“Çalışma Hayatının ve Ülkemizin güncel sorunlarının” masaya yatırıldığı istişare toplantısında açılış konuşmasını yapan Yol-İş Sendikası Konya 1 nolu Şube Başkanı Ahmet Çankaya “ Ülkemizde yeni bir anayasa yapılmalı ve 1982 darbe anayasasından kurtarılmalıdır. Ama yapılacak bu anayasa ülkemizdeki tüm siyasi partilerin, tüm sivil toplum kuruluşlarının, tüm demokratik kitle örgütlerinin, işçi ve kamu emekçileri sendikalarının yani ülkemizde yaşayan tüm halkımızın katılımı ve sağlanacak en yüksek düzeydeki bir konsensüsle yapılmalı ve ben yaptım oldu zihniyeti ile değil biz yaptık oldu diyebileceğimiz ve ülke insanını memnun eden bir anayasa istiyoruz. Çalışma hayati ile ilgili de; ülkemizde sendikal hareketin tarihine baktığımızda, hiçbir dönemde bu kadar hak kaybı yaşanmadı. Bugünkü hükümet işbaşına geldiğinden bu yana, işçi hak ve özgürlüklerinde büyük gerileme yaşandı. Önümüzdeki dönemde de, başka kıdem tazminatı hakkımız olmak üzere birçok hakkımız tehdit altındadır. İş güvencesi askıya alınarak birçok sağlık hizmetlerine ulaşma hakkı adeta işçilerin ellerinden alınmış oldu.5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunuyla”reform “ adı altında büyük bir geriye gidiş sağlandı. Türkiye’de son yıllarda sendikal hak ihlalleri artmıştır. Sendikal örgütlülük önündeki engeller kaldırılmamış ve buna bağlı olarak da sendikal örgütlülük oranı sürekli gerilemiştir. Ülkemizde çalışma hayatının diğer bir önemli konusu ise taşeronlaşmadır. Taşeron marifeti ile işçi çalıştırılması, diğer teşkilatlarda olduğu gibi sendikamızın örgütlü olduğu Karayolları Genel Müdürlüğüne bağlı 16 bölge’de yaklaşık olarak 9000’e yakın işçi taşeron marifeti ile çalışmakta olup, karayolları 3. bölge müdürlüğü sınırlarında da bu sayı yaklaşık 450 kişi taşeron marifeti ile çalışmaktadır. Bu işçilerin tamamı örgütsüz ve güvencesiz bir yapıda çalışmakta iken, sendikamız Türkiye genelinde bu işlerde çalışan yaklaşık 7000 kişiyi sendikamıza üye yapmış ve asıl işveren bu işçileri çalıştıran kurumdur. Taşeron tali işverendir. Mantığı ile hareket eden sendikamız, Türkiye genelinde üyemiz olan yaklaşık 7000 kişi ile ilgili iş mahkemelerine davalar açmış ve bu davalar sonuçlanmaya başlamıştır. Son olarak artık adı ne olursa olsun bu terör örgütünün bir an önce bitirilmesi için yapılacak her tür hareketin arkasında biz işçiler olarak her türlü desteğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Sadece dağdakiler ile mücadele değil, bunların yandaşları olan meclisteki uzantıları ile de gerekli mücadelelerin yapılması gerektiğine inanıyoruz.”dedi.
(KONYA POSTASI)