Prof. Dr. Tosun, kişilerin doğuştan veya sonradan yüzünde veya vücudunun diğer bölgelerinde oluşan kırmızı lekelerin (hemanjiom veya vasküler malformasyon) yüzünden görünümlerinden dolayı toplum içine çıkamadıklarını belirterek, halk arasında yüzde ''gül lekesi'' olarak tabir edilen bu rahatsızlığın tedavisinin uygulanmaya başladığını söyledi. Dünyada yaygın kullanılan, Türkiye'de ise henüz yeni yaygınlaşmaya başlayan ''lazer'' yöntemini bu tür rahatsızlıkların tedavisinde kullanan ilk üniversite hastanelerinden biri olduklarını ifade eden Prof. Dr. Tosun, ''Hastalarımız arasında yüzündeki görüntüden dolayı kayınvalidesi tarafından dışlanan beğenilmeyen gelin, kocası tarafından 'gözüme gözükme kime görünürsen görün' denilen kadının bu dertlerine çare oluyoruz. Lazer yöntemiyle uygulamadığımız ve her seansı 5 dakika süren bu tedavi sonrası lekeleri yok ediyoruz'' dedi. İnsanların böyle bir tedaviyi bilmediklerini anımsatan Prof. Dr. Tosun, bu noktada hasta potansiyeli sayısının küçümsenemeyecek oranda olduğunu, utanmaları nedeniyle bu kişilerin kendilerini gizlediklerini vurguladı.
Prof. Dr. Tosun, ''En fazla 5 dakikalık lazerle tedavi uyguluyoruz. Ameliyat gerektirmiyor ve yan etkisi yok. Tedavi uyguladığımız yerin dışında başka bir dokuya da zarar vermiyor. SGK ilk 5 seansa kadar tedavi ücretini karşılıyor. Lezyonun koyuluğuna göre senas süresi 5 ile 8 arasında değişiyor'' diye konuştu. Türkiye'de estetik konusunda yanlış yönlendirmelerin olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Tosun, bu hastaların lazer tedavileri yapabilen hekimlerin bulunduğu merkezlere yönlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
(AA)