Önder Çiftci: MHP’nin adaylık sürecini değerlendirir misiniz? Sizler ne gibi çalışmalar yaptınız? Adaylık yoklamaları nasıl gerçekleşti? Değerlendirmeler neticesinde nasıl bir liste ortaya çıktı?
Mustafa Kalaycı: Genel Başkanımız aday belirleme sürecinde birkaç yöntem denedi ve onları da değerlendirmesiyle ortaya çıkardı. Önce isimsiz bir anket yapıldı. Daha sonra aday adayları üzerinden anket yaptırdı. Bu anketin dışında internet kanalıyla parti üyelerimize, cep telefonlarına verilen mesaj yoluyla internet sitesinden oy kullandırıldı. Milletvekillerinin meclis performansı, bulunduğu ildeki başarı değerlendirmesi araştırıldı. Bütün bu çalışmalar içinde il teşkilatlarından da kendi listelerini aldı. Bütün bunları değerlendirdiğini ve buna göre aday listesini oluşturduğunu biliyoruz.
Önder Çiftci: Seçim çalışmalarında MHP hangi konumda, Milletvekili adaylarınız sıralamadan memnunlar mı?
Mustafa Kalaycı: Sırasını beğenmeyen arkadaşlarımız mutlaka oldu. Ama hepsinden Allah razı olsun. İlk baştaki burukluk ve gayrimemnun olma durumu aşıldı. Halen buruk olan arkadaşımız var mı? Var ama bir problem olmadan seçim çalışmalarını sürdürüyoruz. Listeden çekilmek isteyen arkadaşımız Hasan Kaya beyle ilgili biraz da abartıldı. Hasan Bey’in mazereti vardı. Şu anda kayınvalidesinin rahatsızlığı nedeniyle İzmir’de duruyor. Ayın 15’inden sonra çalışmalarımıza katılacak. Bazı özel sebeplerle aramızda göremeyince hemşerilerimizin o yönde değerlendirmeleri oluyor.
İl başkanımız milletvekili adayları belli olduktan sonra bir program hazırladı. Tüm ilçelere tüm adaylarla birlikte çıkarma yaptık. Büyük ilçelerimize bir günümüzü ayırdık. Nüfus oranlarına göre bazen 3 ilçeyi bir günlük programa aldık. 3 günde 1 de merkez ilçelerde çalışmalar yaptık. İlçe merkezindeki esnafımızı ziyaret, ikindine doğru belde ve köylere dağıldık. İkindi ile 22.00’a kadar köy ve beldelerde program yaptık. MHP’nin gerçekten dört dörtlük bir seçim beyannamesi var. Bu beyannamede sözünü verdiğimiz, uygulamaya koyacağımız proje ve programları anlattık. Ülkemizin gidişatıyla ilgili genel bilgiler verdik. Tarım ve hayvancılıkla ilgili vatandaşımızın sıkıntılarını dinledik. Hayvancılık bitme noktasına gelmiş, çiftçilik bitme noktasına gelmiş. Bizler de bu konularda neleri yapacağımızı anlattık. Genel itibariyle yüksek moralle geldik. Şu anda hemşerilerimizin gidişattan memnun olmadıklarını ve MHP’ye açıkça destek vereceğini söyleyen birçok vatandaşımızla karşılaşıyorum. Bu seçimde Konya bizlere iyi bir destek verecek. Yine bu seçimde Konya’mız bizim sesimize ses verecek.
Önder Çiftci: 12 Haziran Genel Seçimlerinde iktidar olmanız durumunda MHP’nin hedefleri nelerdir, halka ne gibi projeler vaat ediyorsunuz?
Mustafa Kalaycı: Biz birikimi olan bir partiyiz. Yılların birikimi, daha önceki yapılmış çalışmaların üzerine, Sayın Genel Başkanımız uzun bir süre önce Ar-Ge’de 17 ayrı komisyon kurdu. Her sektörle ilgili komisyonlar oluştu. Uzman arkadaşlarımız ve çok kıymetli hocalarımız vardı. Ben sosyal güvenlik komisyonunun başkanıydım. Çok verimli bir çalışma yapıldı. Sorunlar analiz edildi, bu sorunların çözümüne ilişkin kendi bakış açılarımızı raporlarla ortaya koyduk. O raporları süzerek de üreten ekonomi adı altında 4 alanda bir program hazırladık. İşsizlik, yoksulluk, yolsuzlukla mücadele, toplumsal ahlak ve kalitenin tesisi anlamında bir proje çıkardık. Toplumun değişik kesimleri için hangi konularda neler yapacağımızı belirledik ve beyannamemizi hazırladık. Bu anlamda toplumun her kesiminin, her sorununa çözüm üreten bir beyanname oldu. Burada şunu belirteyim. Bunlar ekonomik ve sosyal konularla ilgili programımız. 4 yıllık bir program. Allah nasip ederse hükümet olursak, hükümet programımız olacak nitelikte. Bizim bu programımız mevcut AKP’nin uyguladığı ekonomi politikalarını tümüyle terk etme ve tamamen üretime dayalı, üreten kesimlere özel destek vermeye dayalı bir programımız. Bu hükümetin politikası istihdam dostu değil. Büyüme rakamları yüksek çıkmasına rağmen, gerek gelir artışı, gerekse istihdam boyutuyla vatandaşımıza yansıması pek olmadı. Tamamen ithalata ve borçlanmaya dayalı model uyguluyorlar. Ve bugüne kadar ekonomiyi sıcak parayla çevirdiler ama tıkandık artık. Bu da yoksulluğun yıldan yıla daha da artmasına yol açıyor. Ama bundan da nemalandılar. Adil olmayan bir sosyo-ekonomik düzen ortaya çıkardı. Gelir dağılımı adaletsizliği had safhaya çıktı. Bir tarafta dolar milyarderi sayısı artıyor. Bunlar geldiğinde 6 civarındaydı, geçen yıl da 39’a çıktı. Diğer taraftan da açlık sınırının altında gelir alan kişi sayısı arttı. İşsiz sayısı 2001’de 2.5 milyon civarındayken, 2010 rakamlarına göre 3 milyon 46 bine ulaştı. Burada 600 binlik artış var. Kısacası mevcut politikalar işsizliği ve yoksulluğu destekleyen politikalar. Biz bu tür politikaları elimizin tersiyle iteceğiz ve tamamıyla üretime dayalı hazırladığımız programları uygulamaya koyacağız. Üretici tabiri caizse başımızın tacı olacak. Tabiki bu planlı olacak. Ülkemizin potansiyeli olan sektörlerde, katma değeri yüksek olan sektörlerde, ileri teknolojiyi kullanmaya yönelik programlarda desteğimiz daha da yoğunluklu olacak. Biz bu programlarla yıllık ortalama yüzde 7 oranında bir büyümeyi hedefliyoruz. En az 700 bin istihdam sağlamayı öngörüyoruz. 700 bin yeni iş imkanı sağlamayı düşünüyoruz. Bunun her türlü hesabını yaptık ve iddialıyız. Yani yoksulluğun ve işsizliğin belini kuracağız. Tüketen bir toplum değil üreten bir toplum oluşturacağız. Bu iktidarın en büyük kötülüklerinden biri de insanımızı tembelliğe alıştırmasıdır. Genç nüfus avantajı olan bir ülkeyiz. Potansiyelimiz, yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz, girişimci ruhumuz var. Bu anlamda üretime sağlanacak destekleri planlı ve programlı yaptığımız zaman tamamıyla bir patlama yaşatacağız. Araştırma ve geliştirme çalışmalarına da çok önem veriyoruz. Ar-Ge fonu oluşturacağız. Kamu ihalelerinden çok cüzi bir pay alarak bu fonu oluşturacağız. Yeni icatların, yeni markaların, uluslar arası alanda rekabet edecek yeni markaların oluşmasına gayret göstereceğiz.
