Kış hastalıkları ile ilgili olarak kendisi ile bir görüşme yaptığımız Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr.Şua Sümer, Oysa grip ya da diğer adı ile influenza, soğuk algınlığı bulguları ile seyreden bir hastalık tablosu oluşturmakla birlikte yüksek ateş ve öksürüğün eşlik ettiği bazı salgılara neden olabilen viral bir hastalıktır dedi.
SOĞUK ALGINLIĞI
Kış aylarında en sık görülen hastalıklarla ilgili olarak bilgiler veren Yrd.Doç.Dr. Şua Sümer, Tüm dünyada yaygın olarak görülen soğuk algınlığına neden olan 200'den fazla virüs tanımlanmıştır diyerek sözlerine şöyle devam etti “ Hastalık dünyanın her bölgesinde ve her yaşta görülebilir.Soğuk algınlığı, temel olarak solunum yolu ile bulaşır.Soğuk hava direk olarak hastalık ve enfeksiyona duyarlılığı artırmaz.Kış aylarında soğuk nedeni ile kapalı yerlerde bulunma v daha yakın temas halinin artması ili ilişkili olarak hastalığın bulaşma oranı artar.Hastalık etkeni olan virüslerin bulaşması,hasta kişilerin hapşurma veya öksürme sırasında ortama saçtıkları damlacıkların solunması veya bu kişilerin hapşurma veya öksürme sırasında kirlenen elleri veya eşyalarıyla temas ile olur.Bulaş sonrası en sık görülen bulgular;burun akıntısı,burun tıkanıklığı,hapşurma,boğaz ağrısı,boğazda yanma hissi,öksürük,hafif ateş,seste boğuklaşma,hafif baş ağrısı ve genel olarak kendini iyi hissetmeme olarak tanımlanır.” Dedi.
Soğuk algınlığı genellikle kendini sınırlayan bir hastalıktır diyerek sözlerine devam eden Sümer, “Hastalık etkeni bakteriler olmadığı için tedavide antibiyotiklerin yeri yoktur.Antibiyotikler ancak soğuk algınlığı sırasında vücut direncinin düşmesine bağlı olarak gelişebilen bakteriyel enfeksiyonların varlığında kullanılabilirler.Bunun yerine kişileri rahatlatacak ve şikayetlerini azaltarak bu dönemi rahat geçirmelerini sağlayacak tedaviler verilebilir.Bu amaçla anestetik boğaz pastilleri ya da tuzlu su gargaraları kullanmaları,C vitamini almaları önerilebilir.Hastalık süresince bol sıvı alınması ve istirahat tavsiye edilir.Ateş,baş ağrısı ve kas ağrısı için ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar verilebilir.Belirgin öksürüğü olanlara öksürük baskılayıcılar kullanılabilir.”dedi
Hastalıktan korunmada en önemli nokta bulaşın engellenmesidir diyen Sümer “Bu nedenle özellikle hastalık döneminde diğer insanlarla temastan kaçınmalı,eller düzenli olarak yıkanmalı,mümkün olduğunca buruna ve gözlere dokunulmaktan kaçınılmalı ayrıca tek kullanımlık mendil kullanılmalı ve bu mendiller kullanımdan sonra çevreyi kirletmeden hemen çöpe atılmalıdır.Soğuk algınlığı için rutin kullanımda bulunan herhangi bir aşı yoktur.”dedi.
