık. Bu memleketin sadece Celil Çalış’a değil diğer partilerde de seçilecek yerlerde tarım insanının olması gerektiğini ben samimiyetle düşünüyorum ve bunu sivil toplum kuruluşu başkanları olduğumuz dönemde bizleri seçim öncesi ve ya seçim sonrası ziyarete gelen tüm siyasi partilere de aynı şekilde söylemiştik. Biz toplumun genel sorunlarını çok iyi analiz ettik. Geçtiğimiz dönemler içerisinde tarımın sorunlarını sizler aracılığıyla kamuoyuyla sürekli paylaştık. Seçilirsek tarımın üretim, ticaret, istihdam, mekanizasyon sanayi ve teknoloji boyutundaki her türlü çalışmayı ve sorunları yetki makamına taşıyıp, partimizin yetkili organlarıyla birlikte Konya meselelerini, ülke meselelerini en üst düzeyde dillendirme adına elimizden gelen gayreti fazlasıyla göstereceğiz. Geçmişte STK olarak elimizi her zaman taşın altına koyduk. Şimdi gövdemizi de taşın altına koyacağız. Şuan da Türkiye’de bir çok alanda farklı sıkıntılar içindeyiz. Ekonomi, terör olayları vs. Tüm olumsuzlukları aşma adına öncelikle dışa bağımlılıktan kurtulmamamız lazım. Belki teknolojik ve mekanik anlamda kendi kendine yeten bir ülke olmak kısa vadede zor gözüküyor. Amaözellikle ötelenemeyen bir ihtiyaç olan beslenme ihtiyacı konusunda dışa bağımlılığımızı ortadan kaldırıp kendi kendine yeten bir ülke olmak gibi geçmişten gelen bir özelliğimiz var. Bunları iyi değerlendirmek lazım. Tarım bu ülkenin en önemli ekonomik kalkınma hamlesidir. Bu konuda geçmiş dönemlerde iki defa denenen yeni anayasa yazımı konusunda da biz yapmış olduğumuz çalışmaları hem Konya’daki siyasi partilere, hem de Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nayazılı ve sözlü olarak beyan ettik. Bu nedenletarım Anayasa’da 2 temel konu hakkında güvence altına alınmalıdır. Bu konular tarım politikası ve milli eğitim politikasıdır.Bunlar hiçbir şekilde değişmeyip devam etmesi gereken konulardır.  Türkiye son 20 yılda 28 milyon hektar tarım arazisinin4,5 milyon hektarını kaybetti. Bu yüzde 12’lik kısmı tamamen amaç dışı kullanımla kaybetti. Tarım arazilerine gerekli olmayan şekilde müdahale edildi. Ya imar genişlemesi ya sanayi genişlemesi gibi olaylarla tarım arazilerimiz kaybettik. Konya’da da buna benzer kamu yatırımları oldu. Bu konuda mücadelemizi yaptık. Konya bölgesi açısından değerlendirildiğindetarımın diğer büyük sorunlarından bir diğeri ise bölgenin en önemli sorunu tarımsal su sorunudur. Konya diğer birçok ihtiyacını kendi ölçeğinde çözebilir ancak Konya’nın kendi ölçeğinde çözemeyip devlet yatırımı olarak çözülmesi gereken tarımsal su sorunu çözülürse Konya şaha kalkacak. Çünkü Konya’nın 3’te 2’lik bir tarım arazisi kıraç alanlardan oluşmakta eğer bu bereketli topraklar su ile buluşmuş olsa Konya katma değerini belki beşe katlayacak. Konya’nın kendi havzasında yeterli su miktarı yok. Bu havzayı temiz etmek için dış havzalardan su gelmesi lazım. Mavi tünelle gelecek olan bir kısım su kaynağı yeterli cansuyu verecek olsa da yeterli olmayacaktır. Konya’nın ihtiyaç duyduğu  15 milyar metreküp suyu çözebilmek için GAP bölgesinden su getirilmesi gerekiyor. Şunu görmek lazım Türkiye yıllık kullanılabilir 112 milyar metreküplük su varlığının sadece yüzde 40’ını kullanıyor. Yüzde 60’ı ise sınırı aşıyor ya da denize dökülüyor. Bu Konya’nın temel ihtiyacı olarak değerlendirilmesi gereken konu. Şuanda tarımda tüm bu ihtiyaçların yanında Türkiye genelinde gelişen gün geçtikçe katlanarak devam eden tarımdan kaçış.Bugün Türkiye nüfusunun yüzde 100’ü tarımla doğrudan alakalı. Çoğunlukla tarım ürünü tüketiyoruz.Bu durumda biz şuanda ki mevcut tarımsal üretimimizi devam ettiremezsek bu insanların tarımdan kaçışına engel olamazsak önümüzdeki dönemlerde temel gıda maddesi ihtiyacı olarak değerlendirilen buğday ve baklagil üretimini ithalatla çözebiliriz anlayışını devam ettirirsek,bu işin altından kalkamayız. 10 sene sonra buğday ekecek insanda bulamayız. Şuanda üretim bölgelerindeki insanların kendilerine has mazeret veya ihtiyaç olarak değerlendirdikleri bazı sorunları var bu yüzden üretim bölgelerinden kopup sanayi bölgelerine veya şehir alanlarına ilçelere illere hızlı bir şekilde göç ediyorlar. Bizim burada yapmak istediğimiz İnsanları o bölgede tutacak kalıcıyatırımlar lazım. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kendi başına bu sorunu çözemez çünkü bahsettiğimiz olay sosyal bir olay. Sosyal olayda tüm kurumları ilgilendiren olaylardır.  Bu manada devletin sosyal proje adı altında bir çok Bakanlık ortaklaşa bir yapı içerisine girip insanların doğduğu yerde doyması ve mutlu olması adına sosyal projeler oluşturulmalıdır. Bununda ilk adımı ise sağlık ve sosyal güvencedir. Bu konuda elimizden gelen tüm gayreti gösterip insanların üretim bölgelerinde kalması için sebepler oluşturacağız” şeklinde konuştu.