Biz proje zengini bir partiyiz. Ama bazı projelerimizi de çaldırıyoruz. 2023’ü AKP çaldı. Aile sigortası yardımını da CHP çaldı. 700 bin istihdam diyoruz. Onu da iş buluncaya kadar yoksul ailelerin bir ferdine bir asgari ücretin yarısı kadar aile sigortası yardımı yapmayı düşünüyoruz. Seçim beyannamesini ilk açıklayan partiyiz.28 Ocak 2011’deAnkara’da açıkladık. Ama daha sonra beyanname açıklayan CHP, aile sigortası yardımını bizden kopyaladı. Bu bizim 2007 beyannamemizde de var. Bunu gündeme getirdik. İLO var biliyorsunuz. Bu sözleşmeye biz de imza attık. Bir tek aile sigortası uygulanamadı. Bu gelişmiş ülkelerde olan bir uygulama. Biz bunu Türkiye’de de başlatmayı çok önceden öngördük. Burada şunu da yapacağız. O yoksul ailenin ferdine gönderme yapacağız. Falan yerde iş var git diyeceğiz, gitmezse ikinci yere de gönderme yapacağız. Gitmezse kendisine vermiş olduğumuz maaşı keseceğiz. Bir de yoksul kesime yönelik Hilalkart var. Hilalkart bir harcama kartı. Devlet tarafından objektif kriterlere göre belirleyeceğimiz çerçevede Hilalkart’ı dağıtacağız. Sosyal yardımları bu karta yükleyeceğiz. O aile bu kartla köyünde ve ilçesinde ki esnaftan alışveriş yapacak. Büyük alışveriş merkezlerinde geçerli olmayacak. Burada amacımız da şu: Esnafımızın en büyük şikayeti büyük alışveriş merkezleri. Burada esnafa destek olmak istiyoruz. İkinci amacımız da yoksul kesime onurlu bir hayat sağlamak, onurlu bir şekilde alışveriş imkanı vermek. Bunu sadece alışveriş yaptığı esnaf bilecek. Toplum içinde o ailenin yoksul olduğunu bilinmeyecek. Şu anda yardımlarda yapılan rezilliği görüyoruz. Bizlere yardım için talep geliyor. Bu bizim inancımıza da uygun bir sosyal yardımlaşma. Bir tek o esnaf bilecek. Onun önüne geçeceğiz. Hilalkart’ın özü bu. Bir hususta şikayetler alıyoruz. AKP tarafından biz gidersek yeşilkartlarımız elden alınır, geri gelmez gibi bir propaganda uygulanmış. Biz Yeşilkart uygulamasıyla ilgili bir düzenleme var. Yoksul ailelerin sağlık harcamaları genel sağlık sigortasından karşılanacak. Bunlar gidince onların ortada kalacağı gibi bir propaganda tümüyle yalandır. AKPliler vatandaşımızı tehdit ediyorlar. Bir de şu var. Kömür yardımı devam ediyor. Bizim beyannamemizde de var. Biz şunu söylüyoruz. Kaloriferli evde oturanlar kömür yardımı alamayacak. Biz Allahtan korkarız. Burada kul hakkı var. Kendi partimiz de olsa, eğer yoksul değilse, kesinlikle bu suistimale ve kul hakkına el uzatanın elini keseceğiz. Konya’da adamın kaloriferi var. Ama kömür alıyor. Sonra bu kömürü satıyor. Bize gelen bilgiler bu şekilde. Hakikaten hakkı olan alacak. Çünkü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı teşvik fonu, Rahmetli Özal döneminde kurulan bir fondur. Toplanan vergilerden yoksullar için ayrılan bir kaynaktır. Bu kaynağı kullanmaya devam edeceğiz.
Önder Çiftci: MHP’de yaşanan gelişmeler özellikle tabanda büyük bir tepkiye neden oldu. Genel Başkan yardımcılarının kasetlerinin çıkması ve söylemleri büyük bir problem yarattı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Seçim çalışmaları için gittiğiniz ilçelerde, beldelerde vatandaşlar bu konuda neler söylüyor?
