Menisküsler, dizimizde yer alan ince yastıkçık şeklinde, yaklaşık 3,5-4 cm uzunluğunda, kıkırdakımsı dokudan oluşmuş yapılardır. Dizde üstte yer alan uyluk ile altta yer alan kaval kemiğinin arasında iç ve dış olarak bir çift bulunmaktadırlar. Bu iki kemiğin sürtünmesini engellemekte, şok emici amortisör görevi yapmakta ve yükün güvenli şekilde kıkırdaklara zarar vermeden dağıtılması ve aktarılmasında önemli rol oynamaktadırlar. Öyle ki menüsküsün bir kısmının çıkarılması temas basıncını %350 oranında artırmakta, dizin şok emici etkisini %20 oranında azaltmaktadır. İç taraftaki yarımay şeklinde, dış taraftaki dairesel yapıdadır. Menisküs, içinde kısmi kan dolaşımının yer aldığı dokulardandır. Kan dolaşımının bulunmadığı iç kısımları eklem sıvısı ile beslenmektedir. Menisküs terimi, halk arasında bu yapıların yırtılmasıyla oluşan hastalığı tanımlamak için kullanılır.
Menisküs dokusu, ani dönme hareketleri başta olmak üzere, dizdeki birtakım travmalar sonucu yırtılabilmektedir. Bu tahribat daha çok sporcularda görüldüğü için menisküsyırtığı bir sporcu hastalığı olarak görülmektedir. Ancak menisküs rahatsızlıkları sadece sporculardadeğil, dizini herhangi bir şekilde zorlamış hemen hemen herkeste görülebilir. Trafik kazaları, diz üstüne düşme, dize gelen darbe ve tekmeler, ayak yerde sabit iken gövdenin diz üzerinde dönmesi, futbol ve kayak gibi sporlarda dizdeki ani dönme hareketleri başlıca yırtık sebepleridir. İleri yaşlarda menisküsün de yaşlanmasıyla herhangi bir travma olmadan normal eklem hareketiyle bile yırtılabilmektedir. Dış menisküs içe göre daha hareketli olduğundan dize gelen darbelerden ve menisküsü sıkıştırıcı kuvvetlerden daha rahat kaçabilmekte, bu yüzden iç menisküs yırtıkları ile daha sık karşılaşılmaktadır. Menisküs yaralanmasının erken safhasında dizde ağrı ve şişlik belirgindir. Bu durumda şişliğin inmesi ve ağrının azalması için aralıklı soğuk uygulama, bacağın altına yastık konularak hafif kaldırılması, hareket kısıtlaması ve ağrı kesiciler faydalı olacaktır. Ardından destekleyici bandaj, dizlik verilebilir ve sportif faaliyetler bir süre kısıtlanabilir. Fizik tedavi ile uyluk kasları kuvvetlendirilerek dize binen yük dengelenebilir ve menisküslerin ileri hasarı önlenerek dokunun iyileşmesine fırsat verilir. Yaralanmadan birkaç hafta sonra menisküs yırtığı artık genellikle döngüsel hareketler ve çömelip kalkma gibi belli diz hareketlerinde ağrı, takılma, kilitlenme gibi şikayetlere yol açmaktadır. Yinede her menisküs yırtığı şikayet verecek diye bir kural yoktur
Menisküs yırtığında erken dönemde teşhis önemlidir. Kısa sürede bir doktora görünmek en doğru seçim olduğu gibi dize alınan küçük darbelerle gelen ağrılar basite alınmamalıdır. Teşhis ve tedaviyi geciktirmek mevcut yırtığı büyütebileceği gibi menisküsün uzun süreli yırtık kalması bahsedilen şikayetler yanında dizde kıkırdak hasarı ve kireçlenmeye neden olmaktadır. Muayene ile büyük oranda teşhis konulabilmesine rağmen tanı ve tedavi aşamasında gerekli görülürse MRve tanı amaçlı artroskopi yapılabilmektedir.
Menisküste yırtılan bölgenin yeri önemlidir. Menisküslerin iç kısmının kanlanması çok iyi olmadığı için buradaki yaralanmaların iyileşmesi daha zordur. Dış kısımdaki alanın ise kanlanması daha iyidir ve daha kolay iyileşir. Dış kısımdaki bir yırtıkta istirahat, eklemin o bölgesine yük bindirmeme ve egzersiz ile iyileşme elde edilebilmektedir. Ancak beslenmenin iyi olmadığı iç kısımlardaki yırtıklarda genellikle iyileşme olmamaktadır ve cerrahi olarak müdahale etmek gerekmektedir.
Menisküslerin cerrahi tedavisinde günümüzde altın standart artroskopik cerrahidir. Artroskopinin açık cerrahiye göre bir çok avantajları mevcuttur. Öncelikle müdahale 2 küçük delikten yapıldığı için yara iyileşmesi ve enfeksiyon gibi istenmeyen problemler çok nadir görülür. Bu yüzden hastanede yatış süresi çok kısadır, hasta genellikle ertesi gün taburcu edilir. İşbaşı yapma süresi çok daha kısadır. Açık ameliyatlarda bu süre 1-2 ayı bulabilirken, artroskopi sonrasında masa başı işi yapanlar birinci haftada, ayakta çalışma zorunluluğu olanlar ise 2-3 haftada işe dönebilirler. Açık ameliyattan farklı olarak koltuk değneği kullanımı genellikle gerekmez. Hasta ameliyat sonrası eğer menisküs veya bağ tamiri yapılmamışsa hemen tam yük vererek üzerine basabilir.
Artroskopi ile yırtığın bulunduğu yere göre menisküsün bir parçasının alınması veya dikilmesi işlemi uygulanabilir. Menisküsün yırtık parçasının alınması hastanın menisküse ait şikayetlerini kısa zamanda geçirir. Ancak çok uzun dönemde bu tür müdahaleler hastanın kireçlenme ve kıkırdak aşınması sorunlarıyla karşı karşıya kalmasıyla sonuçlanabilmektedir. Dikilebilecek özellikteki menisküs yırtığın dikilmesi hem hekim hem de hasta açısından daha zahmetli olsa da büyük oranda iyileşme gözlenmektedir. Ancak bu yöntem daha deneyimli cerrahlarca uygulanmalıdır ve menisküsün alınmasına kıyasla kişi birbuçuk ay gibi daha uzun bir sürede günlük hayata ve spora dönebilmektedir.
Sağlıklı günler dileğiyle.