“VATANDAŞIN İSTEDİĞİ İLGİ, ALAKA VE ULAŞILABİLİRLİK”

Seçmenin istekleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Çalış, “Aslında insanların çok da istediği bir şey yok. Şimdi dünya küçüldü hepimizin elinde, cebinde insanlar hem Türkiye’de yaşanan olayları hemde global dünyada yaşanan olayları net bir şekilde görüyorlar. İnsanların istediği sadece ilgi, alaka ve ulaşılabilirlik”

“15 TEMMUZ’LA ALAKALI OLAYLARA HALA PANSUMAN YAPIYORUZ”

Ülkede ekonomik sorun yok desek yalan olur. Bu bahsetmiş olduğunuz dış etkenler illaki etkili ancak şunu net olarak kabul etmemiz lazım bölgemizde ciddi bir savaş yaşanıyor. Bizde bir yıldır sıcak savaşı yaşadık. Tabi savaşın bir bedeli oluyor. Ama konuyu tam anlamıyla savaşa bağlamak çok doğru değil. Ben bu yaşadığımız sürecin tamamını şuna bağlıyorum. Bu coğrafya çok sıkıntılı bir coğrafya bu coğrafya dünyanın merkezi neredeyse bin yıldır bu coğrafyada sorun var.  Önümüzdeki dönemlerde de bu coğrafyada sorunlar olmaya devam edecek. Hatırlayalım 2003 yılında Irak istila edildiği zaman Amerika ve o zamanki gelen güçler,dünya zenginliklerinin yüzde yetmişini altında barındıran Orta Doğu Orta Asya ve Kafkasya’yı başı boş bırakamayız dediler. Olay bu kadar açık ve net. Bu coğrafyada yaşamanın karşılığı güçlü olmak. Ancak birlik ve beraberliği sağlarsak güçlü olabilir. Tüm bunların sağlanması anlamında toplumumuzun gözden kaçırmaması ve üzerinde durulması gereken olay 15 Temmuz Kalkışması’dır. Peki 15 Temmuz bitti mi?Bana göre bitmedi. Biz 15 Temmuz’la alakalı olaylara şuanda hala pansuman yapıyoruz. bana göre bu pansumanın devamı ise bir ameliyat gerektirir. Bu cerrahi müdahale de milli devlet güçlü Türkiye hedefinde 24 Haziran Seçimleri’dir.

“LİDERİMİZ SÖYLEMİŞ OLDUĞU SÖZLERİN ARKASINDAYIZ”

Aday Celil Çalış, Devlet Bahçeli’nin af çıkışıyla ilgili,   “Bu olay üst perdeden değerlendirilmesi gereken bir olay, bu af ile terör, katillik, tecavüz harici kader mahkumu, bir şekilde bir suç işlemiş ve bunun pişmanlığını yaşayan insanların topluma kazandırılması için bir şans daha verilmesi gerektiği düşüncesiyle çıkarılan bir yol.Bu konuda da her hangi bir kaygı duymuyoruz. Liderimiz Devlet Bahçeli’nin söylemiş olduğu sözlerin arkasındayız. Ayrım konusuna gelince,Sosyal bilimler ve hukuk bilimi biraz daha mantığa dayalı yoruma dayalı formüller oluşturuyor. Yani bu konuda mağdur olan insanlar illaki vardır. Bunlarında ayıklanıp bir an önce topluma kazandırılması ve üretimden yana hangi alanda çalışıyorsa taraf olup memlekete faydalı olması gerekiyor. Bu ayrımlar kısa bir sürede yapılarak insanlar rencide edilmemeli” ifadelerini kullandı.