GRİP (İNFLUENZA)
Kış hastalıklarının en bilineni olan griple ilgili olarakta bilgiler veren Yrd.Doç.Dr. Şua Sümer,” Grip;ateş,öksürük,baş ağrısı,halsizlik ve kas ağrısı ile seyreden viral bir solunum yolu enfeksiyonudur.Salgılara neden olabilmesi ve bazen hayatı tehdit eden ciddi durumlara yol açması nedeniyle önem kazanmaktadır.Grip de aynı soğuk algınlığı gibi hastaların öksürme,hapşurma ve konuşma sırasında çevreye saçtıkları virüs içeren küçük damlacıkların solunması ile bulaşır.Öksürme veya hapşurma sırasında kirlenmiş el ve cansız nesnelerle tamas sonucu da hastalık bulaşabilir.Hastalık dünyanın her bölgesinde ve her yaşta görülebilir.”dedi
Hava değişimi ile gripin arttığını söyleyen Sümer, “Ülkemizin de içinde bulunduğu kuzey yarım kürede Eylül-Ekim ile Nisan-Mayıs aylarını kapsayan zaman aralığında rastlanan grip, mevsimsel grip olarak adlandırılmaktadır.Bu virüsün en önemli özelliği 10-20 yılda bir dünya çapında salgınlara ve 2-3 yılda bir de bölgesel salgınlara neden olmasıdır.Bu salgınlar hastalık etkeni olan virüsün değişime uğraması ve duyarlı kişilerin hastalanması ile hastalığın bu kişilerden topluma yayılması sonucu ortaya çıkar.”dedi.
Gripte en sık rastlanan bulgular; titreme ile yükselen ateş,baş ağrısı,boğaz ağrısı,öksürük,kas ağrısı,iştahsızlık ve halsizliktir diyen Sümer, “.Ayrıca gözlerde yanma ve yaşarma da görülebilir.Ateş genellikle 38°C'nin üzerinde olup bir hafta devam edebilir.Ayrıca burun akıntısı,ses değişiklikleri,nadiren bulantı ve kusma görülebilir.Vücut direncinin zayıfladığı durumlarda kişilerde bakteriyel enfeksiyonlar özellikle de zatürre hastalık tablosuna eklenebilir.” Dedi.
Grip tedavisinde antiviral ilaçlar kullanılmakta olup bu ilaçlar, bulgular başladıktan sonra ilk 48 saat içinde alınırsa en fazla yararı göstermekte ve şikayetlerin süresini 1-3 gün kısaltmaktadır diyerek tedavi yöntemleri konusunda da bilgiler veren Sümer, “Antibiyotikler yalnızca bakterilere bağlı olarak gelişen ek bir hastalık varlığında kullanılmalıdır.Bu hastalara soğuk algınlığında olduğu gibi genel semptomatik tedaviler verilebilir.Hastalık süresince bol sıvı alınması ve istirahat tavsiye edilir.Ateş, baş ağrısı ve kas ağrısı için ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar verilebilir.Belirgin öksürüğü olanlara öksürük baskılayıcılar kullanılabilir.
Gripten korunmak amacıyla geliştirilmiş olan ve bir süredir kullanılan aşılar mevcuttur.Her yıl aşı içeriği önceki yıl saptanan grip (influenza) alt tipleri göz önüne alınarak hazırlanır.Ülkemizde bulunan trivalan inaktive aşı, 6 aydan büyük çocuklar ve yüksek riskli hastalar dahil herkese yapılabilir.Kuzey yarı kürede influenza mevsimi Ekim ayı kadar erken başlayabilmekte ancak Şubat ayı ve sonrasına sarkabilmektedir.Bu nedenle o senenin aşısı piyasaya verildikten hemen sonra aşılanmaya başlanmalıdır ve aşı sezonun boyunca devam edilmelidir. Uygulanan mevsimsel grip aşısının koruyuculuğu yüksek olup (%50-95), koruyuculuk süresi bir yılla sınırlı olduğu için her yıl tekrarlanması önerilir.Ayrıca mevsimsel grip aşısı bir salgın gelişmesi durumunda, salgına neden olan virüsler ile benzerlik gösteriyor ise salgınlara karşı da % 50-80 oranında koruyucu olabilir.Aşı burun akıntısı, nazal konjenson ve boğaz ağrısı gibi hafif bulgulara yol açabilir.Şeker hastalığı, kalp hastalığı, böbrek hastalığı olan kişiler ile toplu yerlerde yaşayanlar, huzur evinde kalanlar, yaşlılar, gebeler ve çocuklar gribe karşı daha duyarlıdırlar.Bu kişiler daha çabuk hasta olur ve daha ağır hastalık geçirirler.Bu nedenle bu kişiler başta olmak üzere toplumdaki herkesin mevsimsel grip aşısı yapması önerilir.” Dedi.
Mustafa ekmekçioğlu - Konya Postası
(KONYA POSTASI)