Cumhurbaşkanı Erdoğan: Almanya’dan terörle mücadelede gerekli desteği vermesini bekliyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiyenin Almanyadan beklentisi, FETÖ, PKK ve DHKPC gibi terör örgütleri ile mücadele konusunda, müttefiklik hukuku çerçevesinde Türkiyeye gerekli desteği vermesidir. dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Almanya’dan terörle mücadelede gerekli desteği vermesini bekliyoruz
  • 27 Eylül 2018, Perşembe 6:00

BERLİN (AA) Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitungda (FAZ) Almanyadan beklentiler başlığı ile makale kaleme aldı.

Türkiye ile Almanyanın anlaşmazlıklarını bir tarafa bırakarak ilişkilerinde yeni bir sayfa açması ve ortak çıkarlarına odaklanması gerektiğine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

Zira her iki ülkenin de karşı karşıya olduğu terör sorunu, mülteci meselesi ve merkantilizmin yeniden yükselişe geçmesi gibi meydan okumalar ve tehditler ortaktır. Türkiye Almanya ile diğer devletler ile olduğu gibi eşit göz hizasında, karşılıklı saygıya dayalı bir ilişki geliştirmek arzusundadır. İlişkilerimizi karşılıklı çıkarlar temelinde irrasyonel, korkulardan arındırarak rasyonelleştirmek zorundayız. Gelin ortak çıkarlarımıza, ortak tehditlere ve sorunlarımıza odaklanalım. Farklı düşündüğümüz noktalarda diyalog kanallarını daima açık tutalım, birbirimizin hassasiyetlerini anlamaya çalışarak olabildiğince empati kuralım.

Türkiye ve Almanyanın anlaşmazlıklarını bir tarafa bırakarak ilişkilerinde yeni bir sayfa açması ve ortak çıkarlarına odaklanması son dönemde dünyada ortaya çıkan dramatik gelişmeler nedeniyle iki taraf açısından da zaruridir.

Dünyanın bugün Amerikan yönetiminin sorumsuz ve tek taraflı adımları neticesinde herkesin zarar göreceği sert bir ticaret savaşları dönemine doğru sürüklendiğini belirten Erdoğan, küresel bir ticaret devleti olan Almanya ve ihracata dayalı bir büyüme modeli benimsemiş olan Türkiyenin diğer sağduyulu devletlerle birlikte çok taraflı diplomatik adımlarla herkesin zarar göreceği böyle bir ticaret savaşını durdurmalarının tüm dünyanın hayrına olacağını vurguladı.

Başkan Erdoğan Türkiyenin de Almanyanın da öteden beri dillendirdiği gibi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin dünya üzerindeki güç kaymalarını da dikkate alarak reforme edilmesini arzu etmekte olduğunun altını çizerek, şu görüşe yer verdi:

Bundan dolayı uzun dönemdir Dünya beşten büyüktür söylemini gündemde tutuyoruz. Zira BM Güvenlik Konseyi mevcut yapısı ve karar alma mekanizması ile soğuk savaş sonrası ortaya çıkan sıcak çatışmaları, iç savaşları ve soykırımları engellemekte maalesef aciz kalmıştır. Bunun bedelini, Suriye iç savaşının ürettiği terör ve mülteci akını ile önce Suriyenin komşu ülkeleri, sonrasında ise Avrupa ülkeleri çok ağır ödemiştir.

Avrupada aşırı sağın yükselişi

Erdoğan, terör saldırıları ve mülteci akınını suistimal eden aşırı sağ partiler ve grupların bugün Avrupa çapında yükselişe geçmiş durumda olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

Bazı Avrupa ülkelerinde aşırı sağcı partilerin iktidar ortağı olduğuna şahit olmaktayız. Aşırı sağın yükselişi ve kurumsal ırkçılık bugün Avrupanın demokratik düzeni ve farklı kültürlerin, inançların birlikte yaşama ideali için en büyük tehdit haline gelmiştir. Bu nefret, özellikle de sosyoekonomik ve siyasi zayıflıklarından dolayı Müslümanları hedef tahtasına oturtmuştur ama Avrupa tarihi bize göstermektedir ki aşırı sağ önce zayıf grupları hedef alsa da yeterince güçlendikten sonra kendisi gibi düşünmeyen tüm toplum kesimlerini hedef almaktadır. Bu noktada Anders Breivik gibi aşırı sağcı ve insan onurunu hiçe sayan teröristlerin sadece Müslümanları değil Müslüman olmayanları da hedef aldığını gözardı etmemeliyiz. Bundan dolayı Almanyada Türk kökenli insanlara yönelik işlenen NSU terör saldırılarının tüm yönüyle ve kapsamlı bir şekilde aydınlatılması ve İslamofobi ile etkin şekilde mücadele edilmesi hem Almanyanın hem de Türkiyenin çıkarınadır. Zira Müslüman karşıtı ırkçılık olarak tanımlanan İslamofobya bugün aynı zamanda Türkiyenin AB üyeliği önündeki en büyük engel haline gelmiştir. Aşırı sağın bu yükselişi neticesinde birçok Avrupa ülkesinin siyasi istikrarı pamuk ipliğine bağlı hale gelmiştir. Bu noktada terörizm ve mülteciler konusunda Türkiyenin, hem Almanyanın hem de Avrupa’nın güvenliğine ve istikrarına yapmış olduğu kritik katkı açıkça ortadadır.

Türkiyenin Suriye krizinin başından itibaren savaştan kaçan milyonlarca mülteciye dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın kucak açarak kadın, çocuk, ihtiyar yüz binlerce masum sivilin hayatını kurtardığını kaydeden Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:

Bugün Türkiye farklı çatışma bölgelerinden kaçarak ülkemize sığınmış 3,9 milyon mülteciyi misafir etmektedir. Bazı Avrupa ülkelerinin binli rakamlarla ifade edilen mültecileri kabul etmemek için yıllarca direndiği bir dönemde sadece 20112017 yılları arasında Türkiyede 276 bin 158 Suriyeli bebek doğmuştur. Dünyamız Afganistan, Irak, Filistin, Yemen, Suriye, Somali ve Libya gibi ülkelerde devam eden iç savaşlardan dolayı İkinci Dünya Savaşından sonraki en büyük mülteci krizi ile karşı karşıyadır. Türk devleti ve Türk milleti bu küresel krizin yönetilmesi konusunda üstüne düşeni fazlasıyla yapmıştır. Bu çerçevede tüm dünya umudunu kesmişken Rusya ile yaptığımız İdlib anlaşması ile Suriyedeki yeni bir felaketi ve mülteci akınını önlemiş olduk. Avrupalı müttefiklerimizden beklentimiz bu konuda ellerini taşın altına daha fazla koymalarıdır.

Türkiyenin Almanyadan beklentisi terör örgütleri ile mücadelede Türkiyeye gerekli desteği vermesi

Türkiyenin, kaynağı ne olursa olsun, hangi dini, ideolojiyi yahut etnisiteyi temsil ettiğini iddia ederse etsin, terörle mücadele konusunda oldukça kararlı olduğunu belirten Erdoğan, bu çerçevede Türkiyenin DEAŞ, El Kaide, PKK, DHKPC ve FETÖ gibi bir çok terör örgütü ile aynı anda mücadele ettiğini anımsattı.

Başkan Erdoğan, DEAŞa karşı Fırat Kalkanı, PKKya karşı da Zeytin Dalı Operasyonları sayesinde Suriyenin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan iki terör devletinin önlendiğini vurgulayarak, Türkiyenin teröristlerden kurtararak istikrara kavuşturduğu bu bölgeden kaçan mültecilerin evlerine döndüğünü ve bu bölgenin bugün adeta Suriyenin diğer bölgelerinden kaçan mülteciler için güvenli bir alana dönüştüğüne işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanyadan beklentilerine de değinerek, Türkiyenin Almanyadan beklentisi, Almanyanın iç barışını da tehdit eden ve Alman vatandaşlarını da terör saldırılarının hedefi haline getiren FETÖ, PKK ve DHKPC gibi terör örgütleri ile mücadele konusunda Türkiyeye gerekli desteği vermesidir. ifadesini kullandı.

Erdoğan, PKKnın Alman istihbarat kurumlarının raporlarında da tespit edildiği üzere, halen çeşitli kisveler altında Almanyada faaliyet göstererek eleman temin etmekte, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı yapmakta, haraç toplamakta ve terör propagandası yapmakta olduğuna dikkati çekti.