Mustafa Kalaycı: Bu konuda teşkilat olarak tabiî ki üzülmedik diyemeyiz. Bu konu elbette canımızı sıktı. Ahlak hükmünde inancımıza sığmayan ahlaksızlık ne kadar ahlaksızlıksa, bunu siyaset malzemesi olarak kullanmak ve seçim öncesinde bunu servis yapmak da o kadar ahlaksızlıktır. Biz diğer partiler gibi değiliz. Gerek AKP’de, gerek CHP’de bu tür olaylar yaşanıyor. İktidar partisi hırsızını kollayan bir partidir. Geçmişte bu tür olaylar AKP’nin içinde çok yaşandı. Ankara’daki basın mensuplarının teşhisi şu şekilde. Sigarada MHP birinci, içkide CHP birinci, hovardalıkta da AKP’liler birinci deniliyor. Bu tür olayları yapanlar bizde de çıkabilir. Ama biz bünyemizde bunları barındırmayız. Bu tür şeylerde onu bünyemizden çıkarırız. Genel Başkanımız gerekeni yapmıştır. Son olayda da Sayın Genel Başkanımız aynı çağrıyı yapmıştır. Ben onların da istifa edeceğini tahmin ediyordum. Farklı bir iş yapacaklarını zannetmiyordum istifa etmeselerdi ihraç ederiz. Bizler bunu kabul edemeyiz. Vatandaş nezdinde bu soruyla çok fazla muhatap olmuyoruz. Hatta tam tersi sözler söyleyenler oluyor. Bizim insanımız olan biteni söylüyor. Bunun zamanlaması hakikaten manidardır. Bunun tamamen MHP’nin tırmanışını önünü kesmek, MHP’ye olan teveccühü kırmak amaçlı olduğunu bizlerle paylaşıyorlar. Olmasa daha iyiydi ama gerekenin yapılmış olması da bizim oy yaramızı sarmıştır. Genel başkanımızın bu tavrı kamuoyu tarafından takdir edilmiştir. O sarı çizmeli Mehmet Ağa değil. MHP’nin genel başkan yardımcısı. Başkasını ilgilendirmez gibi bir söylem kabul edilemez. Böyle bir olayın içinde yer alıyorsa, bu partide yeri yoktur. Sokaktaki vatandaş olsa tamam, sadece onu ilgilendirir. Hükümetin de başbakanın da kulakları çınlasın. Zinayı serbest bırakanlar da onlardır. Zinayı suç olmaktan çıkarmışlardır ve Konya’da bile fuhuş yuvalarının hortlamasına ve çoğalmasına vesile olmuşlardır. Türkiye’nin geldiği bu noktadan bunlar da utansın. İnternette yer alan haberler var. Bilmiyoruz tabiî ki varlığını yokluğunu. Temennimiz bunların olmaması. Bunu abartmak isteyenler var. Çıkarsa da tereddütsüz bir şekilde aynı tepki verilir ve partiden uzaklaştırılır. Bizde ülkücülük süt gibidir. Süt leke götürmez. Lekesi varsa o lekeyi atarız. Mutlaka etkilenen vatandaşımız olabilir ama bunun arkasında dursaydık mutlaka zarar görürdük. Böyle bir şey aklımızın ucundan bile geçmedi. Bunu hemşehrilerimiz karar verecek. Ben bize olan teveccühün fazla düşeceğine inanmıyorum. Çünkü gereken yapıldığı için o anlamda bizim teveccühümüzü kıracağını tahmin etmiyorum. Tabiki moralimiz bozuluyor. Vatandaşımızın içine girip teveccühü gördükçe moral buluyoruz. Ve çalışmalara heyecanla devam ediyoruz.
Önder Çiftci: Kamuoyunda MHP’nin baraj probleminin olduğu söyleniyor. Partinizin Türkiye’deki oy oranı hedefi nedir?
Mustafa Kalaycı: Biz bunu yüzde 20 olarak görüyoruz. Tek başına iktidar diyoruz. Çalışmalarımızı da bu hedefe yönelik olarak yapıyoruz. Tabiki çalışma bizim, takdir milletimizin. Sonuç itibariyle yüzde kaç oy çıkar, bunu bilemeyiz. Ama barajımızı yüzde 20 olarak görüyoruz. Konya’da da patlama yaşayacağız. Bunu kesin olarak söyleyebilirim. Baraj problemi yaşadığımızı söyleyenler belli merkezlerden çıkıyor. Bazı araştırma şirketleri de aynı yönde propaganda yapıyor. Zaten sonucu da hiç baraj altında göstermediler. 1999’da da baraj altı dediler ama yüzde 18 oranında oy aldık. Bu seçimde büyük bir kırılma yaşanacağını görüyorum. Kararsız insanlarımız çoğunlukta. Mevcut hükümetten memnun olmayan kesim çok fazla. Bunların MHP’ye doğru yöneleceğini tahmin ediyorum. Burada alternatif Milliyetçi Hareket Partisi’dir.
Önder Çiftci: Son olarak Konyalı hemşerilerinize, seçmenlerinize neler söylemek istersiniz?
Mustafa Kalaycı: 2023 vizyonu çalındı dedik. Sayın Başbakan hem mecliste, hem de miting meydanlarında; 2023 projemizin arasına karbon koydular aynen kopyaladılar diye bizleri kopyacılıkla suçladı. İşin özünü anlatayım. 2023 vizyonu lider ülke Türkiye hedefi MHP patentlidir. Fikir olarak ortaya atan Devlet Bahçeli’dir. 1994 yılında Milliyetçi Çizgi isimli bir dergideki makalesinde yer almıştı. MHP Genel Başkanlığı’na seçildi 1997 Kasım kongresindeki açılış konuşmasında 2023 vizyonunu ve hatta 2023 yılında da Türkiye’nin süper güç olması hedefini ortaya koyan da Bahçeli’dir. Biz 1999 yılı seçim beyannamemizde onu projeleştirdik. Hatta beyannamemizin adı da Lider Ülke Türkiye’ye Doğru’ydu. Kişi başına düşen gelirin 25 bin dolara yükseltilmesi o yıllarda ortaya koyduğumuz bir hedefti. O seçimlerde hükümet ortağı olduk, Devlet Planlama Teşkilatı bize bağlıydı. TÜBİTAK bize bağlıydı. 8. 5 yıllık Kalkınma Planı bile o yıllarda ortaya konuldu. 27 Haziran 2000 tarihinde kabul edilen bir plandı. Bu artık bir devlet politikası oldu. TÜBİTAK’ta da 2000 ve 2001 yılında Vizyon 2023 çalışması ortada. Hem 2000’de, hem de 2009’da yenilenmiş parti programında da yine bu hedef var. Son beyannamemizde de ‘Yükselen Ülke Türkiye Sözleşmesi’dir. Bizden 77 gün sonra AK Parti beyannamesi açıklandı. 8.5 yıldır bu iktidar bu ülkeyi yönetiyor. 8.5 yıldan son aylara kadar geçen süreçte Başbakan’ın söylemlerini tarayın, bir tane bile 2023 kelimesini göremezsiniz. 9. Kalkınma Planı’nın hiçbir yerinde 2023’te bahsedilmez. Ama son seçim beyannameleri ve ondan önce yaptığı konuşmalarda 2023’ü dile getirdi. Her partinin vizyonu olabilir. Her partinin hedefleri olabilir. Biz bundan memnuniyet de duyabiliriz ama sen hem bizim hedefleri çalacaksın, bir nevi siyasi kapkaççılık yapacaksın, hem de bizi suçlayacaksın. Bizim kızdığımız budur. Sen de hedeflerini ortaya koy, biz de takdir edelim. Hem hırsızlık yapacaksın, hem de hırsızlıkla suçlayacaksın. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır türü bir uygulama oldu. Başbakan’ın bizim beyannameyi okuduğu da belli. Beyannamemizde Hızlı Tren yollarıyla ilgili güzergahlar veriliyor. Bunlardan birisi de Ankara-Konya-Antalya’dır. Başbakan çıkıp, Bahçeli Ankara-Konya Hızlı Tren hattının bitirildiğini bilmiyor diyor. Demek ki bizim beyannamemizi okumuş. Bizim beyannamemizi okuduğuna ve okuduğunu da anlamadığına göre açık bir şekilde güzergah verildiği halde böyle sözler söylemesi hakikaten büyük bir çelişki. Hem görüp hem de vatandaşın gözünün içine baka baka yalan söylemesi de Başbakan’a hiç yakışmamıştır. MHP koyduğu hedefe doğru büyük bir özveriyle çalışmaktadır. Ben hedefe ulaşacağımıza da inanıyorum. Konya, MHP’ye ses verecek ve Konya’dan güçlü bir şekilde milletvekili sayısı çıkacak. Konyamıza yönelik de hem çiftçimize ve KOBİ’lerimizin sorunlarının çözümüne yönelik, hem de işsizliğin belini kırmaya yönelik olarak projelerimiz var. Cenab-ı Allah takdir ederse ve iktidara gelirsek bu projeleri uygulamaya koyacağımızın sözünü de veriyoruz. Konya’da AKP’nin yıllardır söz verdiği ama bir türlü hayata geçiremediği projeler de yine bizim dönemimizde gerçekleşecek.
(KONYA POSTASI)