“Koku ve tat alma sorunlarının yaşamımızda büyük etkisi olabilir. Bu duyularımız esas olarak yaşam keyfimize, iştahımıza, sosyal yaşamımıza katkıda bulunduğu için, koku ve tat alma bozuklukları ciddi olabilir. Bozuldukları zaman yaşam biraz tadını kaybeder, daha az yeriz, daha az sosyal oluruz ve sonuçta kendimizi daha kötü hissederiz.
Koku ve tat aynı zamanda bizleri yangın, zehirli gazlar, bozulmuş yemekler gibi tehlikelere karşı uyarırlar. ABD' de yapılan bir çalışmada 200.000' den fazla kişinin her yıl koku ve tat alma bozukluklarıyla doktora başvurduğu tahmin edilmektedir.
Üst havayolu enfeksiyonları, Kafa yaralanmaları, Deviasyon ( burun orta perde eğriliği) , Kimyasal maddeler, böcek ilaçları gibi bazı kimyasallar ya da bazı ilaçlar koku ya da tat problemleri yaratabilirler. İnsanların çoğunun en sık maruz kalacağı kirlilik biçimlerinden en yoğun olanı, tütün içiciliğidir. Tütün kullanımı kokuları tanıma yeteneğini bozar ve tat duygusunu azaltır. Sigarayı bırakmak koku işlevini artırır.
Koku duyusunun kaybı sinüs hastalığının, burun pasajda bir kütlenin ya da nadir durumlarda beyin tümörlerinin bir belirtisi olabilir. Kokuyu hissetmeyenlerin bunun sebeplerini öğrenmek ve hayatlarında daha ciddi problemlerle karşılaşmamaları için mutlaka hekim kontrolünden geçmeleri gerekmektedir.”
(KONYA POSTASI)