Konyaspor’un her iki yanı da kesmeye başladı.
Ligin 22. Haftası zirvenin kral adayları arasına girilirken, dikenli yollara rağmen adım adım hedefe kilitlendi.
Sakaryaspor karşısında alınan 1-0’lık galibiyetin önemini anlatmaya gerek yok sanırım. Kasımpaşa’nın puan kaybetmesi, Elazığspor’un yine son anda üç puanı hanesine yazdırması sonucu Konyaspor’un 1-0’lık da olsa aldığı galibiyetlerin önemi çok büyük.
Hele hele bir de ‘evlere şenlik!’ bir hakem yönetiyorsa maçı ve 55. dakikadan sonra on kişi ile mücadele ediyorsa, aynı zamanda Robak gibi oyuna bir türlü ısınamayan ve adeta bir robotu andıran davranışları ile kendisine gelen topları ezip suyunu çıkaran bir oyuncunuza rağmen sahadan galibiyetle ayrılıyorsa kutlamak gerekir böyle bir takımın oyuncularını.
Konyaspor’un teknik-taktik yönünden artık irdelemeye hiç gerek yok. Takım öyle bir sisteme oturmuş ki, futbolcular artık ne yapacağını çok iyi biliyor ve aksayan bir oyuncunun hatasını diğer bir oyuncu rahatlıkla kapatabiliyor. Zaman zaman orta sahada yapılan top kayıpları, diğer arkadaşları tarafından hemen izole edildi.
Teknik Direktör Osman Özdemir takım on kişi kaldığı anda öyle bir arak yaptı ki, Abdullah Çoban’ın kırmızı kart görmesinin ardından, Ali Dere’yi çıkarıp yerine Muhammet Yürükuslu’yu alması ile defans bloğunu güvence altına aldı. Böylesine bir taktik uygulamasını Konyaspor kenar yönetiminin bir başarısı olarak değerlendirilmelidir.
Konyaspor’u bekleyen daha 12 kurt kapanı var. Bu kapanlara yakalanmamak oyuncuların şimdiye kadar gösterdikleri özverili futbolları ile gerçekleşeceği inancındayım. Ligde geçen 22 maçlık serüvee bakacak olursak, ideal onbir ortada. Cezalar ya da sakatlıkların haricinde ezbere takımı sayabilirsiniz. İkinci yarıda alınan yenilgilerin ilki şanssızlık, ikincisi de deneyimsizlikten kaynaklandı. Daha sonra oynanan maçlarda takım kısa sürede kendisini toparlamış, tek golle de olsa alınan galibiyetler büyük değer kazanmıştır.
Konyaspor bu sezon öylesine ilklere imza attı ki, gelecek nesillere Konyaspor’un tarihi anlatılırken 2011-2012 sezonu daha bir başka ayrıcalık taşıyacaktır.
Hiç transfer yapmadan gençlerle alınan başarılar konuşulurken, artık bayan taraftarların da tribünlere kazandırıldığı göz ardı edilmeyecektir. Hani ne derler, ‘‘bir örnek bin nasihate bedeldir’’ diye , işte Konyaspor’un yediği ceza işe yaradı. Konyalı spor severler için bir örnek oldu. Yediği ceza Federasyon’un aldığı ‘bayanlar ve çocuklar’ izleyebilir kararı işe yaradı. Bucaspor karşısında tribünleri dolduran bayan ve çocuklar, bu kez de takımları Sakaryaspor maçında da yalnız bırakmayarak tribünlerde yerlerini aldılar.
Tribünlerdeki böylesine görüntüleri özlemiştik. Sanıyorum bundan sonra da bayan taraftar kitlesinin çoğalarak tribünleri doldurması beklenecek. Özellikle bahar aylarında oynanacak maçları daha bir başka görkemli taraftar kitlesi izleyecek umudunu taşıyorum.
Sloganlara dikkat ettiniz mi?
Artık gönüllerde şampiyonluk ezgileri söyleniyor. Yaşlısı, genci, ihtiyarı Sakaryaspor maçında özlenen tabloyu çizdi. Demek oluyormuş. Futbola ve Konyaspor’a aşık bayan taraftarlarımız da varmış… Sevgilerini bir sır gibi saklamışlar…
Konyaspor’un futbolcusu başarıya inanmış ise, artık bu takıma gönül veren bayan taraftarları bile tribünleri dolduracak ise , söylenecek tek söz kalır…
Konyaspor’un yolu açık olsun…