Eğitim-İş Konya şube başkanı Şükrü Balun, sendikalardan görüş almadan hayata geçirilen ADEY uygulamasının yanlış olduğunu ve bu uygulamanın hukuka aykırı bölümleri için dava açtıklarını belirterek, “Bakanlığın birçok konuda olduğu gibi eğitim sendikalarından görüş almaksızın ve yine kamuoyunda tartışmaya açmaksızın hayata geçirdiği uygulamalardan biri olan ADEY’in yürürlüğe girmesinden sonra, uygulamaya ilişkin tereddütlerimizin gözden geçirilerek hukuka aykırı ve uygulamada pekçok soruna neden olacak bölümlerin geri alınarak iptal edilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na başvuru yapmıştık. Ancak Bakanlık nezdinde gerçekleşen bu girişime Bakanlık ret yanıtını vermiştir. Bakanlığın bu ret cevabı üzerine, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü’nün 25.08.2011 tarih ve 2011/47 sayılı genelge ile ilköğretim çağındaki çocukların okula devamlarının sağlanması, devamsızlığın erken tanılanması, değerlendirilmesi, devamsızlık yapan çocuğa yönelik bireyselleştirilmiş müdahale yapılmasını sağlamak için öngördüğü Aşamalı Devamsızlık Yönetimi ( ADEY) Uygulamasının hukuka aykırı kısımlarına karşı 30.12.2011 tarihinde dava açılmıştır”dedi.
Uygulama Hukuka Aykırıdır
ADEY Uygulamasının hukuka aykırılığına dikkat çeken Şükrü Balun, ADEY uygulamasından dolayı ilerde yaşanılacak sorunlara dikkat çekerek şunları ifade etti:
“Eğitim-İş olarak, ADEY uygulamasının ciddi anlamda hukuka aykırı durumlara neden olacağını tespit ettik. Şöyle ki; Öğretmenlerce yapılması öngörülen uygulamalar, anayasanın 18. maddesindeki ANGARYA YASAĞININ ihlali anlamına gelmektedir. Devamsızlık yapan öğrenciyle ilgili önlem alınması için yapılacak olan ev ziyaretlerinde “kanaat önderi”, “din görevlisi”, “toplum tarafından kabul gören kimseler” ile işbirliği yapılmasının öngörülmesi, Laiklik İlkesi’ni ortadan kaldırmaktadır. ADEY uygulaması kapsamında doldurulacak RİDEF formlarında yer alan, öğrencilere sorulacak bazı sorular ve öğretmen değerlendirmelerine ilişkin bazı kısımlar, Özel Hayatın Gizliliği’ne müdahale eder niteliktedir. Çocukların psikolojisini etkileyecek nitelikteki bu soruların psikolojik ve pedagojik eğitimi olan uzman kişilerce sorulması gerekirken, sınıf öğretmeni tarafından sorulacak olması, bu uygulamanın bilimsel ve eğitsel niteliğini tartışmalı hale getirmektedir.
Uygulamadaki hali ile çocuk yaştaki öğrencilere sorulması dahi sakıncalı olan bu sorulara ilişkin yanıtların ve öğretmenin değerlendirmelerinin e-devlet kapsamında veri tabanına kaydedilmesi, Fişleme anlamına gelecektir. Bakanlık tarafından uygulamanın temel amacının, devamsızlık sorunu olan öğrencilerin bu sorunlarına çözüm getirilmesi olduğu ifade edilmiştir; ancak yukarıda ifade edilen hukuka aykırılıklar da göz önünde bulundurulduğunda, uygulamanın devamsızlık sorunu olan olmayan her öğrenciye uygulanacağı sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu durum, ADEY uygulamasını tartışmalı hale getirmektedir.
Eğitim-İş olarak; uzmanların gözetiminde değerlendirilmeyen bu uygulamanın bilimsel bir niteliğe sahip olmadığı, çocukların psikolojisinin gözetilmeksizin hayata geçirildiği görüşündeyiz. Dolayısıyla ADEY uygulamasına ilişkin olarak hukuka aykırı bölümler iptal edilmeli, uygulama ve değerlendirme ölçütleri yeniden yapılandırılmalıdır” şeklinde konuştu.
(KONYA POSTASI)