Cemrelerin birer hafta ara ile düşmesi bir yerde baharın habercisidir. Soğuklara, karakışlara, kuru ayazlara, karlanmalara, buzlanmalara elveda denilen günlerin müjdecisidir cemreler.
Konya Ovasının bayramlığını giymesine vesiledir.
Cemreler düşerken siyasette, ticarette, ekonomide, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bir çok açılımın yapılacağının sinyalini de vermesini kim istemez.
Birçok insanın geleceksen gel artık, düşeceksen düş artık dediği cemrenin ilki 20 Şubat’ta havaya düştü.
27 Şubat’ta ve 7 Mart’ta ikinci ve üçüncü cemreler düşecek suya ve toprağa….
Kor halindeki ateş anlamına gelen cemrenin ilki havaya düşerken, bundan sonra yağacak kardan, olacak buzdan korkulmaz diyen büyüklerimizin o tecrübe dolu sözleri aklımıza geldi.
Cemreler düşerken, bir metre kar yağdığı halde tatil olmayan okullarımızı, sınıfın tam ortasında hepimizi ısıtmak için çırpınan sobaları hatırlamamak ne mümkün.
1960’lı yılların ortalarına doğru, kepçesi bile olmayan Belediyeler, çatılardan birkaç kılıç boyu, kılıç misali inen buzlar, erimesi günleri alan karlar, kar eridiğinde ayağımızdaki ayakkabıları ayağımızdan almak isteyen balçık ve arsız çamurlu sokaklar vardı.
Anadolu’da değil asfalt, şose yol oldu mu, yolun kralıydı.
O yıllarda yollara tuz atıldığını hiç görmedik. Varsa da o çocukluk yıllarımızda bize bir anlatan olmadı.
Kaymakamın, Belediye Başkanının çok çok birer Willis cibi olurdu.
İlçeden vilayete giden burunlu bir otobüs…
Kış şartlarında herkes kışa teslim, kara teslimdi.
Eylül başında düşen kar, Nisan ayına kadar kalkmazdı aslında.
Bir elli sene sonra, yine cemreler düşerken biz yıllardan beri aynı teraneleri dinler dururuz.
Kışa yine hazırlıksız yakalandık!...
Vay anam vay!...Sanki hiçbir şey değişmemiş gibi!…
Gece başlayan kar, on santimi geçti mi, geçmiş olsun…Hele yarım metre falan yağdı mı, şehir felç, hayat felç!...
Bu yıl olağanüstü kış şartları geçirdik.
Kaldırımlar, ara sokaklar buz pisti oldu.
Şehrin ana arterleri açık tutulmaya çalışıldıysa da, şehrimizi diğer İllere bağlayan yolarda hüküm süren tipi, trafiği ve ulaşımı olumsuz etkiledi.
Cemrelerin arifesinde, Konya Ekonomi 2011 ödülleri, gecikmeli de olsa sahiplerini buldu.
İşsizlik oranı düştü…
Tüketici güven endeksi arttı…
Cemreler düşerken, emeklilerin durumu daha belli olmadı.
Ancak Milli Piyangonun talihlilerinden birinin emekli olduğu açıklandı.
Cemreler düşerken, Meteoroloji, Karadeniz bölgesinde bazı vilayetlere tedbir alın, tedbirli olun, yine kar geliyor dedi.
En fazla uyarı ve ikaza maruz kalan şehir İstanbul oldu.
Cemreler düşerken, Konyaspor, Sakaryaspor karşısında elde ettiği 1-0’lık galibiyet sonrası, rakiplerinin de puan kaybetmesi sonrasında üçüncü sıraya yerleşti. Bu sıralama öylesine güzel gelişti ki, Konyaspor ve Konyalılar, tekrar Süper Lig şarkıları söylemeye başladılar.
Cemreler düşerken sanki güzel şeyler olacak sevgili okurlar.
Kardan, buzdan , ayazdan, dondurucu soğuklardan sonra, barajlar, göletler sanırım doldu.
Yer altı sularında bu yağışlar sonrasında belli bir yükselmede zannedersem olabilir.
Geriye eriklerin, kayısıların, şeftalilerin çiçek açması kalıyor…
Mümbit Konya Ovasının yüzünün gülmesi, Mavi Tünelden Göksu’nun gök mavisi sularının Konya ovasına akması kalıyor.
Cemreler düşerken, güzel hayaller kurmalı, kurulmalı…
Siyasetimiz, ticaretimiz, ekonomimiz, sosyal ve beşeri münasebetlerimiz, dostluklarımız, cemreler düşerken pekişmeli, gelişmeli.
Kurumlarımız Ülke çapında derecelere girmeli. Markalaşma artmalı, Anadolu’nun tam ortasındaki bu şehir, sadece içinde yaşayanlara değil, çevresine de umut dağıtmalı.
Cemreler düşerken, birlik olmalı…
El ele, gönül günüle verilmeli.
Cemreler, sadece baharı müjdelemez. Umut çiçeklerini açtırır. Bu şehrin umutlara ihtiyacı var. Hayali ve ufku geniş olanların peşi sıra yürümeye ihtiyacı var.
Yürümek yetmiyor artık. Hızlanmak, adımları sıklaştırmak, koşar adım ilerlemek ve koşmak gerekiyor.
Cemreler düşerken, Konya bu hayali neden kurmasın?
Bazıları belki korkabilir. Aman ha…ne hayali, nereden çıktı bu hayal kurma diye!..Korkmayın kimseye bir şey dediğimiz yok, sadece hayal kurmak istiyoruz. Hayal kurmak için kimseden para pul istediğimizde yok!...
Unutmayın, bu şehre bayram havası yaşatan bir çok olay, hayal kurmakla başladı!...
Cemreler düşerken gelin Konya üzerine güzel hayaller kurun, hayali olmayanın hedefi de olmaz, yürüyeceği yolu da…