Şefkat Derneği Genel Başkanı Hayrettin Bulan, 16 yıldır kadına şiddetin çözümlenmesine yönelik, gerek kadın sığınma evleri gerek diğer faaliyetler tecrübesi de olan, 10 binden fazla şiddet mağduru kadınla ilgilenen, bu alanda kendini ispatlamış bir sivil toplum örgütü olarak devlet yetkililerinin tehdit altındaki öldürülme riskiyle karşı karşıya olan kadınlara “Ne yapalım hepsinin başına polis dikemeyiz” demesi, cinayetlerin göz göre göre devam etmesi nedeniyle böyle bir uygulamaya karar verdiklerini söyleyerek, kadınların acil ve zaruri durumlarda “Türk Ceza Kanunundaki Meşru Savunma ve Zorunluluk Hali”ne (TCK madde 25-26-27)uygun olarak, kendini ve ailesini koruyabilmesi için gerekli silah kullanma eğitimi , ücretsiz ruhsatlı silah vermesi şarttır” dedi.
3 BİN KADIN MÜRACAAT ETTİ
Şefkat Derneği olarak kadınlara silah verilmesi ile ilgili uygulamamızın ülkemizde ve Avrupa’da büyük ses getirdi diyen Hayrettin Bulan, “.Önerilerimiz şiddet yönünden risk altındaki kadınlar tarafından da zorunlu hallerde kullanılmak üzere, son bir umut olarak büyük destek gördü..Çoğunluğu hayati yönden risk altında olan, bir kısmı da bir gün bana da lazım olabilir diyen 3 bin (üç bin) civarında kadın, atış poligonlarında silah kullanma eğitimi ve bulundurma, taşıma ruhsatlı silahı nasıl temin edebileceği ile ilgili derneğimizle bağlantıya geçti ve müracaat sayı gittikçe artıyor.” dedi.
KADIN MEŞRU SAVUNMA HAKKINI KULLANSIN
Kamuoyunda önerilerimizi destekleyenlerin yanında, amacımızın ve hangi şartlardan dolayı böyle önerileri getirmek zorunda kaldığımızı bilmeden ,önerilerimize karşı çıkanlar da olmuştur diyen Hayrettin Bulan, “. Şefkat Derneği olarak gönlümüzden geçen ,devletin adli ve idari mercilerin tam olarak görevlerini yapıp, kadın cinayetlerinin önlemesi,potansiyel katillerin cinayet fikrinden vazgeçmesidir. Fakat adımız Şefkat-Der diye cinayet işleme fikrinden vazgeçmeyen potansiyel katillere karşı da şefkat gösterecek değiliz. Potansiyel katile şefkat göstermek demek, masum insanların öldürülmelerini seyretmek demektir.. Biz devlet hiç bire şey yapmasın, zihniyet kökten değişmesin, idari adli her türlü tedbirler en iyi şekilde alınmasın da şiddet yönünden risk altındaki kadın silahlansın mı diyoruz? Biz, kadın durduk yerde daha önce kendisine şiddet uygulayan erkeği bulsun, üzerine gitsin de onu vursun demiyoruz ki. Potansiyel katil, kadına sığındığı aile fertlerine yönelik öldürmeye teşebbüs ettiklerinde yanlarında güvenlik görevlileri yoksa canlarını korumak amacıyla meşru savunma hakkını kullansın diyoruz.”dedi.
YASLARADA DA VİCDANA DA UYGUN
Kadın göz göre göre katledileceğine, kendisine saldıran potansiyel katile karşı meşru savunma hakkını kullanması yasalara da vicdana da uygun diyen Bulan, “Mahkemeler kesinlikle TCK’deki meşru savunma ve zorunluluk hali maddesini işletecektir. Potansiyel katil kadının karşısına dikildiği zaman, yanında polis yoksa ki yok, kadın kurşunlanmayı bıçaklanmayı mı beklesin? Böyle durumlarda kadının sığındığı yerlerde potansiyel katil kadının annesini, babasını, önüne geçenleri de vuruyor bıçaklıyor,katliamın devam etmesi mi beklenecek? Ne yapsın kadınlar evleri tekmelenerek silahla tüfekle basıldığında, işine giderken,çocuğunu okula götürürken, bıçakla silahla saldırıya geçen potansiyel katil karşısında ne yapsın? Potansiyel katil arkasından silahla kendini kovalarken ,en azından bir yere gizlenip kendini savunmaya çalışması güvenlik görevlilerinin gelmesi için zaman kazanmasına neden olmaz mı? Hayati yönden her kadının yanına polis dikemeyiz diyen devletin bakanları, savcıları kadınları tamamen ölüme terk etmiş olmuyor mu? Kadınlar defalarca savcılığa polise başvurduğu halde yine katledilmiyor mu? Kadınları daha önce yaralayanlar bile tutuksuz yargılanmıyor mu, bunlar tekrar gelip kadını öldürmüyor mu?” dedi.
KADIN KORUMA YASASI HALA ÇIKMADI
Kadın ve Aile Bireylerini Koruma Yasası taslak halde dururken,potansiyel katiller durmuyor, yerine göre eşini tehdit eden hatta saldırıya geçip yaralayan kişilerin tutuksuz yargılanması gibi durumlardan dolayı ve üstelik mahkemelerin katillere tahrik indirimi, iyi hal indirimi uygulaması adeta potansiyel katilleri caydırmaktan çok, cinayet işlemeye devam etmeye teşvik etmektedir diyen Şefkat Derneği Genel Başkanı Hayrettin Bulan, “ 81 ilde poliste ve savcılıkta beni koruyun eşim yada eski eşim yada teklifini reddettiğim erkek beni ölümle tehdit ediyor,beni koruyun diye başvuran kadınların isimleri ve tehdit eden potansiyel katillerin isimleri tek tek belli olduğu halde, potansiyel katiller tasarlayarak kadınları öldürmeye devam ederken,cinayetler göz göre göre gelirken, Devlet kurumları hala kanunu tasarlamakla cek cak demekle vaktini geçiriyor. Hele hele risk altındaki kadınlara sizi ölümle tehdit eden kişi karşınıza çıkarsa polisi arayın polis yanınıza 3 beş dakikada gelir demekse tam bir kandırmaca hareketidir..Ve bu asla gerçekçi bir çözüm değildir. Polisin gelmesi 15 dakikayı bulabilir, hatta maalesef çok daha uzun da sürebiliyor..Bu süre içerisinde maalesef kadın çoktan ölmüş olur..Maalesef yetkililer bu gerçeği ihmal ediyor…Bu sisteme tam koruma denemez! Maalesef görülecek ki, yakın bir zamanda yeni çıkacak yasaya rağmen hala devletin ilgili birimlerin ihmalkarlığı ile kadın cinayetleri göz göre göre devam edince önerimize karşı durmakta ısrar edenlerin hemen hemen hepsi isyan edecek ve akıllarına bizim önerilerimiz gelecek.Keşke böyle olmasa ama maalesef şartlar bunu zorunlu kılacak.Kadınları öldürmekte kararlı olan potansiyel katiller,kadınları öldürmek için harekete geçiyor,bıçaklamaya başlıyor,silahla nişan alıyor,ateş etmeye başlıyor,bu durumda olan kadınlar kendini korumasın mı,yanında polis yok koruma yok,kadının bu durumlarda kendi canını kurtarmak için önceden silah kullanmayı atış poligonunda öğrensin dememizin neresi yanlış?” dedi.
(Mustafa Ekmekcioğlu-Konya Postası)
(KONYA POSTASI)