Yaklaşık 1 ay kadar devam eden sıfır derecenin altındaki soğuklar biz Konyalıları oldukça üzdü. Ocak 2012’nin 15inde başlayan soğuklar, bu kadar ekili olacağı beklenmediğinden, tedbirsiz yakalandık. Benim gibi 80 yaşına merdiven dayayanlar bilirler ki Konya’da soğuklar genellikle 15 Ocak ve 15 Şubat günlerinde olur. Bu kaidede 2012 senesinde de değişmedi. Yalnız sıfır derecenin altındaki soğukların misafirliği biraz uzun sürdü. Dolayısıyla ısınma masrafları bütçemizi zorladı. Çok şükür ki en önemli ısınma kaynaklarımızdan olan elektrik ve doğalgazda herhangi bir arıza olmadı. Düşünüyorum da bu kaynaklarda kısa süre de olsa bir arıza olması bizleri ne hallere sokacaktı.
Bu sene kar yağışı Konya’da düzensiz olarak üç defada oluştu. Birinci yağışların ardından gelen diğer yağışlar, evvelkiler erimediği için diğerinin üzerine geldi. Dolayısıyla biriken kar kümeleri buzullaştı, yayaların yürümelerini engelledi. Vasıtaların trafiğini aksattı. Gerçi belediyelerimiz kar yağışlarının hemen ardından ana caddeleri iş makineleriyle temizlediği için trafik akışı kısmen de olsa aksaksız devam etti. Ama caddeler temizlenirken yaya kaldırımları unutuldu. Temizlenmeyen kaldırımlardaki karlar üst üste geldiği için devamlı çiğnenerek buzul haline geldi ve tabii olarak yayalar yürümekte zorluk çekti.
Bana göre bir aksaklığı yazmadan geçemeyeceğim. İş makineleriyle caddelerin temizlenmesinden biriken karlar kaldırımların kenarlarına yığıldı. Caddenin diğer tarafına geçmek mecburiyetinde olanlar bu yığınların üzerinden atlamak zorunda kaldılar. Ama ya engelliler, ihtiyarlar, hamileler, çocuklu kadınlar vs. zaruri olarak ve isteksiz engelli atlama , yüksek atlama, üç adım atlama atlamalarını yaptılar. Yayaları da düşünsünler kanaatindeyim.
Kar yağışını ilk okul kitaplarından biliyoruz ki atmosferin üst tabakalarında bulunan bulutların dolayısıyla su buharlarının o yandan bu yana gidip gelirlerken, iklimlerin donma noktası altındaki soğuk kısımlara rastladıkları zaman yer yüzüne kar şeklinde düşer. Kar taneleri genellikle kristaller şeklinde ve altıgen olarak meydana gelirler. Daha sonra basınç ve sıcaklık nedeniyle şekilleri bozulur. İlk yağdığında bembeyaz olan karlar, toz bulutlarıyla karşılaşırsa rengi koyulaşır.Üst üste yağan karlar, basınç dolayısıyla buzullaşır ve rengi mavimsi yeşile dönüşür.
Karın yağması tabiatı canlandırdığından canlılara bereket getirir. Turizm açısından kayak merkezleri bayram eder. Romantizmi sevenler, lapa lapa yağan karların üzerinde pıtır pıtır yürüyerek karların zevkini çıkarırlar. Artık kış bitmek üzere, Yakında cemreler düşerek, baharı müjdeleyecek. 1. Cemre 20 Şubat’ta, 2. Cemre 27 Şubat’ta, 3. Cemre 7 Mart’ta düşecek. Böylece soğukların misafirliği sona erecek.