Kahve zincirlerine meydan okuyan Türk markası

Gıda sektöründe ailesinin dördüncü kuşak temsilcisi olan Emre Kocadağ, birikimlerini kahve markası Espressolab'a aktararak dünya kahve zincirlerine meydan okumaya hazırlanıyor

Kahve zincirlerine meydan okuyan Türk markası
  • 06 Ekim 2018, Cumartesi 15:53

Gıda sektöründe ailesinin dördüncü kuşak temsilcisi olan Emre Kocadağ, birikimlerini kahve markası Espressolab'a aktararak dünya kahve zincirlerine meydan okuyor.

Dünyanın dört bir yanına kahve dükkânları zinciri Espressolab'ı ulaştıran Kocadağ, ilk kez bir Türk markasının kahve çekirdeğini yetiştirmesine de öncülük edecek. Kahvede kullandıkları sütü kendi çiftliklerinden günlük elde eden Kocadağ, böylece kendi kahve çekirdeği ile de Espressolab'ı yüzde yüz Türk ürünü haline getirmeyi hedefliyor.

Kocadağ, kasım ayı içerisinde Beyoğlu'nda 3 katlı bin metrekarelik alan içerisinde Türkiye'nin en büyük kahve mağazasını da hayata geçirecek.

"Türkiye'den markalar çıksın istiyoruz"

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Kocadağ Ailesi Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Emre Kocadağ, 1900'lerin başından beri aile olarak gıda sektöründe olduklarını anlatarak, "Dedem ilk olarak Artvin'den Batum'a giderek fırınlar açıyor, sonrasında çocukları İstanbul'a gelerek 1940’lı yıllarda Beyoğlu’nda hayatlarına gıda perakendeciliği ve toptancılığı ile devam ediyor. Bugün ailemizin dördüncü kuşak temsilcileri olarak birçok alanda yatırımlarımızı gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.

Grubun ana iş kolu olan gıda perakendeciliğinde son yıllarda yeni markalarla yurt içi ve yurt dışında açılımlarını sürdürdüklerini aktaran Kocadağ, "Türkiye'den markalar çıksın istiyoruz. İhracımızın katma değerini artırmak için de marka olmamız gerekiyor. Dünya arenasında büyüyebilecek markalar yapıp, know-how'ımızı ihraç edelim istiyoruz. Yurt dışında çoğu grup gelip ismimize para yatırıyor, kendi ülkelerinde açmak istiyor." bilgisini verdi.

"Kahve çekirdeklerimiz özel butik kahve çiftliklerinden"

Emre Kocadağ, Espressolab ile bugün Türkiye’nin en büyük kahve zincirlerinden biri olma hedefine ulaştıklarını vurgulayarak, yurt içi ve yurt dışında 50’ye yaklaşan mağazaları ile Türkiye, Mısır, Bosna Hersek, Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar’da faaliyet gösterdiklerini söyledi ve çok yakında Almanya’da kurdukları kahve kavurma merkezi ile Avrupa’da büyüme çalışmalarına hız vereceklerini kaydetti.

Kocadağ sözlerini şöyle sürdürdü:

"Grup olarak da sene sonunda 11 farklı ülkede 100’ü aşkın mağazamızla hizmet veriyor olacağız. Espressolab'da kendi kavurma merkezimizde kahvelerimizi kavuruyoruz, dünyanın kahve sektöründe ki gelişmelerini de takip ederek dünyanın dört bir yanındaki özel butik kahve çiftliklerinden kahve çekirdeklerimizi temin ediyoruz."

"Sudan'da kendi kahve bahçelerimizi oluşturalım"

Kocadağ, Türkiye'nin Sudan'da geliştirdiği bir tarım arazisi olduğunu belirterek, "Orada kendi kahvelerimizi ekip Türkiye'nin kahve ithalatını azaltmak istiyoruz. Devletimizden bunu talep edeceğiz. Bizim böyle bir yatırım yapma arzumuz var. Sudan'da kendi kahve bahçelerimizi, tarlalarımızı oluşturalım. Hem Türkiye'de hem de yurt dışına markamızı götürürken kendi kahvelerimizi götürmüş olalım. Orası da iklim anlamında çok uygun kahveciliğe. Orada böyle bir yatırım düşüncemiz var." dedi.

Halihazırda tarım ve hayvancılık alanında yatırımlarının bulunduğunu aktaran Kocadağ, mağazalarında sebzelerin büyük bir kısmını doğal yöntemlerle ürettiklerini, aynı zamanda Espressolab mağazalarında Türkiye’de kendi çiftliklerinde elde ettikleri günlük sütü kullandıklarını söyledi.

Kocadağ, Espressolab için yatırımlarının toplamda bu sene sonuna kadar 80 milyon Türk lirasını geçtiğini vurgulayarak şunlara dikkati çekti:

" Son kararnameyle kiraların dövizle olmaması biz perakendeciler için büyük bir destek oldu. Zaten en büyük gider kalemlerimizden birisi kira bizler için. Bu noktada yatırımlarımıza hız vermemizin nedenlerinden bir tanesi de bu. Şu an biz çok doğru kiralamalar yapıp mağaza sayımızı artırma düşüncesindeyiz. Her yerde mağaza arıyoruz, mağaza bakıyoruz. Ülkemizin geçtiği bu dönemlerde mağazacılık anlamda yatırımlar yapmak çok önemli diye düşünüyorum. Alınan bu karar çok önemli oldu. Hiç değilse gayrimenkul piyasası üzerindeki köpük alınmış oldu. Gerçek fiyatlar oluşmaya başladı. Bu da yatırım yapılabilir hale getirdi perakendeciler açısından."

"Beyoğlu'nun enerjisine ve uğuruna inanıyoruz"

Kocadağ, Beyoğlu'nun kendileri için ayrıca önemli olduğunu belirterek, "Beyoğlu dendiğinde aklıma ilk olarak çocukluğumuz ve Taksim Sütiş'te okul sonrası çalışmalarımız ve ticareti Beyoğlu’nun kendine has çok renkliliği içerisindeki ahlakını bize katması geliyor." şeklinde konuştu.

"Gerçek markalar Beyoğlu'ndan çıkar" kavramına inandıklarını aktaran Kocadağ, "Az önce de bahsettiğim gibi bugün ülke ekonomimize yön veren perakende başta olmak üzere bir çok marka ve kurum Beyoğlu'nu kendine merkez edinmiş ve bugün ülkemizi dünyada da temsil etmekte. Ben de bu markalardan birinin parçası olduğum için gurur duyuyorum." yorumunu yaptı.

Kocadağ, kasım ayı içerisinde Beyoğlu'nda 3 katlı bin metrekarelik alan içerisinde Türkiye'nin en büyük kahve mağazasını hayata geçireceklerini kaydederek sözlerini şöyle tamamladı:

"Espressolab olarak 50. mağazamız olacak. Bundan sonra sene sonuna kadar da açılışlarımız var. Biz sene sonu 60 mağazayla kapatmayı hedefliyoruz. Biz Beyoğlu'nun enerjisine ve uğuruna çok inanıyoruz. Buradaki 3. Espressolab mağazası... Aynı zamanda Grup olarak İstiklal Caddesi'ndeki 5. mağazamız."

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık