Darbeci askerlerin kaçırdığı eski Jandarma Komutanı konuştu

FETÖnün darbe girişimi sırasında kaçırılan eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Mendi, 8 yıl emir subaylığımı yapan birisinin bu çetenin içerisinde olduğu, yalan söyleyeceği ve ihanet içinde olacağı o an aklıma bile gelmedi dedi.

Darbeci askerlerin kaçırdığı eski Jandarma Komutanı konuştu

ANKARA (AA) Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz 2016daki darbe girişiminde Jandarma Genel Komutanı olan emekli Orgeneral Galip Mendi, Ankarada bir düğünde şahitlik yaptıktan sonra yanına gelen emir subayı ve eski Konya Bölge Jandarma Komutanı Tuğgeneral Timurcan Ermiş tarafından kaçırıldığını anlattı.

Mendi, darbe girişimine katılan sanıklardan şikayetçi olup davaya katılma talebinde bulundu.

Galip Mendi, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde görülen Akıncı Üssü davasının duruşmasına müşteki sıfatıyla katıldı.

Darbe girişiminin yaşandığı gece emekli Tümgeneral Burhanettin Aktının kızının Gazi Orduevindeki düğününe, eşi ve yanında emir astsubayı Aytaç Oğuz ile gittiğini belirten Mendi, düğünde nikah şahitliği yaptığını kaydetti.

Nikahın 21.00 gibi kıyıldığını, yaklaşık 15 dakika sonra da emir astsubayı Oğuzun oturduğu masaya gelip Genelkurmay Başkanlığı önünde silah sesleri duyulduğunu söylediğini ifade eden Mendi, olayı araştırmasını ve kendisini bu konuda bilgilendirmesini söylediğini aktardı.

Oğuzun kısa süre sonra tekrar gelip Genelkurmay önünde çatışma çıktığını söylemesi üzerine salondan ayrılmak üzere çıkış kapısına hareket ettiğini, bu sırada Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Merkezi ile Genelkurmay Başkanlığını arattığını ancak ulaşılamadığını dile getiren Mendi, 21.30da kurmay başkanlığına vekalet eden Arif Çetini arayıp durumu ona sorduğunu kaydetti.

O sırada evinde bulunan Çetinin de Harekat Merkezine ulaşamadığını, muhtemelen bir siber saldırı gerçekleştiğini düşündüğünü aktaran Mendi, karargaha gidip kendisini bilgilendirmesini istediğini ve kıyafetini değiştirdikten sonra geleceğini söylediğini belirtti.

Mendi, o gece Çetin ile son kez görüştüğünü söyledi.

Düğün yerinden kaçırmışlar

Düğün salonu önünde aracını beklerken dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallıyı gördüğünü, ona da durumu sorduğunu ancak net bir bilgisi olmadığını anladığını dile getiren Mendi, şunları kaydetti:

Makam aracım yanaşırken düğüne birlikte gitmediğim emir subayı Murat Yılmaz, sivil giysili olarak koşarak birden yanıma geldi. Heyecan ve telaş içinde görünce çok şaşırdım. Bana, birinci başkan ve ikinci başkanın Genelkurmay Karargahında toplantıda olduğunu ve acele beklediklerini ifade etti. Ben eşime, Araca bin seni konuta bırakıp üstümü değiştirip Genelkurmay Karargahına geçeceğim deyince Murat Yılmaz, tekrar atılarak, çok acil durum olduğunu, acele beklediklerini ve eşimi konuta götürmek üzere bir araç hazırlandığını söyleyince maalesef kendisine inandım. Zira, daha önceki plan dışı toplantılarda emir subayları vasıtasıyla bize bilgi verilirdi. Yaklaşık 8 yıl emir subaylığımı yapan birisinin bu çetenin içerisinde olduğu, yalan söyleyeceği ve ihanet içinde olacağı o an aklıma bile gelmedi.

Olayın aciliyeti üzerine emir astsubayı Oğuza, araçla eşini götürmesini söylediğini dile getiren Mendi, kendisinin de arabaya bindikten hemen sonra aracın sol arka kapısının açıldığını ifade etti.

