SGK artan ilaç harcamalarını azaltmak için doktorları tasnif etmeyi ve reçete yazımlarını denetlemeyi düşünürken doktorlar da başkalarına ait reçeteleri yazdırmak isteyenlerin şiddet tehditlerine maruz kaldıklarını belirtiyor.
SGK UYGULAMAYLA NEYİ AMAÇLIYOR?
Sağlık hizmetlerinin kalitesi artarken yapılan harcama da sürekli yükseliyor. 2009'da 28 milyar olan sağlık harcaması 2010'da 32 milyara çıktı. Harcamalar içinde sık sık gündeme gelen suistimaller de önemli bir yer tutuyor. Sahte reçete, gereksiz tetkik ve muayene gibi suistimallerin devlete faturasının yıllık 3 milyar civarında olduğu tahmin ediliyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), bu durumun önüne geçebilmek için doktor ve hastaneleri 25 kategoride sınıflara ayıracak. SGK böylece 120 bin doktor ile bütün hastaneleri izlemeye alacak. Bu çalışmanın ardından kendi kategorisindeki hastaneye göre faturası kabarık çıkan hastane sorguya alınacak. Doktorlar da aynı şekilde kendi grubundaki doktorlarla kıyaslanacak. Kendi grubundaki doktora kıyasla daha fazla ilaç yazan, ameliyat yapan doktora bunun nedeni sorulacak. Hep aynı firmanın ilacını yazan ya da yazdığı reçete sürekli aynı eczane tarafından ödenen doktorlardan bu durumu izah etmeleri istenecek. Bu düzenleme ile 120 bin doktora her ay e-mail gidecek. Kim ne kadar ilaç yazdığının bilgisini ekranında görecek. Kendi grubundaki doktora göre yazdığı ilaç ya da muayene ve ameliyatlarda sapma görünen doktordan bu duruma ilişkin savunması istenecek. Doktorun geçerli bir izahı yoksa inceleme genişletilerek ilaç yazılan hasta veya muayene edilen kişiler ya da ilacın alındığı eczane kapsama alınacak. Böylece bir suistimal olup olmadığı masaya yatırılacak.
SON BİR AYDA 2 SALDIRI!
Yeni uygulamaya konulan performans sisteminin reçete yazımındaki artışa sebep olmuş sayılabileceğine işaret eden Konya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Faruk Aksoy ise ‘Türkiye genelinde yaklaşık 110 bin hasta var. Kurumun bahsettiği türden suistimallere girişenlerin sayısı yüzü-yüz elliyi geçmez. Bundan dolayı 110 bin doktoru zan altında bırakmaya dönük böyle bir proje bana saçma geliyor, çünkü meselenin özünü ıskalıyor. Meselenin özü şu: Bize başkasının reçetesini yazdırmak isteyenler çoğaldı. Özellikle Aile Sağlığı Merkezleri’nde bu durum sık sık yaşanıyor. Doktor reçeteyi yazmak istemezse tehdit ediliyor. Son bir ayda bildiğimiz 2-3 saldırı oldu doktorlarımıza yönelik. Daha bilmediğimiz birçok olay var. Hatta ‘Dua et kadınsın, yoksa seni pencereden atardım’ diyen hasta yakınları bile çıkabiliyor. Bunlara tedbir alınmalı. Hekimlik dışında,tıp etiği haricinde başka amaçlarla ilaç yazanlar dolayısıyla tıp etiğine bağlı kalmak için fedakarca çalışan doktorlarımız suçlanmamalı’ dedi.
AİLE HEKİMİ, AİLEDEN BİRİ!
İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Küçükkendirci de son bir ayda biri Meram Tıp Fakültesi’nde görevli bir asistan doktor, diğeri de Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışan bir doktor olmak üzere hasta yakınları tarafından darba maruz bırakılan iki doktor olduğunu doğrulayarak ‘Bu şiddetin önüne geçebilmemiz kolay değil. Vatandaşlarımızın daha duyarlı, aile hekimleriyle iletişim içinde olmaları gerekiyor. Adı üstünde, aile hekimlerinin aileden bir birey olarak görülmesi gerekiyor. Hiç insan annesini, babasını, kardeşini, bacısını döver mi? Vatandaşlarımızı bu duyarlılığa davet ediyoruz. Yoksa bizim her Aile Sağlığı Merkezi’ne özel güvenlik yada polis teşkilatından bir görevliyi dikmemiz mümkün ve şık değil’ diye konuştu.
(KONYA POSTASI)