“MADALYALARIMIZI İADE EDERİZ”
Konuyla ilgili gazetemize bir açıklama yapan Konya Şehit Aileleri Derneği Başkanı Cafer Çelik, dernek olarak her Türk gencinin askere gitmesinin gerekli olduğuna inandıklarını belirterek “Askere gitmek istemeyen birilerinin arzuları doğrultusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararlar ve Avrupa Konseyi’nin zorlamasıyla zorunlu askerlik kaldırılmak isteniyor. Biz vicdani ret yasasının çıkmasına şiddetle karşıyız. Şehit aileleri olarak gündemin bu tartışmalarla meşgul edilmesinden de rahatsızız. Askerliği dünya görüşlerinin farklı olması sebebiyle vicdani olarak reddettiğini söyleyen gençlere tavsiyem askere gitmeleridir. Onlara ‘Böyle saçma sapan işlerle uğraşmayın’ diyorum” şeklinde konuştu. Hazırlanacak tasarının yasalaşmasına karşı olduklarını belirten Çelik “Eğer bu tür fikirler yasalaşırsa Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bize verilen madalyaları iade edeceğiz” dedi.
“ZAMANSIZ GÜNDEME GELDİ”
Vicdani red konusunun Elif Şafak tarafından kaleme alınan “Piç” romanının reklamı olmak üzere yine aynı yazarın sözleriyle ilk kez Türkiye kamuoyuna girdiğini hatırlatan Türkiye Emekli Subaylar Derneği Konya Şubesi eski Yönetim Kurulu Başkanı ve gazetemiz yazarı emekli Topçu Binbaşı Muharrem Balatekin ise, “Bu konunun bedelli askerlik meselesiyle birlikte gündeme girmiş olması dikkat çekici. Bizim için kabullenilmesi zor bir teklif. Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu durum ve dış ülkelerle aramızdaki gerilimlerle birlikte düşünüldüğünde asker sayısının azaltılması gibi bir uygulamaya gidilmemesi gerekir” dedi.
“TERÖR VARSA VİCDANİ RET OLMAMALI”
Kanun tasarısı için AİHM kararlarının gerekçe gösterilmesine karşı çıkan Balatekin, “AİHM Türkiye aleyhine başka konularda da kararlar aldı. O konulardaki tüm eksiklikler tamamlandı da şimdi sıra buna mı geldi?” diye sordu. Tasarının kanunlaşması halinde Türkiye’de askere gidecek kimse bulunamayacağını da söyleyen Balatekin “Bu kanunla etnik milliyetçilik de körüklenir. KCK-PKK baskısıyla, gönül rızasıyla askere gitmek isteyen Kürt gençlerimizin de önü kesilir” açıklamasını yaptı. Terörle mücadelenin sürdüğü bir ortamda vicdani reddin düşünülemeyeceğini belirten Balatekin “Terör olayı biterse belki o zaman bu konuda bir karar alınabilir” dedi.
“KAMU VİCDANI REDDEDİYOR”
Kamuoyunun gündemine bedelli askerlikle birlikte “jet hızıyla giren” vicdani red konusunu “çirkin, anlamsız ve zamansız” bulduklarını belirten Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Konya Şube Başkanı İsmail Sezer de, “Türkiye’deki vicdani retçiler sadece zorunlu askerliği değil, eğer bu kaldırılırsa yerine getirilecek zorunlu kamu hizmetini de istemiyorlar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’yi bu konuda müteaddit defalar cezalandırdı. Avrupa Konseyi de vicdani reddin askeri güce zarar vermeyeceğini iddia ediyor. Buna karşın biz üyelerimizin hissiyatına kulak veren bir dernek olarak diyoruz ki Türkiye üzerinde uluslararası oyunlar oynanırken ve böyle bir fikir daha önce toplumda tartışılmamışken böyle bir tasarının gündeme getirilmesi manidardır. Biz bu tasarının “zamansız, çirkin ve anlamsız” olduğunu düşünüyoruz. Hükümet gücüyle bu fikir kanunlaşıp TBMM’den geçse bile kamu vicdanında yasalaşmış olmayacak. Kamu, bu fikri vicdanen reddedecek. Bunun aksi iddia ediliyorsa kanunun referanduma sunulmasını talep ediyoruz. Referandumda halkımız bu kanunu kabul ederse o zaman her şey daha net olarak görülecektir” dedi.
Murat Güzel- Konya Postası
(KONYA POSTASI)