);*} Tarihi bir dönemden geçiyoruz

Tarihi bir dönemden geçiyoruz

İçişleri Bakanı Soylu, "Öyle bir tarihi dönemden geçiyoruz ki atılan her adım, verilen her karar, ortaya konulan her sürecin geleceğin şekillenmesinde büyük etkisi olacak" dedi

Tarihi bir dönemden geçiyoruz

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Öyle bir tarihi dönemden geçiyoruz ki atılan her adım, verilen her karar, ortaya konulan her sürecin geleceğin şekillenmesinde büyük etkisi olacak." dedi.

Soylu, bir restoranda gerçekleştirilen AK Parti Ortahisar İlçe Gençlik Kolları Kongresi'nde yaptığı konuşmada, gençlerin torunlarına anlatacakları kadar önemli, tarihi günlerden geçildiğini söyledi.

Bakan Soylu, "Öyle bir dönemden geçiyoruz ki sadece sizin kendi torunlarınıza değil, etrafımızdaki coğrafyada bulunan mazlumların kendi gelecek nesillerine Türkiye adına, bu millet adına, bu güzel insanlar adına anlatacakları onurlu hikayeler olacak. Öyle bir tarihi dönemden geçiyoruz ki atılan her adım, verilen her karar, ortaya konulan her sürecin geleceğin şekillenmesinde büyük etkisi olacak." diye konuştu.

Türkiye için geçmişte "hasta adam" ifadesinin kullanıldığını belirten Soylu, ülkenin geçmişte her alanda yaşadığı sorunları ve sıkıntıları çeşitli örneklerle anlattı.

Dünyada 20. ve 21. yüzyılda yaşananlara dikkati çeken Soylu, şunları kaydetti:

"21. yüzyıl, 20. yüzyılın ortalarından itibaren bir demokrasi yüzyılıdır ve onlar demokrasi içerisinde terörle mücadele ediyorlar diye DEAŞ'ı, El Kaide'yi ve birçok terör örgütünü bahane ederek özellikle içinde bulunduğumuz coğrafyalara demokrasi getireceğiz, huzur getireceğiz diye inşa ettiler. Demokrasiyi ifade etmek istiyorum ki bahane ettiler. Kan, gözyaşı, petrol hesapları ve dünyanın merkezinde bulunduğumuz, Asya'nın ve Avrupa'nın merkezinde bulunduğumuz bu coğrafyayı geleceği ümitsiz bir coğrafyaya döndürmek istediler.

Eğer 15 yıldır AK Parti milletin oyunu almamış olsaydı, eğer 15 yıldır demokrasiye sımsıkı sarılmamış olsaydık, 15 yıldır girdiği her bir seçimde yaptığı hizmetlerle millete dokunarak milletin gönlünü alarak samimiyetiyle milletle beraber olmamış olsaydık, demokrasiyi baş tacı etmemiş olsaydık, 20. yüzyılın başında elde ettiğimiz galibiyeti 21. yüzyılın başında elde edemezdik. 20. yüzyılın başında kurmuş olduğumuz güzel Cumhuriyet'imizden sonra bu Cumhuriyet'imizi tarumar etmek için bizi parça pinçik ettiler, etmeye çalıştılar. Bu ülkenin bütün etnik kökenlerini ayırmaya çalıştılar, bu ülkenin bütün mezheplerini ayırmaya çalıştılar. Bu ülkede inanan insanları, dindarları ötekileştirmeye, farklılaştırmaya çalıştılar."

"Sadece 780 bin kilometrekarenin derdinde değiliz"

Bu anlayışın 21. yüzyılın başında da aynı ortaya konulduğuna işaret eden Soylu, şu değerlendirmede bulundu:

"Gezi olayları, 17-25 Aralık olayları, 6-7 Ekim olaylarıyla 20. yüzyılın başında güzel Cumhuriyet'imizi kurduktan sona bu ülkenin kurtuluş mücadelesini gerçekleştirenlerden intikam almak adına neler yapmışlarsa, 21. yüzyılın başındaki kurtuluş mücadelemizde, ekonomik mücadelemizde, büyüme mücadelemizde, demokrasi mücadelemizde yine bize aynısını yapmaya çalıştılar. Milletin değerleriyle bir arada olmasını istemediler. Nasıl 20. yüzyılın ortalarında bu ülkede Ezan-ı Muhammediye'nin bu ülkenin minarelerinde okunmasını engellemişlerse yine aynı şekilde bu ülkede insanların değerlerini alt üst edebilmek için kendi inançlarının gereğini yerine getirmelerini engelleyebilmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. 20. yüzyılda ne yapmışlarsa 21. yüzyılda da aynısını gerçekleştirmeye çalıştılar. 20. yüzyılın ortalarında gerçekleştirmiş oldukları darbenin aynısını 15 Temmuz'da gerçekleştirmeye çalıştılar."