Alman kamuoyunun yönlendirilmesi ikili ilişkilere zarar vermektedir

Makalesinde 15 Temmuz hain darbe girişimine de yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

Ordumuza sızdırdığı militanları vasıtasıyla yapmış olduğu askeri darbe girişimi ile Cumhuriyet tarihimizde görülmemiş bir katliama imza atan FETÖ ile mücadele konusunda da Türkiyenin Almanyadan somut beklentileri vardır. Zira yeni nesil bir terör örgütü olan FETÖnün, takiyye metodunu benimsemiş, sızma stratejisini uygulayan ve şeffaf olmayan bir yapı olduğu bilinmelidir. Bu terör örgütü, demokratik hukuk devletinin imkanlarını ve zaaflarını sonuna kadar kötüye kullanarak devletimizin tüm birimlerine sızmış, kendisine karşı olanları komplo ve şantajla sindirmiş ve Türk devletini içerden yıkmaya çalışmıştır. Komplolar ve şantajlar ile istediği sonucu elde edemeyince, en son olarak doğrudan silaha başvurarak kanlı bir darbe girişiminde bulunarak 251 vatandaşımızı şehit etmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisini ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesini bombalamıştır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ konusunda Almanyadan beklentisi konusunda ise Almanyadan öncelikli beklentimiz, Birleşik Krallık hükümetinin yaptığı gibi, bu darbe girişiminin FETÖ tarafından yapıldığını kabul etmesidir. Bununla beraber Alman dostlarımızın, FETÖye ait kurum, kuruluşlar ve şahıslar ile ilgili somut adımları, Türkiyenin sağladığı kanıtlar ile beraber ivedilikle atması, FETÖden hesap sorulmasını talep eden Türk halkının nezdinde olumlu karşılanacaktır. ifadelerini kullandı.

Hem FETÖ hem de PKK üyelerinin ve kuruluşların, Türk Alman ilişkilerini sabote etmek için manipülasyon ve dezenformasyon dahil ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını esefle izlediklerini vurgulayan Erdoğan, Almanya gibi büyük ve köklü bir devletin Türkiye siyasetinin yahut Alman kamuoyunun, PKK ve FETÖ gibi terör örgütleri yahut başka marjinal gruplar tarafından yönlendirilmesi, ikili ilişkilerimize telafisi mümkün olmayan zararlar vermektedir. değerlendirmesinde bulundu.

Radikalizmle mücadele

Almanyada mevcut bulunan Türk diasporasının, Almanya ile Türkiyenin ilişkilerinin sağlam bir zeminde yürümesi için bir fırsat olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

Türkiyenin diasporasına yönelik açık ve şeffaf olan politikası, kimilerinin iddia ettiği gibi Almanya için bir tehdit değildir. Zira diaspora politikamızın temelinde, soydaşlarımızın kendi dilleri, dinleri ve kültürlerini koruyarak yaşadıkları ülkelerin dilini öğrenip, siyasi sürecine katılmaları ve kanunlara uyan iyi bir vatandaş olarak tümüyle entegre olmaları bulunmaktadır. Böyle bir Türk diasporası, Türkiye ve Almanya arasında sanattan ticarete, bilimden turizme bütün alanlarda daha güçlü bağlar kurulmasının teminatıdır. Yine böyle bir diaspora, Avrupada büyük tehlike haline gelen radikalleşmenin önündeki en büyük engeldir. Bu noktada radikalizmle mücadele konusunda Türk kökenli cemaatlerin ve DİTİB başta olmak üzere diğer STKların, Almanyanın güvenliğine yaptığı katkı inkar edilemez.

Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik olanaklara da değinen Erdoğan, ticari ilişkiler noktasında, Türkiye ve Almanyanın önünde turizmden, yenilenebilir enerjiye, altyapı yatırımlarından otomotiv sektörüne geniş bir işbirliği alanı bulunduğunun altını çizdi.

Türkiyenin özellikle güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını artırarak hem yerli kaynaklardan enerji üretmeyi hem de iklim değişikliği ile mücadeleye katkı vermeyi amaçladığını kaydeden Erdoğan, Bu alan ve diğer alanlarda Türkiyede yatırım yapan Alman firmalarının sayısının artmasını ve karşılıklı ticaretimizi arttırmayı hedefliyoruz. Gelin, her iki ülke toplumlarının refahı ve geleceği adına ve karşılıklı çıkar ilkesi çerçevesinde kazancımızı arttıralım, sorunlarımızı azaltalım. ifadeleriyle Alman işadamlarına çağrıda bulundu.

Muhabir: Cüneyt Karadağ,Erbil Başay

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık