);*} Türkiye İdlibde süreci iyi yönetiyor

Türkiye İdlibde süreci iyi yönetiyor

Suriyeli muhalifler, Soçi mutabakatından sonra Türkiye garantörlüğünde bölgedeki sürecin olumlu ilerlediğini, Türkiyenin süreci iyi yönettiğini ifade etti.

Türkiye İdlibde süreci iyi yönetiyor

İSTANBUL (AA) GÜLSÜM İNCEKAYA Suriyeli muhalifler, Soçi mutabakatından sonra Türkiye garantörlüğünde İdlibde 1520 kilometrelik alanın silahlardan arındırılması ve radikal grupların bölgeden elimine edilmesi sürecinin olumlu ilerlediğini, Türkiyenin süreci iyi yönettiğini ifade etti.

Suriyeli muhalifler, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putinin Soçide, Suriyenin İdlib ilindeki ateşkesi korumak için imzaladığı mutabakatın ardından bölgedeki son gelişmeleri, AA muhabirine değerlendirdi.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, ellerinde mutabakatın nasıl ilerlediğine dair somut bir bilgi olmamasına rağmen bölgeden aldıkları bilgilere göre mutabakat sürecinin ön görülen şekilde ilerlediğini söyledi.

İdlibde 15 20 kilometrelik alanının güvenlikli bölge haline getirilmesinin Türkiye ve ılımlı muhalifler kontrolünde gerçekleştirildiğini aktaran Mustafa, Türkiye bu faaliyetleri yürütürken İdlibde bulunan silahlı radikal grupların sivillerin hayatını tehlikeye atmadan ve Türkiyeye karşı fazla direnmeden ağır silahlarını bırakmalarını bekliyoruz. diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın Soçi mutabakatı sonrası İdlibdeki son durumla ilgili, Şu an itibarıyla işler yoluna girmiş görünüyor. Hatta 5060 bin kişi evine döndü. sözlerini hatırlatan Mustafa, şunları kaydetti:

Radikal grupların ön görülen bölgelerden çekilmeye başladığına dair bazı haberler geçilmesine rağmen Türkiyeden bu yönde bir resmi açıklama gelmedi. Sürecin nasıl işlediğine dair net bilgiler Türkiyenin inisiyatifindedir. Hükümetin birinci ağızdan yapmadığı açıklamaları bizim yapmamız elbette söz konusu değildir fakat Cumhurbaşkanının açıklamasından hareketle sürecin işlediğini söyleyebiliriz. Türkiye İdlibde süreci iyi yönetiyor. Türkiyenin de desteklediği ılımlı muhaliflerin Soçi mutabakatı doğrultusunda çalıştıklarını da biliyoruz. Ama asıl sorun orada aşırıcı, radikal grupların şu anda nasıl bir tavır içinde oldukları.

Bu mutabakat İdlibde sivil bir katliamın engellenmesi ve bir dramın yaşanmaması için yapıldı. Dolayısıyla Türkiye kontrolünde başlayan bu mutabakata İdlibde bulunan siviller ve tüm silahlı gruplar uyum sağlamak zorunda aksi takdirde terör bahanesi ile başından beri askeri çözümü tercih eden Rusya, İran ve Esed rejiminin eline yeniden koz verilmiş olur. Rusya ve Esed rejiminin Soçi mutabakatı öncesine dönmesi ve bölgeye yeniden bir operasyon düzenlemesi oldukça muhtemel. Dolayısıyla Rusya ve Esed rejiminin eline yeniden koz vermemek için bu süreç sağlıklı bir şekilde ve Türkiyenin kontrolünde sonuca ulaşmak zorunda.

İdlibin yükü sadece Türkiyenin üzerine bırakılmamalı

SMDK olarak 15 Ekime kadar bölgenin ağır silahlardan ve radikal gruplardan arındırılması sürecinin sorunsuz bir şekilde devam etmesi temennisinde bulunduklarını dile getiren Abdurrahman Mustafa, Soçi öncesine dönülmesi bölge için öngörülen felaketin yeniden başlaması anlamına gelir. En azından şu aşamada o bölgelerin hemen tahliye edilmesi ve silahlı grupların tamamının buna uyması gerekiyor. ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Özgür Suriye Ordusunun (ÖSO) terör örgütlerine karşı gerek Fırat Kalkanı gerek Zeytin Dalı Harekatında gösterdikleri başarının aynısını İdlibde de yapacağına inandığını belirten Mustafa, şöyle devam etti:

Suriye ve İdlib kaynaklı bu terör sorunu sadece Türkiyenin sorunu değil, tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun. Suriye Rejimi mıknatıs gibi bütün teröristleri çekerken birçok ülke buna göz yumdu. Dolayısıyla bu sorun, yük ve çözümü sadece Suriyedeki muhaliflerin ve Türkiyenin üzerine bırakılmamalı. Ortak siyasi çözüm ve belirli bir strateji ile terörün Suriye topraklarından elimine edilmesi gerekiyor. Bu, dünyanın güvenliği için gerekli.

Mutabakat öncesi birçok batılı ülke ile görüşmelerde bulunduk ve aksi bir durumda Suriyeden sadece bir göçmen krizinin yaşanmayacağını, göçmen krizi ile beraber terörist geçişleri de olacağını ve bu 2 milyon insanı denetleme şansları olmadığını da anlattık. İdlib meselesinde Avrupanın Türkiyenin yanında yer alması, Türkiyenin orada hareket alanını daha da rahatlatacaktır.

Ilımlı muhalifler Esed rejimine ve Rusyaya güvenmiyor

İstanbul Suriyeliler Toplum Birliği Başkanı Dr. Mustafa Hamitoğlu da İdlibde ve Suriye genelinde gerek sivillerin gerek ılımlı muhalefetin Türkiyeye karşı büyük bir güven duyduğunu, Türkiyenin, Suriyenin toprak bütünlüğü ve Suriye halkının özgürlüğü için çaba gösterdiğine artık çok net bir şekilde inandığını söyledi.

Soçi görüşmelerinin başlangıcında muhaliflerin aklında Bu bir oyun mu, tuzak mı? sorusu bulunduğunu ama Türkiyenin İdlibde garantörlük almasıyla beraber bir rahatlama olduğunu anlatan Hamitoğlu, şunları kaydetti:

Türkiyenin İdlibde gözlem noktaları koymasından sonra Heyet Tahrir Şam (HTŞ) olaya rasyonel bakmaya başladı. HTŞ, Türkiyenin İdlibdeki varlığı konusunda sessiz kalıyor. Herhangi bir karşı koyma veya çatışma söz konusu değil. Dolayısıyla Türkiyenin İdlibdeki varlığının Suriye için daha iyi olacağını düşünüyor olabilirler. Muhalifler arasında ki buna HTŞ de dahil Türkiyeye karşı bir güven var. Ama öte yandan Rusya ve Esede karşı güvensizlik. Muhalifler şu anda bu iki denklem arasında sıkışmış durumda.

Ben bu denklem içinde muhaliflerin İdlibde bir katliamın yaşanmaması için Türkiyeye karşı fazla direneceklerini düşünmüyorum. Radikal grup olarak nitelendirilmesine rağmen HTŞ içinde de çok sayıda ılımlı muhalif var. Türkiye burada zamanı iyi kullanırsa HTŞ içinde bulunan Suriyelilerin ÖSOya katılacağını düşünüyorum. Genel anlamda Suriyeliler zaten radikal insanlar değil. HTŞ içindeki en mutedil militanlar yine Suriye kökenliler. Muhaliflerin, Türkiyeye karşı durmamaları durumunda hem İdlibde hem de Suriyede siyasi bir çözümün başlangıcı olabilir.

İdlibde radikal grupların sınırlandırılması veya bölgeden elimine edilmesi konusunda herkesin endişeli olduğunu diğer muhalif grupların Rusya ve Esed rejimine güvenmediğini kaydeden Hamitoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

Çünkü Rusya ve Esed için Suriye rejimine karşı duran, muhalefet eden herkes teröristtir. Rusya defalarca bunu dile getirdi ve hala getiriyor. HTŞyi radikal grup olarak sınıflandırdı ve ona yönelik bir temizlik yapılıyor. Fakat Rusya ve Esede olan güvensizlik diğer muhaliflerde Bundan sonra sıra kime gelecek? endişesine neden oluyor. Bu silahsızlandırma olayında Özgür Suriye Ordusunun elinde olan silahlar tamamen ellerinden alınacak mı? Bu da ciddi bir soru olarak duruyor. Dolayısıyla silahsızlandırılan bölgeden çekilmeyi kabul ediyorlar ama silahları ellerinde tutmak istiyorlar.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
yukarı çık