Konuyla ilgili gazetemize bilgi veren Türkiye Eczacılar Birliği Genel Sekreteri Harun Kızılay, “Şimdilik kepenk kapatma gibi herhangi bir eylem düşünmüyoruz ancak eczacılarımızın ve vatandaşlarımızın haklarını hukuki yollardan sonuna kadar savunmaya kararlıyız. İlaç firmaları ve bakanlık bu konuda gerekli önlemleri alıp eczacıların ve vatandaşların sıkıntılarını çözmezse sorun daha da büyüyecek” dedi
54 ECZACI ODASI BAŞKANININ İMZASIYLA DEKLARASYON YAYIMLANDI
Türkiye Eczacılar Birliği, Ankara’da geçtiğimiz günlerde yalpan bir toplantının ardından 54 eczacı odası başkanının imzasının bulunduğu bir deklarasyon metni yayımladı. Metinde şunlar kaydedildi: "Bizler, meslek örgütümüzün görüşü alınmadan hizmet sunum alanımızla ilgili değişikliklerin istemesek bile uygulayıcısı yapılıyoruz. Son durumda, sorumluluklarını yerine getirmeyen ilaç firmaları yüzünden eczacıların içine düşmüş olduğu sıkıntılı ve artık sürdürülemez süreç daha da derinleşmektedir. Eczacı, halkına hizmet etmeye çalışırken, ilaç firmalarının kanunu ve mesleğimizi tanımaz tavırlarına maruz kalmaktadır. Bunun karşısında kamu da bugüne kadar kendi uygulamaya koyduğu kurallara uymayan ilaç şirketleri konusunda hiçbir şey yapmamıştır."
İLAÇ FİRMALARINA VE BAKANLIĞA ÇAĞRI
Firmaların devlete yapması gereken indirimlere eczanelerin aracılık etmesinin artık sürdürülemez bir noktaya geldiğinin ifade edildiği metinde, "İlacın tek alıcısı olan kamuya firmalarca verilen ıskontoların hesaplanmasında zaten çok açık bir haksızlık varken, 5 Kasım 2011 tarihinde yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği değişikliği ile ilaçların kamu kurum ıskontoları ortalama yüzde 7.5 oranında artırılmış olması karşısında, bu artışın bazı firmalar tarafından verilmeyeceğinin açıklanması kabul edilemez. Aynı kanun tanımaz tavır, eczane stoklarında oluşan zararların karşılanması noktasında da sergilenmektedir. Tüm bunların yanı sıra eczacıların artık bir teamül haline gelmiş olan ticari ıskontolarının ilaç şirketleri tarafından teker teker sıfırlanmasıyla birlikte; ellerindeki stok ile zaten uzun süredir özverili bir biçimde sağlık hizmeti vermeye çalışan eczacılar, 'Artık yeter!' deme noktasını da geçmiş durumdadır. Kamu kurum iskontoları ile ilgili sorunun çözümüne dair sorumluluğu aldığını Büyük Kongremizde tüm delegelerimiz karşısında ifade eden Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nı ve ayrıca konuyu yakından bilen Sayın Sağlık Bakanı'nı ilaç şirketlerinin Kararnameye ve Tebliğe uymasını sağlamaya çağırıyoruz" denildi.
HAKLARIMIZI HUKUKİ YOLLARLA SONUNA KADAR SAVUNACAĞIZ
Ortak yayınlanan deklarasyonda, eczacıların ticari ıskontolarını sıfırlayan, kamu kurum iskontosu farklarını ödemeyen ve stok zararını karşılamayan firmaların ilaçlarını satabilmesinin bundan böyle mümkün olamayacağı belirtilerek, "Bunun yanı sıra ilgili şirketlerin, eczacının haklarını vermemeleri durumunda eczanelerimize mümessil göndermemesi yerinde olacaktır. İlacı eczane üzerinden geçerken eczacıyı zarara uğratan, devlete yapması gerekli iskontoyu yapmayıp bunu eczacının sırtına bırakan firmalar, eğer bunu ticareten bir çıkış olarak görüyorlarsa bir kez daha ve önemle hatırlatıyoruz ki bu sizin açınızdan ticareten bir çıkış olmaktan öte, olsa olsa sonun başlangıcıdır. Meslek örgütümüz yapılan tüm bu düzenlemelere ve eczacının hak kayıplarına neden olan her türlü uygulamaya karşı hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır. Kamu otoritesi ilaç yokluğu nedeniyle sorun yaşanmaması için ilaç şirketlerine gereğini yapmalıdır. Eczacıların ilaç fiyat düşüşlerinden etkilenmemesi için sabit kar marjı da dahil olmak üzere gereken tüm önlemler bir an önce hayata geçirilmelidir. Global bütçe, tüm sosyal tarafların katılımı ile şeffaf bir biçimde oluşturulmalı, sağlığın kılcal damarları olan eczacıların varlığının sürdürülmesi esas öncelik olmalı, kamu kurum ıskontosu konusunda sanayi ve kamu arasında yeni bir model geliştirilmelidir. 6197 sayılı Eczaneler ve Eczacılar Hakkında Kanun bir an önce güncel ihtiyaçlarımızı karşılayabilir hale getirilmelidir. İlaç firmalarını; bu zor zamanda Eczacıya, eczaneye ve meslek örgütümüze karşı tavır almak yerine, aklıselimi önceleyerek eczacının, temsilcisi olan Bölge Eczacı Odalarının ve TEB Merkez Heyetinin aldıkları kararlara uymaya davet ediyoruz" denildi.
(KONYA POSTASI)