Her yapılan hamlenin bir sonraki hamlenin hazırlığı niteliğinde olduğunu belirten Gülbahar, “Taşların etkisini ve hareket sınırlarını bilenler yapılan hamlelerin sonuçlarının ne olacağını da kestirebilirler. Tarih bir tecrübeler alanıdır. Hem galipler tecrübe edinir, hem de mağluplar. Galipler ne şekil hareket ederler, nasıl yaparlarsa galip geleceklerinin kurallarını da öğrenirler ve bundan sonra hamlelerini buna göre yapmaya çalışırlar. Zaferlerin en önemli sırlarından biri kendinin güçlü olması kadar düşmanında zayıf olmasıdır. Düşmanın gücünü kırmak, onu zayıflatmak galibiyetlerinin teminatı gibidir. Düşmanın gücünü kırmanın en önemli yöntemi ihtilafları tefrikaya, tefrikayı düşmanlığa düşmanlığı savaşa dönüştürmektir, "iti ite kırdırmak "politikası diye de tarif edilen bu yöntem en etkili yöntemdir. İslam dünyasının en büyük zaaf noktası ve yumuşak karnı mezhebi ihtilaflardır. Bu ihtilaflar kaşındığında fanatiklerin eliyle kangren olmuş bir yaraya dönüştürebilir” dedi.
Emrah Gülbahar sözlerine şu şekilde devam etti;
“Batılı emperyalist işgalcilerin tezgâhlamaya çalıştıkları en tehlikeli oyun da budur Başta Irak, Suriye, Bahreyn, Pakistan ve benzeri çok mezhepli, çok etnik yapılı bölgelerde mezhebi bir iç çatışma tezgâhlanmaktadır. İşgal ettiği topraklarda beklediğini elde edemeyen Amerikan emperyalizmi direnişin gücünü ancak içi çatışmayla kırabileceğini anladığı günden beri mezhep çatışmalarını körüklemektedir. Mezhep olgusunu bir düşmanlık meselesi olarak sunmaya çalışmaktadır. Şii, Sünni çatışması şeklinde tezahür edeceği ön görülen bu çatışmanın ayak sesleri güçlü bir şekilde gelmektedir. İslam dünyasında içinden çıkılamaz sorunlar oluşturacak olan bu mezhep çatışmalarının panzehiri İslam'ın kardeşlik öğretişidir. Müslümanları ancak kardeşler olarak nitelendiren Kuran'ı mübin onların kâfirlere karşı şiddetli kendi aralarında merhametli olduklarını belirtir. Merhametin en üst noktası ihtilafları tefrikaya dönüştürmemektir Ortak düşmanlara karşı mücadeleyi büyük bir zafiyeti uğratacak olan çatışmalar ancak işgalcilerin ekmeğine yağ sürmek ve pek çok İslam yurdunun işgaline sebep olmakla sonuçlanacaktır. Farklı mezheplerin müntesipleri kendi mezheplerinin din olmadığını bilmelidir. Kendi mezhebini din saymadığı gibi muhaliflerini de din dışı saymamalıdır.”
(KONYA POSTASI)