Galip Mendi, sözlerini şöyle sürdürdü:

O dönem Konya Jandarma Bölge Komutanı olan Timurcan Ermiş, eğitim elbiseli, silahlı, tabancalı olarak araca aniden ve sinsice bindi. Timurcan Ermişin araca binmesiyle araç, süratle hareket etti. Kendisine, Bu halin ne, Konyadan buraya niye geldin bu kıyafetle, gecenin bu saatinde bu kıyafetin anlamı nedir? diye sorular sordum. Yüksek sesle çıkıştım. Kendisi, Akıncılarda bana bilgi verileceğini, birliklerin faaliyete geçtiğini, darbe yapıldığını ifade ederek Özel Kuvvetler Komutanlığının da bu işin içinde olduğunu, beni de aralarında görmek istediklerini söyleyince büyük bir tepki gösterdim. İşin içinde başka şeyler olduğunu anlayıp Siz çete misiniz, eşkıya mısınız? diye bağırınca, kendileriyle birlikte olmayacağını anlayan Timurcan Ermiş, silahını doldurup kafama doğrulttu. Allah belanızı versin diyince Ermiş, tabancayı sürekli kafamda tuttu. O arada Murat Yılmaz’a da 8 yıldır yanımda yılan beslemişim. Sen de bu çetenin içindeymişsin, yazıklar olsun. Allah belanızı versin. dedim. Timurcana da Vurursan vur diye bağırdım.

Silah zoruyla Akıncıya götürülmüş

Galip Mendi, sonraki süreçte de Murat Yılmazın, şoför Oğuzhan Kye silah doğrulttuğunu öğrendiğini ve Akıncıya kadar başına tabanca doğrultulmuş şekilde gittiklerini dile getirdi.

Darbe öncesi Timurcan Ermişe yönelik istihbarat kaynaklarından FETÖ bağlantısı olduğuna yönelik bilginin aklına geldiğini vurgulayan Mendi, darbe teşebbüsünün bu örgütle bağlantılı olduğunu anladığını söyledi.

Akıncı Üssü nizamiyesine yaklaştıklarında bir VİP minibüsün önlerine geçip durduğunu, teğmen ve üsteğmen rütbeli, pilot tulumlu kişilerin, aracının etrafını sardığına değinen Mendi, Ermişin araçtan inerek VİP minibüsteki birileriyle konuştuğunu, ardından da dışarıdaki birileriyle konuştuğunu belirterek, Tepki göstermeseydim beni çok büyük ihtimalle darbeyi sevk ve idare ettikleri Akıncılar Kışlasında harekat merkezine götüreceklerini değerlendiriyorum. şeklinde beyanda bulundu.

Kısa süre sonra kendilerini takip ettiğini bilmediği koruma ekibinden astsubay Halil Gözalıcının şoför mahalline geçip sürücü er Oğuzhan Kyi geri gönderdiğine işaret eden Mendi, yaklaşık 200 metre sonra su deposuna benzer küçük bir binanın önünde durduklarını, kendilerini pilot tulumlu üç subayın karşıladığını bildirdi.

Mendi, labirent şeklinde girişi bulanan binaya girdiklerini, içeride çelik bir kapı ve üstünde Sorgulama merkezi yazısı bulunduğuna dikkati çekerek, başında bekleyenlere, yapılanların Türk subayına yakışmadığını söylediğini anlattı.

Bir süre sonra odaya başlarında bir yüzbaşı bulunan pilot tulumlu havacıların girdiğini anlatan Mendi, yaşadıklarını şöyle anlattı:

Bu ekibin sorumlusu olan yüzbaşı, büyük bir saygısızlıkla, orada tam anlayamadım. Falanca örgüt adına sizi tutuklamaya geldim. dedi. Hangi yetkiye dayanarak beni tutuklayacaksın dedim. Yüzbaşı, pervasızca ve saygısızca, emir aldığını, bu emir gereği beni tutuklayacağını ifade etti. Elindeki plastik kelepçeleri göstererek Elinizi uzatın, kelepçeleyeceğiz. dedi. Ben yine tepki gösterdim. Yanında bulunan diğer subaylar iki kolumu birleştirerek kelepçeyi taktılar. Kin ve nefretle kelepçeleri sıktılar. Yunanlılara bile esir olsaydım bu muameleyi görmezdim dedim. Daha sonra ayaklarıma da plastik kelepçeyi taktılar. Gözümü kapatacak şekilde başıma siyah bir bere geçirdiler.

Başoğlunu da yanına getirmişler

Ağzının da bantlandığı bilgisini paylaşan Mendi, yaklaşık 30 dakika sonra yine ayak sesleri duyduğunu ve yanındaki sandalyeye bir kişinin oturtulduğunu, bu kişinin gözlüklerini sorması üzerine sesinden dönemin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim Doktrin Komutanı Orgeneral Kamil Başoğlu olduğunu anladığını belirtti.

Ağzındaki bant gevşediği için konuşabildiğini ve bir süre Başoğlu ile bu şeklide görüştüklerini ifade eden Mendi, başlarında nöbet tutanların konuşmalarına izin verdiğini söyledi.

Mendi, tuvalet ihtiyaçları için yaklaşık 50 metre mesafedeki bir binaya götürüldüklerini, gece boyunca jet ve nakliye uçakları ile helikopterlerin seslerini duyduklarını kaydetti.

Gece elektriklerin kesildiğini, sabah olduğunu ise içeri sızan gün ışığından anladığını bildiren Galip Mendi, bu sefer bomba ve makineli tüfek sesleri duyduklarını, bir süre sonra ise iki kişinin içeri girdiğini, son olarak tuvalete gittiklerinde plastik kelepçelerinin takılmadığını ifade etti.

En son kendilerini tuvalete götüren kişinin Cumali Pusat olduğuna işaret eden Mendi, Halil Gözalıcının kapıdan seslenerek Komutanım duydum, Sizi vuracaklar. diyerek, burayı terk etmek gerektiğini söylediğini bildirdi.

Mendi, saatin 10.3011.00 civarında olduğunu, Cumali Pusatın da kapının yakınında durduğunu ve kendilerini buradan çıkartacağını, haklarını helal etmelerini istediğini söyledi.

Pusatın, burayı terk etmelerine yardımcı olacağını değerlendirdiğini vurgulayan Mendi, daha sonra lojman nizamiyesinden çıkış yaptıklarını, hiçbir güvenlik görevlisini görmediklerini bildirdi.

Yolda polislerin olduğunu ve ardından Kazan Emniyet Müdürlüğüne geçtiklerini anlatan Mendi, ardından da Genelkurmay Başkanının yanına geçip durumu izah ettiklerini kaydetti.

Darbeden önceden haberdar olduğunu değerlendiriyorum

Emir subayı için Murat Yılmazın da bu çetenin tam içinde olduğu açık ve nettir. değerlendirmesinde bulunan Galip Mendi, eski Tuğgeneral Ermişin, savunmasında Jandarma Genel Komutanını güvenli bir yere götüreceklerini öne sürdüğünü anımsatarak, bir komutanın güvenliğinin sağlanması için başka bir ilde görevli ve izinde olan bir generalin görevlendirildiğini, 46 yıllık görev hayatında duymadığını kaydetti.

Mendi, Birilerinden akıncılar talimatı aldığı açık ve nettir. Ermişin Ankaraya izin bahanesiyle geldiğini, darbeden önceden haberdar olduğunu değerlendiriyorum. dedi.

Galip Mendi, şöyle devam etti:

Aynı mesleği yapmak ve aynı üniformayı giymekten utanç duyduğum müfteri Timurcan Ermişin iddialarını tamamen reddediyorum. Götürüldüğüm yer kesinlikle 141. Filo Harekat Merkezi değildi. Sığınak şeklinde küçük bir binaydı. Burada üst düzey bir toplantı yapılması akla ve mantığa aykırıdır. Üsteki kamera kayıtlarının incelenmesini talep ediyorum. Ermişin tüm ifadeleri kendisini kurtarmaya yönelik, yalan ve iftiraya dayalı bir senaryoya dayanıyor. Aslı astarı olmayan beyanlarından dolayı kendisinden şikayetçiyim.

Darbe girişimine katılan sanıklardan da şikayetçi olduğunu yineleyen Mendi, davaya da katılma talebinde bulundu.

Duruşmaya, taraf avukatları ve sanıkların müştekiye sorularıyla devam ediliyor.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
yukarı çık