Avrupa Birliği (AB) Bakanı Egemen Bağış, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Başbakanlık Müsteşarı katıldığı Reform İzleme Grubu Toplantısı sona erdi. Basın toplantısına, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eş başkanı Afif Demirkıran ile TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sayım Tekelioğlu da katıldı. İki yıl önce 23. Dönem Toplantısı’nı Konya’da gerçekleştiren RİG böylelikle 24. Dönem Toplantısı’nı da yine Konya’da gerçekleştirmiş oldu.
“DOGMANIZI BAŞKA YERDE ARAYIN”
Toplantıda gazetecilerin sorularını cevaplayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Fransa Meclisi’nde 22 Aralık tarihinde görüşülecek Ermeni yasa tasarısının ifade özgürlüğüne vurulmuş önemli bir darbe olduğunu söyledi. “Fransa devriminin temsil ettiği değerlere karşı belli bir tarih yorumunu dogmalaştıran bu yasa tasarısına öncelikle Fransız entelektüellerinin ve kamuoyunun karşı çıkması gerekir. Avrupa’yı Ortaçağ karan lığına götürecek türden bu tür dogma arayışları içindeki Fransa’ya cevabı kendi halkı vermeli. Dogma arıyorlarsa başka alan seçsinler kendilerine” değerlendirmesini yapan Davutoğlu, “Eğer bu tasarı yasalaşırsa gittiğimiz her yerde Fransızların Afrika’da gerçekleştirdikleri sömürgecilik deneyimlerini anlatırız. Türkiye olarak uygulayacağımız ekonomik ve siyasi müeyyideleri de zamanı gelince kararlaştıracağız” dedi.
“AB İLE İLİŞKİLERİMİZİ DONDURURUZ”
Avrupa Birliği’ni de Kıbrıs Rum Kesimi’nin tutumu ve Rum kesiminin AB dönem Başkanı olması halinde Türkiye olarak izlenecek politika noktasın da uyaran Davutoğlu “Tanımadığımız bir devletin başkanlık edeceği toplantılara katılmamızı kimse beklemesin. İlişkilerimiz donacaksa bu donma sadece Kıbrıs Rum Kesimi’nin başkanlık edeceği toplantılara katılmamak şeklinde olacaktır” dedi. Kıbrıs Rum Kesimi’nin oyalayıcı taktiklerle müzakereleri yavaşlattığına dikkat çeken Davutoğlu “1 Temmuz’da AB Dönem Başkanı olarak masaya oturmayı hayal ederek müzakereleri geciktiriyorlar. Bu noktada AB’nin, NATO’nun, İngiltere ve Yunanistan gibi garantör devletlerin devreye girip acilen her iki tarafın da tanıyacağı Kıbrıs devletinin oluşumu sürecinde Rumları pozitif katkı yapmak konusunda uyarmaları gerekmektedir” diye konuştu.
“UZUN YARGILAMALAR DÖNEMİ KAPANIYOR”
Toplantıda uzun tutukluluk sürelerine ilişkin bir soruya Adalet Bakanı Sadullah Ergin, uzun yargılamalara ilişkin şikâyetlerin bugün çıkmadığını ifade etti. Uzun yargılamanın esas aldığı noktanın yüksek yargıda geçen süre olduğuna dikkat çeken Ergin, ilk defa Yargıtay'a gelen dosya sayısından daha fazlasının karara çıktığını kaydetti. Birikmiş iş yükünün, iki yıl ve üç yıl içinde tasfiye edileceğini dile getiren Ergin, yargılamaların bir yıl içinde hem de temyiz aşamasıyla birlikte bitirilmesinin hedeflendiğini vurguladı. Ceza mevzuatının 2004 yılında değiştiğini ve 2005 yılında yürürlüğe girdiğini, 2009 yılına kadar ise uzun tutukluluk sürelerine ilişkin bir şikayet olmadığını anlatan Ergin, bu tarihten sonra görülen bazı davalardan kaynaklı spesifik görüşlerden dolayı uzun tutukluluk sürelerine ilişkin şikayetler olduğunu kaydetti. Ergin, yargının hızlandırılmasına dönük üçüncü paketin yakın zamanda Meclis gündemine geleceğini belirtti. Vicdani redde yönelik bir soruya ise Ergin, 15-17 Kasım'da AİHM kararlarına yönelik bir çalıştay yapıldığını hatırlatarak, burada Türkiye'ye yönelik ihlal kararlarının tamamının masaya yatırıldığını söyledi. Ortaya çıkan raporlar doğrultusunda değerlendirmelerin devam ettiğini dile getiren Ergin, çıkan sonuçların kamuoyu ile paylaşılacağını vurguladı.
ŞAHİN: HEDEF, İHLALLERİN HİÇ OLMAMASI
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, karakolda bir vatandaşa yönelik yapılan şiddet olayına ilişkin soruya karşılık; zaman zaman vatandaşa tutum ve davranışlarda yanlışlıkların olabileceğini kaydetti. Ancak bunun sayısına bakıldığında personel sayısıyla mukayese edildiğinde son derece düşük olduğunun görüleceğini vurgulayan Şahin, hedeflerinin bu tür olayların hiç olmaması olduğunu söyledi. "Sıfırlanmasıdır, sıfırlanmıştır ama zaman zaman alabiliyor." diyen Şahin, bu durumda ise hukuk çerçevesinde her eylemin değerlendirilmesinin yapılıp takdirinin gerçekleştirilmesi olduğunu ifade etti. Bunun yapıldığını anlatan Şahin, her olayın kendi durumuyla değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bir olayı yüz olay gibi göstermenin de kurumlara haksızlık olacağını söyledi. Olayları görmezlikten gelmek ne kadar yanlış ise bir olaydan dolayı bütün kurumu suçlamanın da o kadar yanlış olduğuna dikkat çeken Şahin, kolluğun izlenmesine yönelik, şikayetlerin değerlendirilmesine yönelik yakın zamanda, önümüzdeki aylarda Parlamentonun gündemine geleceğini kaydetti.
Bu arada, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, konuşması sırasında elektrik kesintisi yaşanınca, "Bu elektrik kesintisi AB standartlarına uymadı." dedi. Bu söz katılımcılar arasında gülüşmelere neden oldu.
(KONYA POSTASI)