);*} Kangal köpeklerinin yavrusunu yeme sebebi hormon eksikliği
Reklamı Geç
10 saniye kaldı

Kangal köpeklerinin yavrusunu yeme sebebi hormon eksikliği

Kangal köpeklerinin doğurduktan sonra yavrularını yemesiyle ilgili dünyada ilk kez Cumhuriyet Üniversitesinde yapılan çalışma sonucunda, köpeklerde hormon eksikliği olduğu tespit edildi Çalıma, uluslararası dergide yayımlanarak literatüre girdi Çalışmayı yürüten CÜ Doktor Öğretim Üyesi Mustafa Koçkaya: Her 100 kangal köpeğinin birinde bu sıkıntı gözüküyor. Bu da bizim için yüksek bir oran. Zaten bizi çalışmaya iten en büyük sebeplerden biri buydu Sıkıntının hormon yetersizliği olduğunu tespit ettik. Daha sonra bu çalışmamız dünyanın en iyi davranış dergilerinden birinde yayımlandı ve dünyada yapılan ilk çalışma olarak literatüre geçti

Kangal köpeklerinin yavrusunu yeme sebebi hormon eksikliği

SİVAS (AA) Kangal köpeklerinin doğurduktan sonra yavrularını yemesiyle ilgili dünyada ilk kez Cumhuriyet Üniversitesinde (CÜ) yapılan çalışma sonucunda köpeklerde hormon eksikliği olduğu tespit edildi, çalışma uluslararası dergide yayımlanarak literatüre girdi.

CÜ Veteriner Fakültesi Veterinerlik Fizyolojisi Ana Bilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Mustafa Koçkaya, dişi Kangal köpeklerinin yavrularını yemesiyle ilgili kendilerine gelen şikayetler üzerine 5 yıl önce çalışma başlattı.

İlk olarak anket yapan ve yavrularını yiyen dişi köpekleri tespit eden Koçkaya, tespit edilen 15 köpek üzerinde çalışma yürüttü. Yavrulayan köpeklerin davranışlarını kulübelere kamera yerleştirerek gözlemleyen ve çalışmasını laboratuvar ortamına da taşıyan Koçkaya, yavrularını yiyen tüm köpeklerde hormon eksikliği olduğu bulgusuna ulaştı.

Hormon eksikliği bulunun köpeklerin yavruladıktan sonra 10 gün içerisinde yavrularını yemesinin nedenine yönelik araştırma, uluslararası bir dergide yayımlanarak literatüre geçti. Koçkaya, Kangal ırkında görülen bu durumun tedavisi üzerine de çalışma yürütüyor.

Koçkaya, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaklaşık 5 yıl önce bir vatandaşın, köpeklerinin her doğumda yavrularını yediğine yönelik şikayeti üzerine bu çalışmaya başladıklarını belirterek, şunları söyledi:

"Buna bir çözüm bulmamız için geldiklerinde bu olayın araştırılması gerektiğini düşündük. Yetiştiricilerimize ve köylülerimize yönelik anket çalışması yaptığımızda, önemli bir oranda kendi yavrusunu yiyen köpekler sonucuna ulaştık. Yaklaşık her 100 kangal köpeğinin birinde bu sıkıntı gözüküyor. Bu da bizim için yüksek bir oran. Zaten bizi çalışmaya yönelten en büyük sebeplerden biri buydu. Köylülerimiz de bu hayvanlarla karşılaştıklarında, her doğumda bütün yavrularını telef ettikleri için ya anneleri azat ediyor ya da anneleri başka yöntemlerle uzaklaştırıyor. Bu hem Kangal köpeklerinin geleceği açısından hem de ekonomik açıdan büyük bir kayıptı ve biz bunun önüne geçebilmek için çalışmaya başladık."

"Bu çalışma dünyada ilk kez yapıldı"

Koçkaya, yavrusunu yiyen 15 Kangal köpeği üzerinde çalışmaya başladıklarını anlatarak, "Kangal köpeklerini takip ettiğimizde köylülerin söylediği gibi her doğumda kendi yavrularının tamamını 10 gün içerisinde ya bütünüyle yediklerini ya da kafa ve ayak kısımlarını yediklerini gördük. Hayvanların davranışları üzerinden hareket ettik, laboratuvar ortamında nedenlerini araştırmaya başladık. 20 neden sıraladık ve sonunda sıkıntının hormon yetersizliği olduğunu tespit ettik. Daha sonra bu çalışmamız dünyanın en iyi davranış dergilerinden birinde yayımlandı ve dünyada yapılan ilk çalışma olarak literatüre geçti." ifadelerini kullandı.

Çalışma literatüre geçtikten sonra çok sayıda kişinin bu şikayetle kendilerine ulaştığına da değinen Koçkaya, şunları kaydetti:

"Özellikle İngiltere'de bir hayvanat bahçesinin veteriner hekimi bize ulaştı. Hayvanat bahçesinde bir ayının 2 yavrusunu telef ettiğini söyledi ve yardımcı olmamızı istedi. Temaslarımız devam ediyor. Ama bizim asıl sonucuna ulaştığımız ırk Kangal köpeği. Bunun dışında diğer ırklar üzerinde çalışmamız gerekiyor. Kangal köpeği üzerinde biz olayı bir aşama daha ileriye götürmeye çalışıyoruz. Ayrıca araştırmalarımız sonucunda bunun bir çok ırkta göründüğünü gördük. Tedavisine yönelik projemiz devam ediyor, bir tedavi protokolü çıkaracağız. Tedaviye yönelik uygulamamız gereken preparatların hangi yoldan ve ne kadar verilmesi gerektiğini belirleyeceğiz. Kısa bir süre sonra da neticelendireceğimizi düşünüyoruz. Denemelerde de olumlu neticeler aldığımızı söyleyebilirim."

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
yukarı çık