Soylu, bu kronolojiyi anlatmasının sebebine değinerek, şunları söyledi:

"Dün bu ülke ne yaşamışsa bugün bu ülke ne yaşıyorsa, yarın bir daha onu yaşamaması için bizim mukavemetimizi daha kuvvetli, esaslı hale getirmek zorundayız. Onun için liderimizin açtığı yol, Recep Tayyip Erdoğan'ın açtığı yol bir daha Türkiye'nin başına bu meselelerin gelmemesi için ortaya konulan bir yoldur. Şunu açık ve yüreklilikle ifade etmek istiyorum, liderler her zaman bulunmaz. 50, 100, 150 yıl bazen bulunsalar da onların kuvveti, o ülkeyi yönetmeleri sağlanamaz. Bugün Türkiye bu fırsatı elde etmiştir. Sizin bir şansınız var, sizin şansınız bugün Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'yi yönetmesi değildir. Sizin şansınız, örnek alabileceğiniz, yolunda gidebileceğiniz, hareket, hal, tarz ve tavırlarından, ifadelerinden kendinize ölçü bulabileceğiniz bir lideriniz var."

Gençlerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan alabilecekleri örnekleri sıralayan Soylu, "Şehidin evine gitmekle size hangi modeli gösterdiğini, onun annesinin, babasının, eşinin, kardeşinin duasını alabilmekle hangi modeli gösterdiğini örneklemeniz lazım. Sizin ondan sabrı örneklemeniz lazım. Seçimin, demokrasinin, hizmetin ve bu milletin buna ne kadar ehemmiyet verdiğini örneklemeniz lazım. Attığı her adımın, aldığı her kararı, diklenmeden dik durabilmenin nasıl olduğunu gösterir. Bunu büyük bir fırsat olarak görmeli ve yönetmelisiniz." dedi.

Soylu, sadece bir kongre için değil, yarınların inşası ve ihyası için burada olduklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

"Sadece 780 bin kilometrekarenin derdinde değiliz. Bu millet, şu Anadolu toprağı üzerinde duran bu millet sadece Anadolu toprağının derdinde olmamıştır. Bilmenizi istiyorum Kabe-i Muazzama'nın, Medine-i Münevvere'nin hürriyetinin derdinde her zaman ve her daim olmuştur. Bu millet dünyanın neresinde bir mazlum ve mağdur varsa nerede kendine el uzatılmasını bekleyen bir insan varsa onun derdinde olmuştur. Derdimiz dünyaya sıratı mustakiymi, hakkaniyet olduğunu gösterebilmektir. Hiç bundan endişe etmeyiniz, Türkiye bu istikamettedir. Gençler sizin sorumluluğunuz bizden fazladır."

Gençliğinde Türkiye'de yaşanan sıkıntıları örneklerle anlatan Soylu, "Allah'ımıza çok şükürler olsun, 21. yüzyılın başından itibaren bu fotoğrafların her birisini geride bırakma iradesi ortaya koyan liderimiz Recep Tayyip Erdoğan sayesinde Türkiye çok önemli bir noktaya geldi. Bugün 3,5 milyon insana 'gık' demeden sahip çıkan, hiçbir zaman kendi üzerine yük görmeyen bir anlayışı ortaya koyan millet olarak bunu söylüyoruz." diye konuştu.

Soylu, birçok uluslararası toplantıya katıldığına işaret ederek, "Birçok uluslararası kurum ve kuruluş bizi ziyarete geldi. Şu ülkenin ay yıldızlı bayrağı altında yaşayan bir kardeşiniz, ağabeyiniz, arkadaşınız olarak söylüyorum, hiçbir zaman başımızı öne eğdirecek tabloyla karşılaşmadık. Başımız dik, vakur şekilde olduk. Biz başka bir milletiz." ifadesini kullandı.

"3 bin 300 civan gibi mert delikanlı"

İçişleri Bakanlığının Müşterek Koordinasyon Merkezi'nde dün akşam tören düzenlendiğini aktaran Soylu, şunları kaydetti:

"Afrin'de şehadete, düğüne gider gibi giden jandarma özel harekatçılarımızı, jandarma komandolarımızı, polis özel harekatçılarımızı ve güvenlik korucularımızı ziyaret ettik. 3 bin 300 civan gibi mert delikanlı. Hiçbirisi görev olarak oraya gitmedi. 'Kim gitmek istiyor.' dendiğinde, 'Biz gitmek istiyoruz.' diye gönüllü olarak oraya dahil oldular. Hepsi aslan parçasıydı, hepsiyle teker teker sarıldık, helalleştik ve ahitleştik ve onlara bir şey söyledim. Biz size namusumuzu emanet ettik. Namusumuz size emanettir, bu coğrafyanın namusu ve geleceği size emanettir. Biz hangi yolda yürüdüğümüzü biliyoruz, hangi noktalara adım attığımızı biliyoruz.

