MİT’İN HANGİ OLAYLARDA PARMAĞI VAR?
Gündemine Milli İstihbarat Teşkilatı yetkililerinin soruşturulmaya çağırılmasını alan Sağdıç,
“MİT'in yetkileri nedir, sınırları nereye kadardır, hangi olayda ne kadar parmağı vardır? MİT'den başka, hangi istihbarat birimleri mevcuttur? Bunların ne kadarının görev ve vazife alanları bilinmektedir? Hiçbir hukuki dayanağı olmayan istihbarat birimleri var mıdır? Kontrolden çıkmış, amacından kopmuş, istihbarat birimleri mevcut mudur?
Ülkenin karanlık gündeminde bu istihbarat birimlerinin rolü ne kadardır? Faili meçhullerde, provokatif olaylarda ne kadar etkili olmuşlardır? Ülke gündemini ciddi belirleyen; yüzlerce insanın, onlarca yıllık mahkûmiyetlerine sebep olan popüler kişilerin öldürülmesinde bu istihbarat birimlerinin ne kadar parmağı vardır? Uluslar arası ilişkilerde bu istihbarat birimleri hangi oranda kullanılmış, hangi sınırlarla sınırlandırılmışlardır? Arap baharı, Tunus, Libya, Mısır, vb. ülkelerdeki olaylarda, istihbaratın etkisi ne kadar olmuştur? En önemli sorumuz ise: İstihbarat birimlerinin yabancı istihbarat birimleriyle ilişkileri neyle sınırlandırılmaktadır?” dedi.
SUREYİ’DE İÇ SAVAŞ
Suriye’de yaşanan zulmede dikkat çeken İnanç Özgürlüğü Platform sözcüsü Yasin Burak Sağdıç, “Suriye'deki olaylar tırmanıp zalim baas rejimi baskılarını arttırırken, öldürülenlerin sayısı da binlerle ifade edilmeye başlandı. Olaylar bir hak talep etme özgürlük alanlarının genişletilmesi olmaktan çıktı; bir iç savaşa dönüşmekte. Uluslar arası aktörler, meseleye daha fazla müdahil olmakta, istihbarat teşkilatları Suriye olaylarını yönlendirmektedir.
Üst düzey uluslar arası pek çok aktör, muhaliflerin silahlandırılması, uçuşa kapalı alanlar oluşturulması, tampon bölgeler meydana getirilmesi gibi daha önceden alışık olduğumuz pek çok işgal senaryosunu dillendirmekte ve işgalin altyapısını hazırlamaktadırlar.
NATO'nun müdahalesini istemek, aklı selimden uzaklaşmak demektir. Daha önceki müdahalelerin neyle sonuçlandığını biliyor olmakla birlikte, hala göz göre göre NATO ve Birleşmiş Milletleri müdahaleye davet etmek ancak bir akıl durması ile ifade edilebilir.
Suriye olayları üzerinden etnik, mezhebi ve bölgesel çatışmalar tezgâhlanmaya çalışılmaktadır. Amerikan emperyalizminin stratejik ortakları ve işbirlikçileri, bu çatışmalardan büyük menfaatler ummaktadırlar. Fakat bilmelidirler ki: Bölgede meydana gelecek olan her çatışma kendi aleyhlerinedir. Kendi iç bütünlüklerini de tehdit etmektedir.
Suriye olayları hakkında, ulemanın değişik bölgelerde yaptığı; sivillere karşı yapılan saldırıları durdurmaya ve bu emirleri verenlere itaat etmemeye yönelik çağrısını olumlu buluyor ve bu çağrıyı destekliyoruz” diye konuştu.
(KONYA POSTASI)