Bir dizi açılış ve ziyaretlerde bulunmak üzere Karaman'a gelen Çağlayan, Trafik Bölge Müdürlüğü önünde Karaman Valisi Süleyman Kahraman ve AK Parti Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün ve diğer ilgililer tarafından karşılandı.
Burada 70 Karamansporlu futbolcular, Çağlayan'a üzerinde isminin yazılı forma ve kaşkol hediye etti.
Çağlayan, ardından Vali Kahraman'ı makamında ziyaret etti.
Daha sonra Karaman Organize Sanayi Bölgesi'ne geçen Çağlayan burada MM Packaging Superpak AŞ'nin ambalaj ve kutu fabrikasının açılış törenine katıldı.
Çağlayan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin yatırımcılar için önemli fırsatlar ve imkanlar sağlayan bir ülke olduğunu söyledi.
Türkiye yatırım yapan yabancı sermayenin bu yatırımı yaparken sadece Türkiye'nin bugününe değil geleceğine de güvenerek adım attığını ifade eden Çağlayan, ''Buradaki yatırım 1 yıl, 3 yıl, 5 yıl, 10 yıl, 15 yılda yapılan bir yatırım değil. Türkiye var oldukça, ticaret var oldukça ve yatırım yapılan ülkenin gelecekle ilgili hedefleri doğrultusunda bu yatırımlar artar'' dedi.-
-''80 yılda yapılanın 7 katından fazlası 8 yılda yapılmıştır''
Çağlayan 1923 yılından 2002 yılına kadar dışarıdan ülkeye gelen yatırımın toplam tutarının 14,5 milyar dolar olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
''Hükümetin iş başına geçmesiyle beraber bugüne kadar ülkeye gelen toplam doğrudan yatırım 8 yıllık süre içinde tam 105 milyar dolar olmuştur. 80 yılda yapılanın 7 katından fazlası 8 yılda yapılmıştır. Son 10 yılda Türkiye'ye yapılan toplam uluslararası sermaye yatırımı 180 milyar doları geçmiştir. Bu yatırımın yüzde 80'i Avrupa'dan gelen yatırımdır. Bu yılın ilk 9 ayında ülkeye gelen toplam yatırım 10,9 milyar dolardır. Geçen yılın tamamından daha yüksek bir rakam. Hatta geçen yılın aynı döneminin iki katı bir rakam. Bu yatırımlar Türkiye'ye gelirken bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakarak gelmiyor. Bu yatırımlar Türkiye'deki siyasi ve ekonomik istikrar ile bugün hükümetin özel sektörü destekleyen, onların her türlü sorunlarıyla ilgilenen yapısına, serbest piyasa kurallarını sonuna kadar uygulayan bir mevzuat yapısına, karın ve sermayenin dünyanın her tarafına rahat bir şekilde transfer edilebilmesine, bir günde şirket kurulabilmesine geliyor. Bu yatırımlar Türkiye'nin geleceğine olan güvenin bir göstergesidir. Yabancı yatırımlar Türkiye'de geleceğe duyulan güven ve istikrarın en net göstergesidir.''
Bugün Türkiye'nin başlı başına çok dinamik bir iç pazara sahip olduğunu dile getiren Çağlayan, 74 milyon nüfusunun yaş ortalamasının 28 olduğunu, bunun Türkiye için büyük bir avantaj olduğunu bildirdi.
Bundan 9 yıl önce Türkiye'nin kişi başı milli gelirinin 3 bin doların altında olduğunu ifade eden Çağlayan, ''Bu yıl inşallah yaklaşık 11 bin doları göreceğiz. İkinci hedefimiz 2023'te kişi başına 25 bin dolarlık bir ekonomiyi sağlamaktır. Bugün dünyanın 17. büyük, Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi olan Türkiye'yi 2023'te dünyanın ilk 10'u içine sokmayı hedefliyoruz. A takımına, şampiyonlar ligine sokmak istiyoruz. Bunları bal gibi yaparız'' diye konuştu.
Dünyanın nabzının ve kalbinin Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada atacağını anlatan Çağlayan, şimdi buna uygun planlar yaptıklarını, rotalarını buna uygun çizip hareket ettiklerini aktardı.
- Avrupa Birliği-
Bugün, Avrupa'nın özellikle AB'nin Türkiye ile ilgili farkındalığının yanlış olduğunu dile getiren Çağlayan, şöyle devam etti:
''Türkiye AB macerasına 1959'larda başlamıştır. Aradan geçen 50 küsür yıldan beri Türkiye AB'ye tam üyelik noktasında önemli çalışmalar yapıyor. Cumhuriyet tarihinde AB'ye tam üyelik konusunda müzakerelerin başlaması bu dönemde olmuştur. Ama maalesef AB Türkiye'ye karşı çifte standart uyguluyor. İş adamlarımıza vize verilmemesi, nakliye araçlarına vize verilmemesi bu konuda Avrupa Birliğinin insan hakları anlayışının çok kötü olduğunu ortaya koyuyor. Yapılan bu uygulama bir yerde ticarete teknik bir engel diğer taraftan da haksız rekabet unsuru. Avrupa'nın herhangi bir ülkesindeki bir fuara gidemeyen iş adamı veya onun ekibinin gidememesi teknik bir engeldir. Oysa benim ülkeme ellerini kollarını sallayarak geliyorlar. Doğrusu bu, doğrusunu Türkiye yapıyor. Türkiye AB'ye girdiği zaman AB'ye yük olmak değil, AB'nin yükünü alacak bir ülke olur. Çünkü Türkiye Avrupa'nın en doğusundan Afrika'nın en batısında önemli bir geçiş koridorudur. Böyle bir ortamda Türkiye'siz bir AB bana göre AB olmaktan çok uzaklaşır.''
-'' Bu yıl hedeflediğimiz bütçe açığı yüzde 1,7''
Türkiye'nin ekonomik anlamda Avrupa'nın çok çok ötesine geçtiğini dile getiren Çağlayan, ''2008 yılında başlayan krizi 2009 yılından itibaren ciddi bir şekilde atlatıp çıkarken Avrupa'da kriz devam ediyor. İrlanda, Yunanistan, Portekiz, İtalya, İspanya gibi ülkelerin hepsinde siyasi istikrar bozuldu. Hükümetlerin değiştiği böyle bir dönemde Türkiye, AB'nin koyduğu kriterlerin çok daha ötesinde ekonomik bir sağlamlığa sahip. Bugün Avrupa'nın en büyük problemi ülkelerin kamu borçları ve bütçe açıklarıdır. Bunların hepsini biz daha önce gördük. Eğer Türkiye bugün o günkü şartlarda olsaydı Yunanistan'dan bile kötü olurdu. Türkiye'yi bugün sağlam yapan siyasi ve ekonomik istikrardır. Bugün AB üyesi ülkelerin ortalama kamu borçları ve iç borçları milli gelirlerinin yüzde 80'nidir. Bir çok ülkede bu rakam yüze 100'ü geçmiştir. Bize gelince, devletin iç ve dış borçlarının toplamı milli gelirin sadece yüzde 39'udur. Türkiye'yi bu yapısıyla 27 üyeli AB'nin 19 ülkesinden daha iyi bir kondisyona sahiptir. Bu yıl hedeflediğimiz bütçe açığı yüzde 1,7. Bu rakam bizi Avrupa'nın 20 ülkesinden çok daha iyi konuma getiriyor. İşsizlik konusunda da Avrupa'nın bir çok ülkesinden daha iyi noktadayız. Türkiye ekonomik ve siyasi istikrarı sağlamıştır. Türkiye'ye gelen bu bu yatırımların arkasındaki gerçek budur. İnşallah daha da fazla yatırım gelecektir'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından Çağlayan, kurdeleyi keserek açılışı gerçekleştirdi.
Çağlayan, daha sonra Karaman Belediye Başkanı Kamil Uğurlu ve AK Parti Karaman İl Başkanı Süleyman Atik'i ziyaret etti.
(AA)