PEMBE PANJURLU VİLLADA NELER OLUYOR?
2012/02/17

 

 Türkiye’nin bütün kurumları kevgire döndürüldü. Sanırsınız birer elek, delik deşik olmayan bir kurum kaldı mı Allah aşkına?

            Girilmedik, araştırılmadık ne “Kozmik Odamız” ne “Genel Kurmay”ımız, telekulak ile ne evlerimiz, ne iş yerlerimiz, ne mahremiyetimiz kaldı. Sıra geldi MİT’e dayandı.

            Padişahlara dokunulmazdı. Günümüz padişahına az kaldı. MİT Müsteşarı Sayın H. Fidan, Başbakan’a bağlı ve ondan direktif almakta. Oslo görüşmeleri bir skandaldı. İkinci skandal ise bu görüşmeleri ve tutanakları kim ya da kimlerin medyaya servis ettiğiydi.    Başbakan’ın böyle görevlendirme yetkisi de yokmuş. Bu yetki yasa gereği ancak M.G.K’nca verilebilirmiş. (Ucu nerelere varacak?)

            AKP, kurulduğunda ABD’den ve başının Pensilvanya’da olduğu ve ülkemizde bayağı etkin olan bir cemaatle iş birliği yapmıştı.(Basın öyle demekte) “El atına binen tez inermiş.”

            Bu hesaplaşma Cumhurbaşkanlığı hesaplaşması mı yoksa?

            Sayın Erdoğan, Sayın GÜL’ün görev süresini yedi yıla çıkarıp ve bir daha da aday olamayacak hükmünü neden koydurmuştu yasaya?

            Olanlar Sayın Erdoğan’ın, geleceğine mi yönelik?

            Yoksa bütün bu olanlar, AKP ile Erdoğan’ın elini kuvvetlendirmek için bir senaryo mu?

            Hiç sanmıyorum.

            Bir zamanlar, ne olduğunu hâlâ bilemediğim “İRTİCA” suçlaması vardı. Kocaman bir daire çiziliyor ve içine ne kadar ne varsa İRTİCA yaftası ile atılıyordu. AKP’de aynı yolu, ne olduğu hâlâ bilinmeyen kocaman bir ERGENEKON dairesi çizdi. Ne bulduysa, kime taktıysa, kim konuşup-yazıyorsa içine atmakta!!!!!!????

            Bunlar olurken, pembe boyalı villa hayali görenlerin işi iyiydi.

            Şimdi öyle görünüyor ki, bu pembe panjurlu villa hayali de, evlilik hayali de bitmiş görünüyor gibi. Acaba devlet içinde bir post kavgası mı bütün bu, olup bitenler?

            Dünürlerin arasını bulmak da epey zor! Çünkü, birisi çooook uzaklarda Amerika’da. MİT müsteşarını ifadeye çağıran Savcı, “Ben özelim hem yetkim var hem de yasam” demekte. MİT’in arkasında duranlar ise, Mit Yasası’nın 26. Maddesini dayanak gösterip, “Olmaz, olamaz, izin alman gerekir.”demekte. Bu da yetmiyor, bu 26. maddenin kişiye özel değiştirilmesini ve bütün MİT görevlilerinin sorgulanmasını, Başbakanın iznine tabi hale getirmeye çalışıyorsun. Kişiye özel hukuk ve kişiye özel madde; hangi devletin hukukunda var?  H.Fidan’ı ifadeye çağıran savcı S. Sarıkaya’yı apar-topar görevden almak; “HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ MÜ yoksa ÜSTÜNLERİN HUKUKU MU oluyor?” Nedir bu telaş, neden korkmaktasınız? Sizin hukuk ve İslam anlayışınız bu mudur?

            Adama sormazlar mı bu özel yetkili Savcı, MİT görevlisi rahmetli Kaşif KOZİNOĞLU’nu ifadeye çağırırken ve mahkemeye bile çıkmadan ölürken MİT’in 26. maddesi yok muydu, neden maddeyi, o zaman değiştirmediniz?

            Öyle görülüyor ki, bir büyük kapışma var.

            Tayip Beyin, beyninin yarısı durumundaki siyaset baş danışmanı ve AKP Ankara vekili Yalçın AKDOĞAN’ın, Yasin Doğan takma ismiyle Yeni ŞAFAK gazetesinde yazdıklarına bir bakalım; başlık, MUHALEFET ÇOK SEVİNDİ. İçeriği özetle “Tüm güvenlik ve istihbarat kurumlarının içinden geçtiğimiz sancılı süreçte maksimum düzeyde hassasiyet ve uyum içinde görevlerini bihakkın yerine getirmesi büyük önem taşıyor. MİT’te, Emniyet İstihbaratı da, polis, asker ve jandarma da ortak amaç ve hedefler çerçevesinde ülkenin selameti için görev yapmaktadırlar ve daha büyük bir uyum ve dayanışma içinde yol yürütmek durumundadırlar. Kuruma yönelik eleştiri ve özel değerlendirmeler büyük fotoğrafı görmemizi engellememeli.”

            Neymiş efendim! Kurumlar uyum içinde çalışacaklarmış ve uyum içinde büyük fotoğrafa ulaşmak için özen göstermeleri gerekliymiş.

            Nedir bu büyük fotoğraf? Bunu, bu milletin çok iyi düşünmesi gerekir!!!!????

            Demek ki, kurumlar bölünmüş ve paylaşılmış durumda ki, ortak hedeflere varabilmek için( Ne ise bu ortak hedefler)tavsiye ve telkinde bulunuyor.

            Büyük hayallerle yapılan evlilik parçalanmak üzere mi? İstanbul Emniyeti’ndeki KCK operasyonlarını yürüten yetkili emniyet müdürlerinin de tam bu günlerde görevden alınmasını üst üste koyarsanız; “ Ne dediğimi daha iyi anlarsınız.”

            Benim üzüntüm Muhalefetin, kendi programlarını değil de;  Başbakan’ın gündeme sürdüğü olaylara göre tavır alıp reaksiyon göstermeleridir.

            Esen kalınız.                                                          Nazım PEKER

           

 

           

            

 
 
 
  Yorumlar 0 Onay Bekleyenler 0  



600
   Karakter Kaldı.

Üye olmayan okurlarımızın yorumları "Misafir" kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

 

KÜNYE

ÖMER KARA GAZETECİLİK İLETİŞİM GIDA İNŞAAT TURİZM SAN. TİC.LTD. ŞTİ adına

İMTİYAZ SAHİBİ

ÖMER KARA

 

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

ÖNDER ÇİFTCİ

 

EDİTÖRLER

NİHAT ERDOĞAN

MURAT GÜZEL

MUSTAFA EKMEKCİOĞLU

 

REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER

ESER ALDEMİR

GÜLFEM ALADAĞ

KADİR ERGÜN

FADİME FEYZA TUNÇ

 

HUKUK DANIŞMANLARI

AV. SİNAN ÖZKAN

AV. ABİDİN GÜRSOY

İLETİŞİM

Sultan Cem Caddesi 1. Form Apt. No:1/23
Selçuklu/KONYA

Tel: 0 332 321 87 70

Faks: 0 332 321 87 69

bilgi@konyapostasi.com.tr

ajans@konyapostasi.com.tr

muhasebe@konyapostasi.com.tr

haber@konyapostasi.com.tr

reklam@konyapostasi.com.tr

spor@konyapostasi.com.tr

Bize Ulaşın
Adınız

e-Posta

Konu

Mesaj

Güvenlik Kodu