2015’in Nisan ayından beri, Trabzon'da milletvekilliği süreci başladığı andan itibaren burada elimizden geldiği kadar, dilimizin döndüğü kadar, gücümüzün yettiği kadar bize vermiş olduğunuz emaneti hem şehrimize hizmet hem de bu güzel insanlara, şehrimizin bu asaletiyle bizi donatan insanlarına hizmet etmek ve sorumluluğumuzu yerine getirmek için çaba sarf ettik."

Sürmene ilçesinde katılacağı programa değinen Soylu, şöyle devam etti:

"Kendi bulduğumuz imkan ve kaynaklarla oluşturduğumuz bir ilkokulu açacağız. Çok kısa bir süre içerisinde yapılan, adına Muhammet Fatih Safitürk dediğimiz ilkokulu açacağız. Kah bir belediye binasında, kah bir yolda, kah spor tesisinde, kah bir belediye başkanımızın talebinde, kah burada insanlarımızın iş bulabilmesi için iş kapasitelerinin artırılmasında yapılan hizmetlerde her noktada olmaya çalıştım. Allah şahittir, kalbimizde hiç fesat olmadı. Yine Allah şahittir, kalbimize hiç yük olmadı. Şunu bilmenizi isterim, beni hatırlayacağınız zaman Süleyman Soylu bu güzel dergaha yanlış odun, eğri odun taşımaz diye hatırlayın. Beni hatırlayacağınız zaman bilmenizi isterim ki bu dergaha yanlış odun, eğri odun taşımaz diye aynen Yunus'un Taptuk'un dergahına taşımadığı yanlış odun, eğri odun gibi. Biz ahlaklı adamlarız. Siyasetin de ne olduğunu iyi bilen kardeşlerinizden bir tanesiyim, çocukluğumdan beri bu işlerin içerisindeyim. Bilmenizi istiyorum mevkim için kişiliğim için hevesim için bu büyük davanın bir çapağı olsam bilin ki kendimi yok ederim."

Soylu, "Çok net ve açık 21. yüzyılda bu dava sadece Türkiye'ye hizmet etmiyor, bütün dünyaya hizmet ediyor." ifadesini kullanarak, şunları kaydetti:

"Bu davanın bir neferi olmak. Bugün İçişleri Bakanıyız, yarın belki değiliz. Buradan gideriz, belki bir daha gelişimiz olmaz ama şunu çok net ve açık bir şekilde söylüyorum, AK Parti ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, kıymeti Cumhurbaşkanımızın beni davet ettiği günden itibaren yapmış olduğum bütün çalışmalarda bu davaya olan sadakatimden, bu davaya olan bağlılığımdan, bu davaya olan anlayışımdan ve şu millete olan sadakatimizden ve anlayışımızdan bir nebze olsun ödün vermedim, bundan sonra da vermeyeceğim. Sevgili gençler, hiçbir zaman doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmayın. İradenizden hiçbir zaman vazgeçmeyin, liderinizin gösterdiği istikametten hiçbir zaman ayrılmayın. Bunları belki size son kez söylüyorum ama bilmenizi isterim iddianızı ve iradenizi ortaya koyduğunuz noktadan itibaren eğer sıkıntıda olduğunuz görünüyorsa da geri çekilmekten hiçbir zaman ama hiçbir zaman vazgeçmeyin. Geri çekilmek de bir erdemdir, geri adım atmak da bir erdemdir. Bu kongre özellikle benim hayatımda da önemli bir kongre olacaktır."

"Sadece bende şunu hatırlayın, Trabzon'u çok seviyorum. Sadece bende şunu hatırlayın, Recep Tayyip Erdoğan'ın bir neferiyim, hangi görevde olursam olayım Recep Tayyip Erdoğan'ın neferi olarak hayatıma devam edeceğim." diyen Soylu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sadece bende şunu hatırlayın, Trabzon bana hayatımın en önemli şerefini ve görevini verdi. Verdiği şeref ve görev, Trabzon milletvekilliğidir. Bunu sizle paylaşabilirim, AK Parti'ye girdiğim andan itibaren en çok özlediğim kızım ve oğlumdur ve Allah inşallah çok yakın bir zaman içerisinde onlarla daha sık birlikte olmayı bana nasip eder. Bu vesileyle bana, çoluğuma çocuğuma vermiş olduğunuz bu asaletten dolayı size, kıymetli Cumhurbaşkanıma, her birine ayrı ayrı hürmetlerimi ifade ediyor, hakkınızı helal etmenizi diliyorum."

Kongreye, AK Parti Trabzon milletvekilleri Adnan Günnar, Ayşe Sula Köseoğlu ve Salih Cora, AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır, Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, AK Parti İl Başkanı Haydar Revi, AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı İskender Karakaya ve diğer ilgililer katıldı.

Öte yandan Bakan Soylu, Türkiye Gençlik Vakfı Trabzon Temsilciliğini de ziyaret etti.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık