Şükrü Balun, her türlü terörün arkasında emperyalizm ve işbirlikçilerinin olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: “Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin maskelerini düşüren Uğur Mumcu'nun, terör üzerine yaptığı araştırmalar, yazdığı makaleler niçin katledildiğini çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Artık şu çok iyi anlaşılmıştır ki, ister dinsel, ister etnik olsun her türlü terörün arkasında emperyalizm ve işbirlikçileri vardır. Bugün hala Uğur Mumcu'nun katledilmesinin üzerindeki sis perdesinin bilinçli olarak aralanmamasını bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Kalemlerin açık artırmaya çıkarıldığı, ısmarlama yazıların yazıldığı, tek merkezden hazırlanan haberler ile beyinlere uyuşturucu bombardımanının yapıldığı, halkın haber alma özgürlüğünün yok edildiği günümüzde, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Muammer Aksoy gibi aydınlarımızın değeri daha iyi anlaşılmaktadır. Çünkü bağımsızlığımıza, cumhuriyetimize saldıranlar, Ulusal Kurtuluş Savaşından kuyruk acısı olanlardır. Bunlar önlerinde en büyük engel olarak bağımsızlıktan, demokrasiden yana olan gazetecileri ve yazarları görmektedirler. 12 Mart faşizminin ''Sakıncalı Piyadesi'' Uğur Mumcu’nun özelleştirmeler ile ekonomik kaynaklarımızın peşkeş çekilmeye başlandığı, etnik ve dinsel kimliklerin ''demokratikleşme'' adı altında ortaya atıldığı bir süreçte katledilmesi sıradan bir terör saldırısı olamaz. Emperyalizmin “Ilımlı İslam” ve “etnik ayrılıkçı terör” planlarıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni tasfiye etmek istediği bir dönemde; cumhuriyetin, Atatürk ilke ve devrimlerinin korkusuz savunucusu, kalpaksız Kuvay-ı Milliyeci Uğur Mumcu’yu, katledilişinin 19. yılında saygıyla anıyoruz” şeklinde konuştu.
(KONYA POSTASI)