“YÜZDE 10’LUK SEÇİM BARAJININ ARTIK BİR ÇOKTA MANASI YOK”

MHP’nin seçim barajının altında kalmamak için Cumhur İttifakı’na girdiği tartışmalarına cevap veren Çalış, “12 Eylül 2011 tarihinde Türkiye’de bir referandum yapıldı. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilebilmesi adına. Ağustos 2015’te Cumhurbaşkanı halk tarafından seçildi. 16 Nisan 2017 tarihinde de Cumhurbaşkanı Yönetim Sistemi’ne geçilsin mi diye vatandaşa soruldu. Vatandaşta evet Cumhurbaşkanı Yönetim Sistemi’ne geçilsin dedi. Buradaki kural neydi? Cumhurbaşkanı yönetim sisteminde yüzde 50+1’i almak. Baraj Türkiye’de yüzde 50’ye çıktı zaten şimdi yüzde 10 alsan ne olur? Yüzde 20 alsan ne olur? Şimdi mevcut yönetim sisteminde yüzde 50+1 Cumhurbaşkanı alamadıktan sonra bu yönetime 500 milletvekiliyle cumhur ittifakı gelse ne olur? Veya Cumhurbaşkanı yüzde 70 ile Cumhurbaşkanı seçilse ve Cumhur ittifakı 250 milletvekilinde kalsa ne olur? Bu ittifakın tek sebebi var. Cumhur İttifakı sadece seçim ittifakı değildir. 5 yıllık mutabakat olarak geçiyor. Bu da önümüzdeki seçimden sonra da 5 yıl boyunca bu partiler birbirileriyle birlikte hareket edecek demek. MHP iktidarda devam edecek demektir. Bana göre yaşadığımız süreci 3 ayaklı değerlendirmek gerekiyor. Mevcut Anayasal kurallara göre Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi’ne göre partileryukarıda birleşmeye mecbur. Bu sağduyulu insanlar Cumhur İttifakı’nda birleşti. Diğerleri de karşı tarafta birleşti. Karşı tarafta birleşen insanların yapısal anlamda partilerin baktığın zaman birbirlerine benzemediğini görüyoruz. Anlayışları farklı dünya görüşleri farklı yaşan standartları farklı hatta beyannamelerinde bile birçok zıtlık var. MHP ve AK Parti Seçim beyannamelerini yayımladı. Milli bir mutabakat diye bahsettiğimiz Cumhur İttifakı Protokolünde, Nizam-ı Alem deniliyor. Mustafa Kemal Atatürk deniliyor. Türkiye’nin kurucu gücüne sahip çıkmaktan bahsediliyor. Yani biz geçmiş dönemlerde anayasada yapılacak diye tartışılan Türkiye’nin en önemli dinamikleri olan dil, bayrak, devlet, gibi anayasanın değişmez 4 kuralını şuanda Cumhur ittifakında birleştirdik. Cumhur İttifakı Milliyetçi Hareket Partisi’nin görüş ve düşüncelerini yansıtıyor. Bu manada değerlendirildiği zaman Türkiye’de yüzde 10’luk seçim barajını artık tartışılmasının çokta bir manası yok”şeklinde konuştu.

“ÇALIŞACAĞIZ KAZANACAĞIZ”

Sözlerine Devlet Bahçeli’nin cümleleriyle son veren Çalış, “Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin bir çok konuşmasında değindiği gibi, Bugün dünden daha karanlık, daha heyecan doluyuz, bugün düne göre daha azimli daha coşkuluyuz. Hergün haklılığımız güçleniyor. Her gün haklı davamızın destek ve teveccühü artıyor. Sevdamız Türkiye’dir. Sevdamız Türk Milleti’nin yükselişine çağrıdır. Sevabımız ise sadece Allah’adır. Kavgamız Milli bekamızın muhafazası kavlimiz ve kaderimiz Türk vatanında hür ve müstakil yaşamaktır. Üç hilali gönüllerden düşürmeyecek, davamız emin ellerde yükselişine devam edecektir. Hakkımız olan alacağız. Hakkettiğimiz siyasi mevki ve kutlu mertebelere ulaşmak maksadıyla çalışacağız kazanacağız. Başaracağız Allah’ın izniyle” şeklinde konuştu. (Özlem YILDIRIM)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık